BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. TURGAY AVCI’NIN AÇIKLAMASI
Yunanistan Dışişleri Bakanı Sn. Dora Bakoyanni dün adamıza gelmiş ve Rum meslektaşı ile yaptığı görüşmesi sonrasında basına yaptığı açıklamada Avrupalı bir Kıbrıs’ın Türkiye’nin garantörlüğüne ihtiyacı olmayacağı yönündeki bilinen Rum-Yunan iddialarını yinelemiştir. Kıbrıs’taki garantilerin Yunanistan’ın da taraf olduğu uluslararası antlaşmalar ile tesis edildiğini Sn. Bakoyanni pekçok kişiden daha iyi bilecek durumdadır. Dahası, Yunanistan’ın yakın geçmişte Ada’da tezgahladığı darbe girişimleri, uyguladığı şiddet ve terör de halen hafızalarından silinmemiştir.
Yunanistan, kendisinin işlediği suçlar, ihlal ettiği hukuk ve yerine getirmediği yükümlülükler nedeniyle, Türkiye’nin garantörlüğüne neden gerek olduğunu ve bunun Kıbrıs Türk halkının en yaşamsal güvencesini teşkil ettiğini çok iyi bilmektedir. Tarih, Yunanistan’ın adamıza dair beslediği emelleri ve cüret edebildiği girişimleri kayıt altına almıştır. Sn. Bakoyanni’yi ağırlayan GKRY liderliği her fırsatta Türkiye’yi suçlamak yerine Yunanistan’ın Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halklarına ağır bedeller ödeten sicilinin muhakemesini yapmalıdır.
Bir süredir GKRY ve Yunanistan, Avrupalı Kıbrıs’ın garantörlüğe ihtiyacı olmayacağını her fırsatta gündeme taşımaya çalışmaktadır. Önce Hristofyas sonra da Sn. Bakoyanni’nin açıklamalarında görülen odur ki, bu konudaki Papadopulos mentalitesi aynen devam etmektedir. Rum-Yunan ikilisinin çözüm sürecine destek beyanları ve Avrupalı bir Kıbrıs arzuladıkları iddiaları, dünya ve Avrupa kamuoyuna yönelik vitrin tanziminden başka bir şey değildir.
Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü, Kıbrıs Türk halkının olmazsa olmazıdır. Kıbrıs Türk halkı yaşadığı acıları yeniden yaşamak istememektedir ve bunun tek güvencesi de Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün aynen devamıdır. Diğer taraftan Sn. Bakoyanni’nin Kıbrıs Türklerini de kapsayacak şekilde tüm Kıbrıs’ın geleceği adına görüş beyan etmesi ise kabul edilebilir bir tutum değildir.
Dolayısıyla Sn. Bakoyanni’ye tavsiyemiz Avrupalı Kıbrıs adı altında hak ve çıkarlarımızı sulandırma girişimlerini bir tarafa bırakıp, Avrupalı Yunanistan olarak çözüme katkı koymasıdır. Bunun için yapması gereken uluslararası antlaşmalar ile çoktan nihayete kavuşturulmuş garantörlük meselesi ile uğraşmaktan vazgeçmek ve GKRY liderliğini bir an önce tam teşekkülü görüşmeleri başlatması için cesaretlendirmektir.
13 Haziran 2008 Lefkoşa