BAŞBAKAN
YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “AB KOMİSYONU’NUN
KIBRIS’LA İLGİLİ
DEĞERLENDİRMELERİ GERÇEKLERLE BAĞDAŞMIYOR”
Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, AB Komisyonu’nun Türkiye’ye ilişkin ilerleme
raporu ve stratejik belgesinde Kıbrıs hakkındaki değerlendirmelerinin, Kıbrıs
Türk tarafının beklentileri ve adadaki gerçeklerle bağdaşmadığını belirtti.
Avcı, “Özellikle Kıbrıs
Türk halkına uygulanan insanlık dışı izolasyonlara gerektiği gibi değinilmemiş
olması ciddi ve önemli bir eksiklik olarak dikkat çekmektedir” dedi.
Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Avcı, yazılı açıklamasında, AB’nin Kıbrıs Türk halkına
uygulanan izolasyonların kaldırılmasına ilişkin 26 Nisan 2004 tarihinde aldığı
karar uyarınca hazırlanan Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün, Kıbrıs Rum tarafının
engellemeleri nedeniyle halen askıda olduğu gerçeğine bu raporda yer
verilmemesinin kabul edilebilir olmadığını belirtti.
Türkiye’nin AB üyelik
süreci ile Kıbrıs konusunun birbirinden ayrı olduğunu bir kez daha
vurgulamakta yarar gördüğünü kaydeden Turgay Avcı, Rum liderliğinin;
Türkiye’nin üyelik sürecini istismar ederek, tek taraflı tavizler koparmaya
çalıştığını, bunlara itibar edilmemesinin önem taşıdığını ifade etti.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin
ortaya koyduğu yeni açılımları ise, özellikle Ocak 2006 tarihli Eylem Planı,
mevcut zorlukların aşılması ve yeni fırsatlar yaratılmasında olumlu girişimler
olarak değerlendirilmelidir” diyen Avcı, değerlendirmesinde şu görüşlere de
yer verdi:
“Komisyonun, ‘görüşmelerin
başlatılması için Kıbrıs Türk ve Rum taraflarına çabalarını hızlandırmaları
hususunda çağrı yapması’ gerçeklerle bağdaşmayan ve hakkaniyet ölçülerine
sığmayan bir yaklaşımdır.
5 Eylül 2007 tarihinde
liderler arasında yapılan görüşmede Kıbrıs Türk tarafının yaptığı yapıcı
öneriler ortadayken, böyle bir yaklaşımın ortaya konulması düşündürücüdür.
Kıbrıs Türk tarafı iki
veya iki buçuk ayı geçmeyecek hazırlık döneminden sonra tam teşekkülü
görüşmelerin başlamasını ve 2008 yılına kadar Kıbrıs konusuna kapsamlı bir
çözüm bulunmasını önermiştir.
Hal böyle iken, yapıcı
önerilerde bulunan Kıbrıs Türk tarafının, Rum Yönetimi ile aynı kefeye
konması, AB’nin Rum yanlısı politikalar izlemekte devam ettiğinin en açık
göstergesidir.
Bu vesileyle, Kıbrıs Türk
tarafı olarak, Kıbrıs’ta bir anlaşmaya varılması için BM Genel Sekreterinin
iyi niyet misyonu çerçevesinde kapsamlı müzakerelerin başlamasını desteklemeye
devam ettiğimizi bir kez daha yinelemek isteriz.”
BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI TURGAY AVCI: “KIBRIS TÜRK
HALKINA YAŞAM HAKKI TANIMAK İSTEMEYEN İNSANLIK DIŞI YÜZÜNÜ BİR KEZ DAHA
GÖSTERDİ”
Dışişleri Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Turgay Avcı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı
Erato Markulli’nin son açıklamalarıyla, Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Türk halkına
yaşam hakkı tanımak istemeyen insanlık dışı yüzünü bir kez daha göstermiş
bulunduğunu söyledi.
Dışişleri Bakanılığı’ndan
yapılan açıklamaya göre, Avcı, İslam Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şeyh
Saleh Bin Abdullah Kamel’in uçağının Dubai’den kalkarak doğrudan Ercan
Havaalanı’na inmesine tepki gösteren Markulli, başta Avrupa Havacılık Güvenlik
Kurumu olmak üzere ilgili ilgisiz tüm kuruluşlara tehdit ve protestolar
yağdırmaya başladığını belirtti.
Avcı, “Kıbrıs Türk
halkının izolasyonlar altında sosyal ve ekonomik yönden çökertilerek, asimile
etmek ve osmosis hayallerini gerçekleştirmek için çırpınan Papadopulos rejimi
ve onun borazanı Markulli’nin bu girişimleri akamete uğramaya mahkumdur” dedi.
Dünya kamuoyu Rum
tarafının gerçek yüzünü artık gördüğünü kaydeden Avcı, şöyle devam etti:
“Markulli’nin yaygarasına
başta Rum Meclis Başkanı ve Akel Genel Sekreteri Hristofyas ve Rum başkanlık
seçimlerinde aday olan diğer Rum siyasetçiler de koro halinde
katılmaktadırlar.
Bu davranış
sözde barış havarisi pozlarına bürünmeyi marifet sayan Hristofyas ve diğer Rum
başkan adaylarının gerçekte Papadopulos’tan kalır yerleri olmadığının en açık
kanıtlarından biridir”
Avcı, “AB’nin bügüne kadar
yerine getirmediği, Kıbrıs Türk halkına ekonomik kalkınmanın ve dünyaya
entegre olmanın önünü açabilecek vaadleri Rum baskısı ile bir köşede atıl
vaziyette dururken, bunlara daha fazla seyirci kalmamız mümkün değildir” dedi.
Göreve geldiği günden bu
yana siyasi ve ekonomik alternatif yaşam alanlarının yaratılması için mücadele
verdiklerini kaydeden Avcı, şu şekilde devam etti:
“Attığımız her yeni adımda
Kıbrıs Türk halkına yaşam hakkı tanımak istemeyen bu çarpık Rum zihniyeti ve
temsilcisi Markulli karşımıza çıkmaktadır.
Ancak
Markulli ve temsil ettiği Rum yönetiminin her geçen gün yeni mağlubiyetler
yaşaması kaçınılmazdır. Dünya kamuoyu artık bu Rum şirretliğinden bıkmış
bulunmaktadır. “İt ürür kervan yürür” özdeyişi misali halkımız için doğru
bildiğimiz yolda azim ve şevkle yürümeye devam edeceğiz”