CUMHURBAŞKANI TALAT: BM, RUMLARDAN
ADIM BEKLİYOR
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Güney Kıbrıs’ta yayınlanan
Fileleftheros gazetesiyle gerçekleştirdiği söyleşide, BM Genel Sekreteri Ban
Ki Moon ile yapılan görüşme ve 8 Temmuz sürecine ilişkin açıklamalarda
bulundu.
Gazete, Cumhurbaşkanı Talat’ın “Kıbrıs sorununda herhangi
bir şey yapma konusunda kendini zorunlu hissetmediğini ve özlü görüşmelerin
başlayabilmesi için kabul edilebilir bir süreç konusunda karar vermeleri için
Kıbrıs Rum tarafını beklediğini” söylediğini yazdı.
Cumhurbaşkanı Talat söyleşisinde; “BM Genel Sekreteri’nin
Kıbrıs Rum tarafından yeni bir müzakere sürecinin başlaması için girişim
başlatmasını beklediğini gözlemlediğini” ifade ederken BM Genel Sekreteri ile
gerçekleştirdiği görüşmede “kendi tezlerini çok net bir biçimde ifade ederek
2008 yılına kadar çözüm bulunması amacıyla hemen yarın görüşmelere başlamaya
hazır olduğunu belirtmiş olmasından ötürü; Genel Sekreterin her iki taratan
hareket görmek yerine daha çok Kıbrıs Rum tarafının olumlu bir tutum
takınmasını beklediğini” vurguladı.
Cumhurbaşkanı Talat; kendisinin Kıbrıs sorununa ilişkin
müzakerelere hemen başlamaya hazır olduğunu ancak Rum Yönetimi Lideri Tasos
Papadopulos’un müzakereler öncesinde bir ön hazırlığın olmasında ısrar
ettiğini belirterek; 8 Temmuz anlaşmasının üzerinden 14 aylık bir süre
geçmesine karşın henüz bir tek teknik komitenin bile kurulamadığını vurguladı.
Bir ön hazırlık çalışmasının gerekli olduğunu ancak bunun
sınırlı bir takvim içerisinde yapılması gerektiğini vurgulayan Talat; bu
yüzden iki buçuk aylık bir hazırlık süresi ve 5 çalışma grubunun
oluşturulmasının önermiş olduğunun altını çizdi.
Talat; BM Genel Sekreteri’nin Siyasi İşlerden Sorumlu
Yardımcısı İbrahim Gambari’nin 8 Temmuz sürecini netleştirmek için mektup
yazmış olduğunu ancak sürecin net olmayan bir süreç olduğunu belirtirken Rum
Yönetimi Başkanı Papadopulos’un BM Genel Sekreteri’ne göndermiş olduğu
önerilerin ise Gambari sürecinden bile daha karışık olduğunu vurguladı.
8 Temmuz sürecinin bir ön hazırlık süreci olarak
varsayıldığını ve Gambari’nin de süreci böyle gördüğünü ifade eden Talat;
Papadopulos’un ise şu anda “çözümün bu süreçten kaynaklanacağı” görüşünü öne
sürdüğünü ifade etti.
Talat; Papadopulos’un BM Genel Sekreteri’ne göndermiş
olduğu mektubun bir girişim olmadığını ve Gambari’nin mektubunda yer alandan
farklı hiçbir şey içermediğini belirtti.
Talat; Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin ilk adımın Kıbrıs
Rum tarafından gelmesi gerektiğini, bunun sebebinin ise Annan Planı’nın Kıbrıs
Rum tarafınca reddedilmesi değil, kendisinin müzakerelere hazır olduğunu
belirtiyor olmasına karşın Papadopulos’un ön hazırlığın gerekli olduğunu
savunması olduğunu vurguladı.
Kıbrıs sorununda bundan sonra atılacak adımlar konusunda
herhangi bir planı bulunup bulunmadığı yönündeki bir soruya karşılık Talat;
Kıbrıs sorununa ilişkin tüm dünyada bir çok fikrin mevcut olduğunu ve bu
fikirlerin tartışılmakta olduğunu belirterek kendisinin herhangi bir planı
olmadığını, taahhüdünün adanın yeniden birleşmesi yönünde olduğunu vurguladı.
Talat; yeniden birleşme ile ne kastettiği yönündeki bir
soruya ise; federal bir ülke gibi bir ortaklık kuracak iki kurucu devlet,
siyasi anlamda eşit iki halk ya da devlet olacağını ve siyasi eşitliğin Kıbrıs
sorununun çözümünün özünü ve kalbini teşkil ettiğini vurguladı.
Siyasi eşitlik derken BM Genel Sekreterinin raporunda yer
alan şeklini kastettiğini belirten Talat; bugüne kadar tüm federasyonların
devletlerden oluşmuş olduğunu vurguladı.