www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  19 Eylül 2007
 

TC CUMHURBAŞKANI GÜL, KKTC’Yİ ZİYARET ETTİ

TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI GÜL’ÜN ZİYARETİNE RUMLARIN TEPKİSİ…

 


 
 

TC CUMHURBAŞKANI GÜL, KKTC’Yİ ZİYARET ETTİ

GÜL: TÜRK TARAFI İYİ NİYETLİ ÇÖZÜMDEN YANA YAKLAŞIMINI KORUMAK AZMİNDEDİR

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ilk yurtdışı resmi ziyaretini gerçekleştirdiği KKTC’de uluslararası topluma önemli mesajlar verdi. Abdullah Gül, Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğinin artık uluslararası toplumda da kabul gören bir gerçek olduğunu belirterek, Türk tarafının iyi niyetli çözümden yana yaklaşımını koruma azminde olduğunu belirtti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dün özel ANA uçağıyla KKTC’ye geldi. Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin tarafından karşılandı.

Gül, KKTC’ye varışının ardından Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün Anıt Tepe’deki kabrine çelenk koyduktan sonra Cumhurbaşkanlığı’nda KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile başbaşa görüşme ve ardından heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı’na gelişinde resmi törenle karşılandı.

Görüşmelerin ardından her iki cumhurbaşkanı basına ortak bir açıklamada bulundu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, uluslararası toplumu daha fazla gecikmeden KKTC halkının üzerindeki kısıtlamalara son verilmesi için somut adımlar atmaya çağırdı.

Kıbrıs meselesinin çözülememiş olmasının sorumlusunun uzlaşmaz tutumunu her vesileyle ortaya koyan Rum yönetimi olduğunu vurgulayan Gül, Kıbrıs Türkü’nün barış, demokrasi ve dünyayla bütünleşmek adına çözümden yana hareket ettiğini; Kıbrıs Türk halkının izolasyonlara maruz bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

“Adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiği, artık uluslararası toplumda da kabul gören bir gerçektir” diyen Gül, Türk tarafının iyi niyetli ve çözümden yana yaklaşımını koruma azminde olduğunu vurguladı.

Bu çözümün adada mevcut gerçeklere dayanacağını ve bu gerçeklerin de Kıbrıs’ta iki halk, iki demokrasi ve iki devletin mevcudiyeti olduğunu kaydeden Gül, Türkiye’nin garantör ülke olarak bu bağlamda üzerine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmeye muktedir olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğinin artık uluslararası toplumda da kabul gören bir gerçek olduğunu, Kıbrıs Türk halkının referandumdaki yaklaşımının dünyadaki algılamayı değiştirdiğini söyledi.

Türk tarafının iyi niyetli ve çözümden yana yaklaşımını koruma azminde olduğunu vurgulayan Gül, Kıbrıs Türk halkının referandumdaki yaklaşımının “Kıbrıs Türklerinin daima çözümsüzlükten yana olduğu” algılamasını değiştirdiğini söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, BM öncülüğünde adanın gerçeklerini dikkate alarak kapsamlı bir çözümün bulunması yönünde Türkiye’nin destek vermeye devam edeceğini de vurguladı.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ise yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı görevine başlamasından kısa süre sonra ilk ziyaretini KKTC’ye yapan Gül’ün büyük bir jestte bulunduğunu ve ziyaretin Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümünün yakalanması için çabalarına Türkiye Cumhuriyeti’nin açık bir desteği olduğunu söyledi.

Talat, Cumhurbaşkanı Gül’ün ziyaretini, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’ta barışı, bir daha gerginlik yaşanmamasını arzulamasının ve buna destek vermesinin göstergesi diye niteledi.

Gül ve heyetiyle, hem Kıbrıs sorunu hem de diğer sorunlarla ilgili çok yararlı bir görüşme yaptıklarını ifade eden Talat, bu görüşmenin son olmayacağını ve derin çaplı çalışmaların süreceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Talat, davetlerine kısa sürede cevap verip ziyaret etmesinden dolayı Gül’e teşekkür ederek, şöyle konuştu:

“Kendilerinin her şart altında koşullar ne olursa olsun bizlere yönelik desteğini yanımızda bulmak, bizleri daha da cesaretlendiriyor, güçlendiriyor. Kıbrıs’ta varlığını sonsuza kadar sürdürecek bir halk olarak yaşanan sorunu bir an önce çözmek için elinden gelen her çabayı ortaya koyan bir halk olarak, yolumuzun doğru olduğunu ve çabalarımızı bundan sonra da devam ettireceğimizi bir kez daha vurgulamamıza fırsat verdiği için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bundan sonra da dayanışmamızın devam edeceğinden emin olduğumuzu vurgulamak istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la birlikte düzenledikleri ortak basın toplantısında konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Gül de, Cumhurbaşkanı seçilmesinin sonrasında ilk yurt dışı ziyaretini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirmekten gurur ve memnuniyet duyduğunu belirtti.

Gül, Talat’la Kıbrıs sorununun içinde bulunduğu aşamayı değerlendirdiklerini ve Türkiye’yle KKTC arasındaki dayanışma ile yakın işbirliğini daha da güçlendirmeye yönelik karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.

“Adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiği, artık uluslararası toplumda da kabul gören bir gerçektir” diyen Gül, Türk tarafının iyi niyetli ve çözümden yana yaklaşımını koruma azminde olduğunu vurguladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kıbrıs Türk halkının referandumdaki yaklaşımının, dünyada var olan “Kıbrıs Türklerinin daima çözümsüzlükten yana olduğu” algılamasını değiştirdiğini söyledi.

KKTC’deki ekonomik ve demokratik gelişmelerden mutluluk duyduklarını belirten Abdullah Gül, bu gelişmelerin adadaki iki ayrı gerçek, iki ayrı demokrasi, devlet, dil, din bulunduğunu da gösterdiğine işaret etti.

BM öncülüğünde adanın gerçeklerini dikkate alarak kapsamlı bir çözümün bulunması yönünde Türkiye’nin destek vermeye devam edeceğini vurgulayan Gül, şöyle konuştu:

“KKTC’de son yıllarda gördüğümüz ekonomik gelişme, milli gelirin iki misli artması çok gurur vericidir. Bu yönde Türkiye üstüne düşen her türlü görevi yerine getirecektir ve Kıbrıs’taki Türk kardeşlerinin gerek güvenlik, gerek haklı davalarının savunulması, gerek ekonomik ihtiyaçlarının giderilmesi açısından daima yanında olacaktır.

Bugün yaptığımız görüşmeler bu anlamda çok faydalı olmuştur. İnanıyorum ki bir gün adada barış hakim olacaktır. Türkiye’nin vizyonu şudur: Eğer kapsamlı bir çözüm bulunursa Kıbrıs’ın tamamı, Türkiye, Yunanistan, Doğu Akdeniz’le büyük bir işbirliği merkezi oluşturabilir ve Doğu Akdeniz’i çok cazip bir alan haline getirir. Bu anlamda her türlü olumlu desteğimizi vermeye devam edeceğiz.”

Gül, ilk ziyaretini KKTC’ye yapmaktan duyduğu gurur ve mutluluğu ifade ederek, Kıbrıs Türk halkına Türk halkının sevgi ve selamlarını iletti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Cumhurbaşkanı Talat, Cumhurbaşkanlığı’ndaki ortak basın açıklamalarından sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni “düşman” ilan eden açıklamasıyla ilgili soru üzerine de Gül, şunları kaydetti:

“TSK adaya barışı getirmiştir, barışı güney için de getirmiştir, bunu herkes bilmektedir. TSK adaya geldiğinde o gün adada neler olduğu hafızalar tazelenirse hatırlanacaktır. O günkü cumhurbaşkanı bile adadan kaçmak durumunda kalmıştı. TSK sadece adaya barış getirmemiş, geniş bölgeye de demokrasinin yerleşmesine fırsat vermiştir. O bakımdan bunları tamamen yersiz suçlamalar görüyoruz. TSK adada barışın sembolüdür. Bunun ötesinde herhangi bir niyetimiz de yoktur.”

Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, bir başka soruyu yanıtlarken, adada iki ayrı devlet, demokrasi, dil, din bulunduğunu vurgulamasının yeni olmadığını, bunları sürekli söylediğini, dışişleri bakanlığı ve başbakanlık yaptığı 5 yıl boyunca hep bunlarla ilgilendiğini söyledi.

Gül, “Sizce Annan Planı hâlâ çözüm için bir zemin teşkil ediyor mu yoksa öldü mü?” sorusuna karşılık da, Annan Planı’yla önemli mesafeler alındığına dikkat çekti. Kıbrıs sorunuyla ilgili çalışmalara sıfırdan başlama yaklaşımı olamayacağını, Annan Planı’nın bu bağlamda önemli bir çalışma olduğunu kaydeden Gül, iki halkın referandumuna sunulan bu planın unutulacak, tamamen boş verilecek, referans kabul edilmeyecek bir çalışma olmadığını vurguladı.

 

TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI GÜL’ÜN ZİYARETİNE RUMLARIN TEPKİSİ…

AVCI: “ZAVALLILIKLARININ ÜRÜNÜ... DÜŞMANLIKTAN BAŞKA AMACA HİZMET ETMEZ”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rumların Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün KKTC ziyaretiyle ilgili açıklamalarını “zavallılıklarının ürünü” olarak niteledi ve bu tür açıklamaların düşmanlıktan başka bir amaca hizmet etmediğini belirtti.

Avcı yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“GKRY Dışişleri Bakanlığı tarafından ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ ilkesini kendine hedef seçmiş Türk ulusunun 11. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün KKTC’ne yapmakta olduğu ziyarete nezakete sığmayan çirkin ifadelerle değinen açıklaması, Rum tarafının zavallılığının bir ürünü olup, düşmanlıktan başka bir amaca hizmet etmediği aşikardır.

Anavatan Türkiye ile KKTC arasında en üst düzeyde gerçekleştirilen bu temaslar ezelden beri süregelen bir devlet geleneği olup, bundan böyle de devam edecektir.

Bu açıklama, herşeyden önce Papadopoulos’un seçim kampanyasını yürütmeyi kendine görev edindikleri anlaşılan Rum devlet yetkililerinin bir süredir başlattıkları Türk Silahlı Kuvvetleri’ni karalama kampanyasının devam edeceğine işaret etmektedir. Bu çerçevede, Rum Dışişleri Bakanlığı’nın da bu konuda öncü rolü üstlendiğini görmekteyiz.

Rum tarafının çözümsüzlüğü körükleyen, düşmanca ve tehdit kokan ifadeleri sarılması mümkün olmayan derin yaralara neden olması kaçınılmazdır. Bu ve benzeri açıklamalar Rum tarafının BM parametreleri temelinde adil ve kalıcı bir çözüm hususunda samimi olmadığını ve görüşmelere göstermelik olarak katıldığını kanıtlamaktadır. Rum tarafı osmosis dışında bir alternatife çözüm gözüyle bakmamaktadır. Bir yandan BM’nin iyi niyet misyonunu ortadan kaldırmaya çalışmakta, diğer yandan Kıbrıs sorununu AB platformuna çekmeye çabalamaktadır.

AB üyeliği arkasına saklanan Rum tarafı, sergilediği bu tutumla Türkiye ile AB üyesi ülkeleri karşı karşıya getirmeye çalışarak oldukça tehlikeli ve sinsi bir oyun oynamaktadır. GKRY’nin AB üyeliğinden Türkiye ve KKTC’yi zor durumda bırakmaktan öte birşey anlamadığını her geçen gün daha da somut örneklerle görmekteyiz. Avrupa Birliği üyeliğini Türkiye’ye ve KKTC’ye karşı bir silah olarak kullanan Rum tarafının bu tavrının başta Avrupa Birliği yetkililerince hak ettiği değerlendirmeye tabi tutulacağına inanıyoruz.

Bir yandan görüşme masasından kaçan Rum tarafı, diğer yandan da Kıbrıs Türk tarafı üzerindeki insanlık dışı izolasyonların sürdürülmesi ve ağırlaştırılması için her fırsatı değerlendirmektedir. Bunu üyesi olduğu AB’nin ilke ve kararlarına karşı çıkma pahasına yapmaktadır. Bu ve benzeri açıklamalar, Rum tarafının çözüm maskesi arkasına sakladığı ‘osmosis’ politikasını su yüzüne çıkarmaktan başka herhangi bir amaca hizmet edememektedir.

Demokratik ve çağdaş değerler üzerine kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatanımız Türkiye’nin sağladığı güven ve sarsılmaz destekle geleceğe güvenle bakmaya devam edecektir.”

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU