www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber 8 Haziran 2007
 

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI TURGAY AVCI’NIN BM GENEL SEKRETERİ’NİN KIBRIS RAPORUYLA İLGİLİ AÇIKLAMASI

 


 
 

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI TURGAY AVCI’NIN BM GENEL SEKRETERİ’NİN KIBRIS RAPORUYLA İLGİLİ AÇIKLAMASI

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un bugün Güvenlik Konseyi’nde görüşülecek Kıbrıs raporuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Açıklamanın metni şöyledir:

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon Kıbrıs ile ilgili ilk raporu olma özelliği taşıyan 25 Kasım 2006 - 25 Mayıs 2007 dönemini kapsayan BM Barış Gücü taslak raporunu 5 Haziran 2007 tarihinde Güvenlik Konseyi’ne sunmuştur. Devem eden değerlendirmelerimiz ışığında taslak raporun olumlu unsurlar içerdiği gözlemlenmiştir. Ancak sözkonusu rapor beklentilerimizi tam anlamıyla karşılamamaktadır. Rapora ilişkin detaylı görüşlerimiz Bakanlığımız tarafından muhatabına iletilecektir.

Genel Sekreter Ban Ki-Moon’un, raporunda eski Genel Sekreter Annan’ın 28 Mayıs 2004 tarihli raporuna atıfta bulunması ve izolasyonların kaldırılması gerektiği yönündeki yaklaşımı benimsemesinin kayda geçirilmesi memnuniyet vericidir. Raporda Avrupa Birliği’nin Kıbrıslı Türklere yönelik mali yardım paketinin uygulanmaya başlanmasının, selefinin 28 Mayıs 2004 tarihli raporunda yapmış olduğu Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonların kaldırılmasına yönelik çağrı doğrultusunda olumlu bir adım olarak görülmesi gerektiğini belirtmektedir. Bunun yanısıra Genel Sekreter Ban Ki-Moon’un Ada’da varılacak çözüm şeklinin Annan Planı olduğunu belirten ve referandumların ardından çözüm yanlısı tutumumuz ışığında maruz kaldığımız haksız izolasyonların kaldırılması yönünde uluslararası camiaya güçlü çağrıda bulunan sözkonusu raporun arkasında durduğunu vurgulaması, raporda yer alan önemli saptamaların selefinin kişisel saptamaları olarak değil BM Genel Sekreterliği’nin tutumu olduğunu göstermesi açısından önemlidir. Bu vesileyle bir kez daha altını çizmek isteriz ki, 28 Mayıs 2004 tarihli raporunun yerleşmiş BM uygulamasının aksine Güvenlik Konseyi’nde halen ele alınmaması ve bir karar üretilmemesi Kıbrıs Türk tarafı açısından hayal kırıklığı yaratmaktadır.

Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulma amacıyla tam teşekküllü müzakerelerin zaman kaybetmeden başlamasına hazır olduğunu defalarca duyuran Kıbrıs Türk tarafı, bu yönde gerekli adımları atarak sürecin ileriye götürülmesine katkı koymaktadır. Tüm çabasını Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunmasına yoğunlaştıran Kıbrıs Türk tarafının tutumunun aksine Kıbrıs Rum tarafı, BM himayesi altında yıllardır sürdürülen müzakereler sonucu oluşan yerleşmiş BM parametrelerini ortadan kaldırmaya ve Kıbrıs sorununu BM platformundan AB zeminine kaydırmaya çalışmaktadır. Bu nedenle, raporda kapsamlı çözüme varılması için yerleşmiş parametreler olduğunun kayda geçirilmesi Kıbrıs Türk tarafınca olumlu değerlendirilmektedir.

Raporda 8 Temmuz sürecine ilişkin en önemli sıkıntılardan birinin günlük konuların saptanmasında yaşanan zorluklar olduğu belirtilmektedir. 8 Temmuz mutabakatında günlük konuların Teknik Komitelerde, özlü konuların ise Çalışma Gruplarında ele alınması kararlaştırılmıştır. Kıbrıs Türk tarafı bu yaklaşıma bağlı kalarak sürece angaje olmaya devam etmekte ve sürecin başarıyla tamamlanması için elinden geleni yapmaktadır. Raporda karşılıklı suçlamaların sona erdirilmesi yönünde yapılan çağrıya ilişkin olarak belirtmek isteriz ki, Kıbrıs Rum liderliğinin sürece ilişkin bilgileri basına sızdırma, içte ve dışta kamuoyunu yanıltmak amacıyla aleyhimize yürüttüğü yoğun suçlama kampanyasına karşın Kıbrıs Türk tarafı sadece gerektiği durumlarda açıklamalarda bulunmaktadır.

Kıbrıs Türk tarafı Ada’nın mayınlardan temizlenmesi faaliyetlerine her zaman destek vererek olumlu bir tutum sergilemektedir. Son raporda yer alan mayın temizleme faaliyetlerine ilişkin Kıbrıs Türk tarafını suçlayıcı ifadelere yer verilmesi üzüntüyle karşılanmıştır. Bilindiği üzere, raporda da belirtildiği gibi Mali Yardım Tüzüğü ekonomimizin kalkınması ve izolasyonların kaldırılmasına yönelik bir katkı olarak hazırlanıp kabul edilmiştir. Bu gerçek gözardı edilerek, sözkonusu Tüzük bütçesinden mayın temizleme faaliyetlerine kaynak ayrılması hiç şüphesiz Tüzüğün kullanım amacı ile bağdaşmamaktadır.

Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nün faaliyetlerine ilişkin raporda Kuzey Kıbrıs’taki inşaat sektörü faaliyetlerine yer verilmesi ekonomimizi baltalamaya çalışan Rum tarafını memnun etmeye yöneliktir. İzolasyonlar altında ekonomisini güçlendirmeye çalışan Kıbrıs Türk tarafı açısından inşaat sektörü önemli bir rol oynamaktadır. Bu konuda siyasi bir değerlendirme yapılırken, kapsamlı çözüme yönelik çabalara zarar veren Rum tarafının Kıbrıslı Türklere ait Güney Kıbrıs’taki malları istimlak etmekte olduğundan, ikili anlaşmalar imzalamak suretiyle Ada’da olduğu kadar Doğu Akdeniz’de de istikrarı ve barışı olumsuz etkileyen girişimlerinden ve artan silahlanma faaliyetlerinden bahsedilmesi de haklı beklentimizdir.

İnsani bir konu olan ve Kıbrıs Türk tarafı açısından büyük önem taşıyan Limasol’da halen bir Türk okulu açılmamasına atıfta bulunulması memnuniyetle karşılanmaktadır. Ancak, raporun BM Barış Gücü’nün Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nın açtığı davaya ilişkin gelişmeleri takip etmekte olduğu ve Limasol’daki Rum okulunda öğrenim gören Kıbrıslı Türk öğrencilerin eğitim şartlarının iyileştirilmesi çabalarına devam ettiğini kayda geçirmekle yetinmesi beklentimizden uzaktır. Bunun yanısıra Rum tarafının Limasol’da bir Kıbrıs Türk okulu açmasına ilişkin taahhüdü BM yetkililerinin de iyi bildiği gibi Mart 2005’e değil yıllar öncesine dayanmaktadır. Beklentimiz raporda temel insan haklarından biri olan kendi dilinde eğitim görme hakkını açık şekilde ihlal eden Rum tarafına bu yönde somut bir adım atması için çağrıda bulunulmasıydı.

BM yeni Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un Kıbrıs konusunda ilk raporu olması da gözönüne alındığında, Kıbrıs Türk tarafı raporun siyasi kısımlarında kullanılan terminolojide gösterilen hassasiyeti ve dengeli bir lisanla kaleme alınmasını olumlu değerlendirmektedir.

Kıbrıs Türk tarafı olarak BM Genel Sekreteri’nin himayesinde Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunması yönündeki çabalarımıza devam edeceğimizi duyurur, BM ve Barış Gücü ile işbirliğini ileriye götürme konusundaki kararlılığımızı teyit ederiz.

7 Haziran 2007, Lefkoşa

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU