BM GENEL SEKRETERİ BAN Kİ-MOON’UN RAPORU...
BAŞBAKAN SOYER: “İZOLASYONLARIN KALDIRILMASINA DESTEK
VERMESİ ÖNEMLİ”
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un
Kıbrıs raporunda Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonların kaldırılmasına
destek verilmesinin önemli olduğunu belirtti.
Soyer dün bir kabulü sırasında BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un
Kıbrıs raporu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada raporu incelediklerini ve
içinde önemli noktalar bulunduğunu söyledi.
Soyer, “Benim için en önemli noktalardan birisi Genel
Sekreter Ban’ın, (Kofi) Annan gibi Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonların
kaldırılması siyasetine destek vermesi ve bunun Kıbrıs Türk halkının hakkı
olduğunu vurgulamasıdır” dedi.
Eski Genel Sekreter Kofi Annan’ın raporunda Kıbrıs Türk
halkı üzerindeki izolasyonların vicdani ve mantıki olmadığını vurguladığını
fakat bu raporun Güvenlik Konseyi’nden geçmediğini hatırlatan Soyer şöyle
konuştu:
“Bu raporda izolasyonların kaldırılması noktasını kendinin
de desteklediği çerçevesindeki vurgusuyla Güvenlik Konseyi’nden kabul edilecek
olması yeni bir üst noktayı bize getirmiş olacaktır ve bu Güvenlik Konseyi’nin
bu raporu onaylamasıyla da bunda ne kadar haklı olduğumuz yeniden dünyaya
teyit edilecektir.”
Cumhurba
şkanlığı,
Raporun Siyasi Yaklaşımlarının “Genelde Olumlu Unsurlar İçerdiğini” Bildirdi
Cumhurbaşkanlığı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban
Ki-moon tarafından BM Güvenlik Konseyi’ne sunulmak üzere hazırlanan Kıbrıs
raporundaki siyasi yaklaşımların, genel olarak olumlu unsurlar içerdiğini
belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, rapor hakkında
TAK’a yaptığı değerlendirmede, “Raporda doğal olarak olumlu ve olumsuz
unsurlar var.” dedi. Erçakıca, siyasi konuların raporda yer alış şeklinin
Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunması çabalarını olumlu
etkileyebileceğini belirtti.
Erçakıca, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon tarafından
hazırlanan ilk rapor olması nedeniyle önem taşıyan rapordaki en önemli
unsurun, eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından BM Güvenlik Konseyi’ne
sunulan 28 Mayıs 2004 tarihli rapora atıfta bulunulması olduğunu belirtti.
Erçakıca şunları söyledi:
“Annan tarafından hazırlanan 28 Mayıs 2004 tarihli rapor,
Kıbrıs sorununda yaşananları doğru ve açık bir şekilde aktarması bakımından
önemliydi. Bu tarihi rapor, yegâne çözüm şekli olarak Annan Planı’nı işaret
ediyordu. Ban Ki-moon’un bu raporun arkasında olduğunu duyurması, 28 Mayıs
2004 tarihli raporun, eski Genel Sekreterin kişisel görüşlerini değil, BM
Genel Sekreterliği’nin kurumsal tutumunu yansıttığını gösteriyor. Kıbrıs Rum
tarafı, Annan Planı ve Annan Raporu’ndan kurtulmak ve böylece BM platformundan
kaçmak için yoğun bir çaba harcadı ama başaramadı. Son rapor bunu göstermesi
bakımından büyük önem taşıyor” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Ban Ki-moon
tarafından hazırlanan raporda Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonların
kaldırılmasının önemine vurgu yapıldığına dikkati çekerek, bunun da Kıbrıs
Türk halkı tarafından izlenen politikanın desteklenmesi bakımından önem
taşıdığını belirtti.
Erçakıca, rapordaki önemli unsurlardan birinin de çözüm
çabalarında “yerleşmiş çözüm parametrelerinden” yararlanılacağını açıkça ilan
etmiş olması olduğunu vurguladı. Erçakıca, “Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs
sorununun çözüm çabalarını yerleşmiş parametrelerden ve BM zemininden Avrupa
Birliği zeminine kaydırmaya çalışmaktadır. Her gün bu doğrultudaki çabalara ve
demeçlere tanık oluyoruz. Ban Ki-moon, ‘yerleşmiş çözüm parametreleri’
olduğundan söz ederek Kıbrıs Rum tarafının oyununu bozulmasına yardımcı
olmaktadır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, sürdürülmekte olan
8 Temmuz süreciyle ilgili olarak raporda yer alan unsurların da olumsuz
olmadığını açıkladı.
Erçakıca, Kıbrıs Türk tarafının Teknik Komiteler ile
Çalışma Gruplarının konularının birbirinden net olarak ayrılmasını ve günlük
yaşamı ilgilendiren konuların teknik komitelerde, Kıbrıs sorununun esasına
ilişkin konuların ise çalışma gruplarında görüşülmesini istediğini
hatırlatarak, raporda sürece ilişkin başlıca sıkıntılardan birisi olarak
günlük konuların saptanmasında yaşanan zorluklardan söz edilmesinin, “sürecin
ilerlemesini sağlayabilecek gerçekçi bir saptama” olduğunu belirtti.