www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber 14 Mart 2007
 

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI LİLLİKAS’IN “8 KAPI DAHA AÇACAĞIZ” BEYANATINI DEĞERLENDİRDİ

ERÇAKICA: “DUVARLARIN YIKILMASI, YENİ KAPILARIN AÇILMASINA HİZMET ETTİĞİ ORANDA ÖNEMLİ”

 


 
 

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI LİLLİKAS’IN “8 KAPI DAHA AÇACAĞIZ” BEYANATINI DEĞERLENDİRDİ

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgo Lillikas’ın “8 kapı daha açacağız” şeklindeki beyanatını değerlendirdi.

Avcı, dünkü bir kabulünde Lillikas’ın beyanatı üzerine yaptığı açıklamada, öncelikli konunun Lokmacı kapısının açılması olduğunu söyleyerek, “Durun bunu açalım. Bu en yakın kapıdır. Yılların, ortada olan, açılması gereken, tartışılan kapısıdır. Bunu açalım geçişler başlasın” dedi.

Lokmacı Kapısı’nın açılmasına hazır olduklarını da vurgulayan Turgay Avcı, ancak ön şartların, “bu olmazsa olmaz” söylemlerinin iyi niyetli yaklaşımlar olmadığını belirtti.

Avcı, kendilerinin, iyi niyetle yollarına devam ettiklerini; sistemli ve kararlı bir şekilde Kıbrıs Türkünü dünyaya açmakla yükümlü olduklarını da söyledi.

 

ERÇAKICA: “DUVARLARIN YIKILMASI, YENİ KAPILARIN AÇILMASINA HİZMET ETTİĞİ ORANDA ÖNEMLİ”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, dün düzenlediği basın brifinginde, geçtiğimiz hafta gündemi meşgul eden en önemli olayın Uzun Yol’un Güney Kesimi’nde kalan duvarın yıkılması olduğunu belirterek, Lokmacı kapısının açılması için yaşanan süreci ve Türk tarafının ortaya koyduğu çabayı anlattı.

Kapının açılması konusunda karar birliği olmasına rağmen Kıbrıs Rum tarafının çıkardığı engelleri anımsatan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, Türk tarafının çalışmalarının amacının; Lefkoşa’daki iki çarşıyı birleştirecek bir kapının açılması olduğunu vurguladı.

Uzun Yol’un Güney kesiminde kalan duvarın yıkılmasını da bu doğrultuda atılmış bir adım olarak gördüklerini, ne var ki, Rum hükümet sözcüsünün, duvarının yıkılmasının Lokmacı kapısının açılacağı anlamına gelmediğini açıkça ilan ettiğini kaydeden Erçakıca, şöyle dedi:

“Duvarların yıkılması, yeni kapıların açılmasına hizmet ettiği oranda önemlidir. Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum çarşılarının duvarlar yerine fiber veya plastik perdelerle ayrılmasını istemiyor. Bugüne kadar yapılmış olan çalışmaların amacı, duvarların yerine paravanları geçirmek değildi. Ne yazık ki, Kıbrıs Rum tarafının sözcüleri, anlam veremediğimiz bir açıklıkla, duvarın yıkılmış olmasına karşılık kapının açılmayacağını söylüyorlar.”

Hasan Erçakıca, Rumların neden olarak, bölgede güvenlik sorunu olduğunu ileri sürdüklerini, iki taraf arasında geçişlerin başladığı 24 Nisan 2003 tarihinden beri binlerce Kıbrıslı Rum’un, Kıbrıs Türk tarafına geçtiğini, Karpaz’dan Yeşilırmak’a kadar bütün bölgeyi dolaştığını, bu süre içinde, çok az polisiye olay meydana geldiğini belirterek, hiçbir Kıbrıslı Rum’un ciddi bir güvenlik sorunu ile karşılaşmadığını belirtti.

Kıbrıslı Rumların huzur içinde dolaştıkları Kuzey Kıbrıs’ta huzur ve güvenliği, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri, Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri ve Kıbrıs Türk Polisi’nin sağladığını anımsatan Erçakıca, Lokmacı bölgesindeki geçişlerde, güvenliği Kıbrıs Türk polisi, Lefkoşa genelinde ise Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri ile polisin sağlayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, Kıbrıs Rum tarafının; Lokmacı kapısının açılmasını önlemek için ileri sürdüğü “güvenlik sorunu” iddiasının anlamsız, hatta saçma olduğunu ifade etti.

Kıbrıs Rum tarafında, duvarın, Rum tarafının; Avrupa’da karşılaştığı zorlukları aşmak ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusundaki katı tutumunu gizlemek veya dengelemek için taktik olarak yıkıldığını ileri süren ciddi yorumlar yayınlandığına işaret eden Erçakıca, Papadopulos yönetiminin; bu duvarı, başlıca destekçisi olan AKEL ile ilişkilerini düzeltmek için yıktığının da ileri sürüldüğünü belirtti. Erçakıca, şunları ifade etti:

“Kıbrıs Rum tarafı, bu duvarı, bu yorumlarda ortaya konan gerekçelerle değil de, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla yıkmışsa, Lokmacı kapısının açılması için yarattığı engelleri de ortadan kaldırmalıdır. Bu yapılmadığı sürece, söz konusu duvarın yıkılmasının hiçbir anlamı olmayacaktır.

Kıbrıs Türk tarafı, uzun uğraşlarla bu aşamaya gelmiş olan Lokmacı konusundaki gelişmelerin, kapının iki halkın hizmetine açılması ile sonuçlandırılması için çalışmaktadır. Bunun için, daha önce açılmış bulunan kapılardaki prosedürün izlenmesi yeterli olacaktır.”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, Lokmacı ve Bostancı kapıları konusunda Rum tarafına oranla çok daha büyük çaba gösteren Türk tarafının, Rum tarafının gündeme getirdiği Yeşilırmak kapısının açılışına ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine, Lokmacı ve Bostancı kapılarının açılması konusunda iki tarafın da karşılıklı niyet ortaya koyduklarını, Rumların Bostancı’daki açılışı çeşitli mazeretlerle geciktirmeye çalıştığını kaydetti. Erçakıca, söz konusu kapının açılması konusunun Yeşil Hat Tüzüğü’nde de yer aldığını vurguladı.

Rumların, “önce Lokmacı sonra Bostancı”, kendilerinin de “önce Bostancı sonra Lokmacı” dediklerini kaydeden Erçakıca, Yeşilırmak Kapısı konusundaysa Türk tarafı olarak bir onay vermediklerini, “değerlendiririz” dediklerini belirtti.

Konuşmasında, 8 Temmuz sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hasan Erçakıca, Rum Başkanlık Diplomatik Büro Şefi Tasos Conis ve Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev ile BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Michael Möller arasında geçtiğimiz hafta gerçekleşen görüşmelerde, Kıbrıs Rum tarafının; Temmuz-2006’dan beri devam eden süreç içinde ortaya koyduğu tavırda bazı değişiklikler gözlemlendiğinin doğru olduğunu belirterek, “Kapsamlı çözüm müzakerelerine başlamak için bir ‘hazırlık süreci’ talep eden Kıbrıs Rum tarafı; bu hazırlığın yapılmasını ve sonuç olarak kapsamlı çözüm müzakerelerinin başlamasını engellemekte idi” dedi.

Kıbrıs Türk tarafının ise, çalışma grupları ile teknik komitelerin hemen oluşturulmasından ve kapsamlı çözüm müzakerelerinin de mümkün olan en kısa zamanda başlamasından yana olduğunu anlatan Erçakıca, Kıbrıs Rum tarafının; bu çizgiye yaklaştığı sürece, sorunların aşılmasında ilerleme olacağının aşikar olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk tarafının esas amacı; kapsamlı çözüm müzakerelerinin en erken zamanda başlaması ve bu müzakereler sonunda Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunması olduğunu belirten Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, “8 Temmuz sürecini, kapsamlı çözüm müzakerelerinin yerine koyacak, bu anlamda çözümü geciktirecek her türlü eğilime karşı koyacağımızın da bilinmesi gerekmektedir” dedi.

 

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU