DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI LİLLİKAS’IN “8 KAPI DAHA AÇACAĞIZ”
BEYANATINI DEĞERLENDİRDİ
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rum
Yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgo Lillikas’ın “8 kapı daha açacağız” şeklindeki
beyanatını değerlendirdi.
Avcı, dünkü bir kabulünde Lillikas’ın beyanatı üzerine
yaptığı açıklamada, öncelikli konunun Lokmacı kapısının açılması olduğunu
söyleyerek, “Durun bunu açalım. Bu en yakın kapıdır. Yılların, ortada olan,
açılması gereken, tartışılan kapısıdır. Bunu açalım geçişler başlasın” dedi.
Lokmacı Kapısı’nın açılmasına hazır olduklarını da
vurgulayan Turgay Avcı, ancak ön şartların, “bu olmazsa olmaz” söylemlerinin
iyi niyetli yaklaşımlar olmadığını belirtti.
Avcı, kendilerinin, iyi niyetle yollarına devam
ettiklerini; sistemli ve kararlı bir şekilde Kıbrıs Türkünü dünyaya açmakla
yükümlü olduklarını da söyledi.
ERÇAKICA: “DUVARLARIN YIKILMASI, YENİ KAPILARIN
AÇILMASINA HİZMET ETTİĞİ ORANDA ÖNEMLİ”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, dün düzenlediği
basın brifinginde, geçtiğimiz hafta gündemi meşgul eden en önemli olayın Uzun
Yol’un Güney Kesimi’nde kalan duvarın yıkılması olduğunu belirterek, Lokmacı
kapısının açılması için yaşanan süreci ve Türk tarafının ortaya koyduğu çabayı
anlattı.
Kapının açılması konusunda karar birliği olmasına rağmen
Kıbrıs Rum tarafının çıkardığı engelleri anımsatan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü
Erçakıca, Türk tarafının çalışmalarının amacının; Lefkoşa’daki iki çarşıyı
birleştirecek bir kapının açılması olduğunu vurguladı.
Uzun Yol’un Güney kesiminde kalan duvarın yıkılmasını da bu
doğrultuda atılmış bir adım olarak gördüklerini, ne var ki, Rum hükümet
sözcüsünün, duvarının yıkılmasının Lokmacı kapısının açılacağı anlamına
gelmediğini açıkça ilan ettiğini kaydeden Erçakıca, şöyle dedi:
“Duvarların yıkılması, yeni kapıların açılmasına hizmet
ettiği oranda önemlidir. Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum
çarşılarının duvarlar yerine fiber veya plastik perdelerle ayrılmasını
istemiyor. Bugüne kadar yapılmış olan çalışmaların amacı, duvarların yerine
paravanları geçirmek değildi. Ne yazık ki, Kıbrıs Rum tarafının sözcüleri,
anlam veremediğimiz bir açıklıkla, duvarın yıkılmış olmasına karşılık kapının
açılmayacağını söylüyorlar.”
Hasan Erçakıca, Rumların neden olarak, bölgede güvenlik
sorunu olduğunu ileri sürdüklerini, iki taraf arasında geçişlerin başladığı 24
Nisan 2003 tarihinden beri binlerce Kıbrıslı Rum’un, Kıbrıs Türk tarafına
geçtiğini, Karpaz’dan Yeşilırmak’a kadar bütün bölgeyi dolaştığını, bu süre
içinde, çok az polisiye olay meydana geldiğini belirterek, hiçbir Kıbrıslı
Rum’un ciddi bir güvenlik sorunu ile karşılaşmadığını belirtti.
Kıbrıslı Rumların huzur içinde dolaştıkları Kuzey Kıbrıs’ta
huzur ve güvenliği, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri, Kıbrıs Türk Güvenlik
Kuvvetleri ve Kıbrıs Türk Polisi’nin sağladığını anımsatan Erçakıca, Lokmacı
bölgesindeki geçişlerde, güvenliği Kıbrıs Türk polisi, Lefkoşa genelinde ise
Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri ile polisin sağlayacağını ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, Kıbrıs Rum tarafının;
Lokmacı kapısının açılmasını önlemek için ileri sürdüğü “güvenlik sorunu”
iddiasının anlamsız, hatta saçma olduğunu ifade etti.
Kıbrıs Rum tarafında, duvarın, Rum tarafının; Avrupa’da
karşılaştığı zorlukları aşmak ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusundaki katı
tutumunu gizlemek veya dengelemek için taktik olarak yıkıldığını ileri süren
ciddi yorumlar yayınlandığına işaret eden Erçakıca, Papadopulos yönetiminin;
bu duvarı, başlıca destekçisi olan AKEL ile ilişkilerini düzeltmek için
yıktığının da ileri sürüldüğünü belirtti. Erçakıca, şunları ifade etti:
“Kıbrıs Rum tarafı, bu duvarı, bu yorumlarda ortaya konan
gerekçelerle değil de, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasındaki
ilişkileri geliştirmek amacıyla yıkmışsa, Lokmacı kapısının açılması için
yarattığı engelleri de ortadan kaldırmalıdır. Bu yapılmadığı sürece, söz
konusu duvarın yıkılmasının hiçbir anlamı olmayacaktır.
Kıbrıs Türk tarafı, uzun uğraşlarla bu aşamaya gelmiş olan
Lokmacı konusundaki gelişmelerin, kapının iki halkın hizmetine açılması ile
sonuçlandırılması için çalışmaktadır. Bunun için, daha önce açılmış bulunan
kapılardaki prosedürün izlenmesi yeterli olacaktır.”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, Lokmacı ve Bostancı
kapıları konusunda Rum tarafına oranla çok daha büyük çaba gösteren Türk
tarafının, Rum tarafının gündeme getirdiği Yeşilırmak kapısının açılışına
ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine, Lokmacı ve Bostancı
kapılarının açılması konusunda iki tarafın da karşılıklı niyet ortaya
koyduklarını, Rumların Bostancı’daki açılışı çeşitli mazeretlerle geciktirmeye
çalıştığını kaydetti. Erçakıca, söz konusu kapının açılması konusunun Yeşil
Hat Tüzüğü’nde de yer aldığını vurguladı.
Rumların, “önce Lokmacı sonra Bostancı”, kendilerinin de
“önce Bostancı sonra Lokmacı” dediklerini kaydeden Erçakıca, Yeşilırmak Kapısı
konusundaysa Türk tarafı olarak bir onay vermediklerini, “değerlendiririz”
dediklerini belirtti.
Konuşmasında, 8 Temmuz sürecine ilişkin değerlendirmelerde
de bulunan Hasan Erçakıca, Rum Başkanlık Diplomatik Büro Şefi Tasos Conis ve
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev ile BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki
Özel Temsilcisi Michael Möller arasında geçtiğimiz hafta gerçekleşen
görüşmelerde, Kıbrıs Rum tarafının; Temmuz-2006’dan beri devam eden süreç
içinde ortaya koyduğu tavırda bazı değişiklikler gözlemlendiğinin doğru
olduğunu belirterek, “Kapsamlı çözüm müzakerelerine başlamak için bir
‘hazırlık süreci’ talep eden Kıbrıs Rum tarafı; bu hazırlığın yapılmasını ve
sonuç olarak kapsamlı çözüm müzakerelerinin başlamasını engellemekte idi”
dedi.
Kıbrıs Türk tarafının ise, çalışma grupları ile teknik
komitelerin hemen oluşturulmasından ve kapsamlı çözüm müzakerelerinin de
mümkün olan en kısa zamanda başlamasından yana olduğunu anlatan Erçakıca,
Kıbrıs Rum tarafının; bu çizgiye yaklaştığı sürece, sorunların aşılmasında
ilerleme olacağının aşikar olduğunu söyledi.
Kıbrıs Türk tarafının esas amacı; kapsamlı çözüm
müzakerelerinin en erken zamanda başlaması ve bu müzakereler sonunda Kıbrıs
sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunması olduğunu belirten Cumhurbaşkanlığı
Sözcüsü Erçakıca, “8 Temmuz sürecini, kapsamlı çözüm müzakerelerinin yerine
koyacak, bu anlamda çözümü geciktirecek her türlü eğilime karşı koyacağımızın
da bilinmesi gerekmektedir” dedi.