CUMHURBAŞKANI TALAT:“BİR YERDE KAPI AÇILACAKSA İKİ TARAFIN DA
PLANI OLMALI”
Rum radyosunun dünkü haberinde, Rum Yönetimi’nin,
Yeşilırmak sınır kapısının açılmasına yönelik çalışmalara bugün başlayacağını
bildirmesi üzerine, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, yaptığı değerlendirmede
eğer bir yerde bir kapı açılacaksa iki tarafın da öyle bir planı olması
gerektiğini, kendilerinin böyle kararı olmadığını belirtti.
Talat bir kabulü sırasında yaptığı açıklamada, “Bizim
kararımız Lokmacı Kapısı’dır, orası da henüz açılmış değildir. Orası için bir
sürü ön şart öne sürüyorlar. O ön şartlardan vazgeçsinler o kapı açılsın.
Sonra gündeme başka bir kapı gelirse onu konuşuruz “ dedi.
Cumhurbaşkanı, bu konuda verilmiş bir kararımız olmadığına
göre böyle bir şeyi konuşmanın abes olduğunu düşündüğünü belirterek, hiçbir
uluslararası kuruluşa, hiçbir kuruma ve Rum tarafına Yeşilırmak ile ilgili bir
görüş vermediklerini, “açarız” da demediklerini “açmayız” da demediklerini
kaydetti.
Talat, “Dolayısıyla gündemimizde böyle bir şey yok. Tek
taraflı nasıl açacaklar bilmiyorum. Buyursunlar tek taraflı açsınlar” dedi.
Cumhurbaşkanı, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos ile
görüşmesi konusundaysa kendisine öyle bir teklif gelmediğini, hedefin Mart
sonuna kadar görüşmek olduğunu belirterek, “Dolayısıyla böyle bir şey olacaksa
biz memnun oluruz” dedi.
DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI'DAN LİLLİKAS'A
TEPKİ:''LOKMACI BARİKATI ÇEVRESİNDE TÜRK ASKERİ YOK''
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rum
Dışişleri Bakanı Yorgo Lillkas'ın Lokmacı barikatı çeveresindeki Türk
askerleri çekilsin açıklamalarına tepki göstererek bu bölgede Türk askeri yok
dedi.
Avcı yaptığı yazılı açıklamanın tam metni aşağıdadır:
“Rum Dışişleri Bakanı Lillikas, İspanya’nın “El Pais”
gazetesiyle yaptığı söyleşide, gülünç iddialarına yenilerini eklemiştir.
Lokmacı Barikatındaki utanç duvarını baskılar sonucu yıkarken, bölgeden “Türk
askerinin çekilmesi gerektiğini” savunmaktadır. Hatırlatırız ki, bölgede Türk
askeri bulunmamaktadır. Bölgedeki tek askeri birlik Güvenlik Kuvvetlerimize
bağlı birliktir. Rum tarafının konuyu çarptırmak suretiyle kendi
sorumluluklarından kaçmasına izin verilmeyecektir. Bugüne kadar, türlü iddia
ve şartlarla Lokmacı Kapısının karşılıklı geçişlere açılması yönünde üzerine
düşeni yapmamakta direten Rum liderliği geçtiğimiz hafta “utanç duvarını”
bizim ısrarlı çağrılarımız ve uluslararası girişimler neticesinde yıkmıştır.
Bunu dahi inkar etmektedir.
Lillikas iddialarında daha da ileriye giderek sekiz geçiş
kapısı açılmasını önerdiklerini belirtmektedir. Lefkoşa’nın şehir merkezinde
en çok ihtiyaç duyulan tek bir kapının dahi açılmasına olumsuz yaklaşan,
kapının açılmasına yönelik çabaları engellemeye çalışan Rum liderliğinin bu
tür iddialarda bulunması komiktir. Rum liderliğinden beklenen bu tür gülünç
iddialara son vererek, üzerine düşeni yapması ve Lokmacı Barikatının açılması
yönünde gereken hazırlıkları tamamlamasıdır. Ancak Rum liderliği bunu yapmak
yerine, bilinen tutumunu sürdürerek yeni şartlarla Lokmacı Kapısının geçişlere
açılmasını geciktirmeye çalışmaktadır. Bilindiği üzere karşılıklı geçişlerin
başlaması KKTC’ni inisiyatifiyle olmuştur ve Kıbrıs Türk tarafı bu konuda her
zaman üzerine düşeni yapmış ve yapmaya devam edecektir. Bizim ve uluslararası
toplumun önceliği Lokmacı Kapısının daha fazla geciktirilmeden, diğer geçiş
kapılarındaki uygulamalar çerçevesinde, karşılıklı geçişlere açılmasıdır.
Lokmacı Kapısı açıldıktan sonra yeni kapıların açılması konusunu
değerlendirebiliriz ancak Rum tarafının bu tür manevralarla Lokmacı’nın
açılması yönündeki sorumluluklarından kaçmasına izin vermeyeceğiz.
Lillikas İspanya’nın “El Pais” gazetesinde yayınlanan
röportajında tek çözüm yolunun yeniden görüşme masasına dönmek olduğunu ancak
Türkiye’deki seçimler nedeniyle bunun mümkün olmayacağını öne sürmüş olması
ise bizi hayli şaşırtmıştır. 8 Temmuz sürecinin hayata geçirilmesi, bu
çerçevede teknik komite ve çalışma gruplarının oluşturulması ve nihayetinde
BMGS eski Yardımcısı Gambari’nin mektubunda yer alan liderlerin 2007 yılının
ilk çeyreğinin sonunda biraraya gelmesi yönündeki tüm çabaları bugüne kadar
baltalayan Rum liderliğinin, bugün görüşme masasına dönmemek için Türkiye’deki
seçimleri öne sürmesi hiç de inandırıcı değildir. Rum liderliği gerçekten
görüşme masasına oturmak ve Kıbrıs konusuna kapsamlı bir çözüm bulmak
istiyorsa, 8 Temmuz sürecinin ivedilikle başlatılması için üzerine düşeni
yapmalı ve liderlerin biraraya gelmesini engellemekten vazgeçmelidir.”