CUMHURBAŞKANI TALAT’IN BAN’A GÖNDERDİĞİ MEKTUP
TALAT UYARDI: “PAPADOPULOS BM PARAMETRELERİNİ YOK ETMEYE VE SÜREÇTEN KAÇMAYA
ÇALIŞIYOR”
BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a mektup gönderen
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununu çözme çabalarının uluslararası
hukuk normları ve değerlerinden geçmediğini söyleyen Rum Yönetimi Lideri Tasos
Papadopulos’un, BM parametreleri ile çözüm müzakerelerini yok etmeye ve
süreçten kaçmaya çalıştığı uyarısında bulundu.
Talat, uluslararası çözüm çabalarının etnik kökenli
anayasal düzenlemeyi öngörmesine karşı olduğunu söyleyen Papadopulos’un, çözüm
müzakerelerinin siyasi eşitlik, eşit statü ve iki bölgelilik gibi BM
parametreleri esaslarına dayalı yeni bir ortaklık kurulması amacıyla
yürütüldüğü konusunda uyarılması gerektiğini belirtti.
TAK’ın elde ettiği bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat, Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos’un BM Genel Kurulu’nda yaptığı
konuşmaya cevaben BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a önceki gün yolladığı
mektupta, Kıbrıs sorununun cumhuriyetin kurucu ortakları Kıbrıslı Türk ve Rum
halkları arasındaki siyasi bir sorun olduğuna işaret etti.
Kıbrıs Türkü’nün amacı Enosis olan Akritas Planı
çerçevesinde düşmanlıklara maruz kaldığına ve ortaklıktan atıldığına işaret
eden Talat, Rum liderin konuşmasında atıfta bulunduğu “enklav”, “kayıp
kişiler”, “mülteciler” ve “insan hakları ihlalleri” gibi terimlerin, Kıbrıs
Türkü’nün 1963-1974 döneminde maruz kaldığı durumu açıkladığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Rum Lider Papadopulos’un BM
Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaların her geçen yıl Kıbrıs gerçeklerinden ve
kapsamlı çözüme dönük uluslararası çabalardan uzaklaştığına dikkat çekti.
Rum liderin, bu yılki konuşmasında da, “Kıbrıs sorununu
çözme çabalarının uluslararası hukuk normları ve değerlerinden geçmediği”
iddiasında bulunduğunu hatırlatan Talat, bu söylemin, BM parametreleri ile
çözüm müzakerelerini yok etme ve süreçten kaçma anlamına geldiğini söyledi.
Talat, Papadopulos’un uluslararası camianın sessizliğinden
dolayı ifade edilmesi çok zor olan şeyleri rahatlıkla söylediğini ve Rum
liderin bu duruşunun gelecekteki olası çözüm girişimlerinin umut verici
olmamasına neden olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye’yi muhatap almaya çalışan Rum
liderin, Kıbrıs sorunu çözüm sürecinde Kıbrıs Türk tarafına hiç bir atıfta
bulunmadığını kaydetti.
Rum Sözcü Vassilis Palmas’ın, “Talat ile Papadopulos’un
Kıbrıs sorununu çözeceğini hiç bir zaman iddia etmedik” yönündeki sözlerini de
hatırlatan Talat, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki iyi niyet misyonunun
Kıbrıslı Türk ve Rumlar arasında olduğunun, BM tarafından, Rum liderliğine
hatırlatılması gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Talat, “Çözüm çabaları hiç bir zaman Kıbrıslı
Türkler’in bir anayasal düzenleme çerçevesinde Kıbrıs Cumhuriyeti’ne
yamanmasını ve ozmosis yöntemiyle yok edilmesini öngörmedi” dedi.
Tasos Papadopulos’un Kıbrıs sorununun yıllardır
çözümlenmemesinin sorumlusu olarak Türkiye’yi gösterip, Rum tarafının çözüm
iradesine sahip olduğu yönündeki sözlerine de değinen Talat, Rum liderin
2004’te Annan Planı’nın reddedilmesi çağrısında bulunduğunu unutmuş gibi
göründüğünü belirtti. Talat, Rum liderin, çözümsüzlüğün esas sorumlusunun
kendisinin olduğunu örtbas etmeye çalıştığına dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Talat, Papadopulos’un “Annan Planı, Türk
tarafının bütün arzularını karşıladığı için kabul edildi” yönündeki sözlerini,
dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın “Kıbrıs Türkleri, talep edilen bütün
ödünlere rağmen plana evet dedi” sözlerine atıfta bulunarak yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Rumlar’ın BM, AB, Avrupa
Konseyi ve İslam Konferansı Örgütü gibi uluslararası kuruluşların yanı sıra,
bir çok ülkenin kabul ettiği ve kaldırılması gerektiğini söylediği Kıbrıs
Türkleri’ne yönelik izolasyon ve kısıtlamaların hala inkar edildiğini
belirtti.
Talat, Rum liderin bir yandan BM Genel Kurulu’ndaki
konuşmasında Kıbrıs Türk ekonomisinden rakamlar vererek izolasyonların
olmadığını ispatlamaya çalışırken, diğer yandan da izolasyonların
kaldırılmasına dönük girişimleri engellemeye çalışmasının Rum tarafının
samimiyetsizliğinin bir göstergesi olduğunu söyledi.
İzolasyonlar devam ederken, güven artırıcı önlemlerden söz
eden Rum tarafının ciddiye alınmasının mümkün olmadığını kaydeden Talat, şöyle
devam etti:
“Kıbrıs Türk ekonomisindeki gelişme, dünya tarafından kabul
edilmiş çözüm siyasetinin sonucudur. Papadopulos gelecek seneki BM Genel
Kurul’daki konuşmasında iki tarafın ekonomilerini karşılaştırmalı olarak verir
ve bu kadar küçük bir adadaki 2 ekonomi arasındaki büyük farkın nereden
kaynaklandığını açıklarsa çok daha bilgi verici olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Talat, izolasyonların kalkmasının bir amaç
değil, iki ekonomi arasındaki farkın kapatılması sonrasında olası bir çözüm
durumunda birleşmeyi kolaylaştıracak bir araç olabileceği yönündeki görüşünü
yineledi.
Papadopulos’un, konuşmasında, Türkiye’yi, Rum Yönetimi’nin
petrol arama ve doğal kaynaklarını engellemeye çalışmakla suçladığını
hatırlatan Talat, şunları söyledi:
“Bu adanın üzerindeki ve çevresindeki tüm doğal kaynaklar,
Kıbrıslı Türk ve Rum gözetmeksizin adanın tüm sakinlerinindir. Rum tarafı ise,
bizim haklarımızı tamamıyla göz ardı ederek, tek taraflı girişimlerde
bulunuyor. Bu da, Rum tarafının erken bir çözüm aramadığının bir
göstergesidir. Çünkü eğer bir çözüm amaçlasaydı böyle tek taraflı, çözümü
zorlaştırıcı adımlar atmazdı. Bu konular çözümden sonra ele alınıp,
çözümlenebilir.”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 8 Temmuz anlaşmasına bağlı
olduğunu söyleyen Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos’un, Türk tarafının 5
Ekim’de sunduğu önerileri kabul etmesi gerektiğini dile getirdi. Talat,
Papadopulos’un, BM Genel Sekreteri’ne sunduğu güven artırıcı önlemleri de
dikkate almasının şart olduğunu kaydetti.
Papadopulos’un Türkiye’ye dönük “Bir çözümün işlevsel ve
kalıcı olabilmesi için, çözüm çabalarının iki taraf arasındaki güç dengelerini
yansıtan basit formüllerden olmaması gerektiği” yönündeki sözlerine değinen
Talat, “Aslında böyle bir çözüm isteyen ve bu yönde politika güden Kıbrıs
Cumhuriyeti unvanı ile tek yanlı AB üyeliğini Kıbrıs Türkü’ne karşı kullanmaya
çalışan Rum tarafıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, mektubunun sonunda, Türk tarafının
Annan Planı temelinde ve BM Genel Sekreteri iyi niyet misyonu çerçevesinde
kapsamlı çözüme hazır olduğunu yineledi.