www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  13 Eylül 2007
 

CUMHURBAŞKANI TALAT: “RUM LİDERLİĞİNİN TSK’YI ‘TEK DÜŞMAN’ GÖREN ANLAYIŞI SORUNUN ÇÖZÜMÜ ÖNÜNDEKİ BAŞLICA ENGEL”

ERÇAKICA: “SÜRECİN NASIL İLERLEYECEĞİ, MÖLLER’İN AYRI AYRI YAPACAĞI TEMASLAR SONRASINDA ORTAYA ÇIKACAK”

CUMHURBAŞKANLIĞI MÜSTEŞARI PERTEV BRÜKSEL’DE REHN’LE GÖRÜŞTÜ

 


 
 

CUMHURBAŞKANI TALAT: “RUM LİDERLİĞİNİN TSK’YI ‘TEK DÜŞMAN’ GÖREN ANLAYIŞI SORUNUN ÇÖZÜMÜ ÖNÜNDEKİ BAŞLICA ENGEL”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Rum liderliğinin, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni “tek düşman” olarak gören anlayışının, Kıbrıs sorununun çözümü önündeki başlıca engel olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Talat, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un basın toplantısında söyledikleriyle ilgili olarak TAK Ajansı’nın sorularına verdiği yanıtlarda, Papadopulos’un tutumunu değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Talat, “Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Papadopulos’un, basın toplantısında söylenenleri nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos, dün akşam (11.09.2007) düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamalarla, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün neden devam ettiğine açıklık getirmiş bulunuyor.

Papadopulos, açıklamalarının bütününde, herhangi bir çözüm girişimine karşı olacağının açık mesajını vermiş ve tek hedefinin Kıbrıs Rum Devleti’nin egemenliğini bütün adaya yaymak olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları ile ilgili sorulara verdiği yanıtlarla, 8 Temmuz sürecinden anladığı tek şeyin de bu çabasına yardımcı olacak şekilde, bazı komitelerin kurulması ve sorunun çözümünün zamana terk edilmesi olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.”

Cumhurbaşkanı Talat’ın, “Papadopulos’un Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ‘tek düşman’ olarak lanse etme çabalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu tutum Kıbrıs sorununu nasıl etkiliyor?” sorusuna verdiği yanıt ise şöyle:

“Basın toplantısında, bilinen siyasi görüşlerini tekrar etmekle yetinen Papadopulos, ‘tek düşman’ olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ni göstermeye kalkışarak, Kıbrıs Rum halkına yanlış mesajlar vermiş; Kıbrıs sorununu anlamadığını ve sorunu çözme çabalarına katkıda bulunma kapasitesine sahip olmadığını göstermiştir.

Herkesin bildiği gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri adada uluslararası anlaşmalardan doğan görevleri gereği bulunmaktadır. Bu gereklilik, Papadopulos’un da yazıcıları ve uygulayıcıları arasında bulunduğu Akritas Planı gibi Kıbrıs’ın egemenliğini tek başına ele geçirme planlarının var olması ve uygulanmak istenmesi ile ortaya çıkmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adamızdaki varlığı, adadaki asayişin korunmasının temel unsurudur. Bu asayişi her gün için Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret eden çok sayıda Kıbrıslı Rum da gözlemlemektedir. Aslında adanın tümünde var olan sükunet de buna bağlıdır. Aksi halde, düşman ordusunun var olduğu koşullarda güneyde ve kuzeyde yatırım iklimi verimli olabilir miydi?

1963-1974 yılları arasında adamızda çok sayıda saldırı gerçekleştirilmiş ve cinayet işlenmiş olmasına karşın, 1974’ten sonra bu olayların sona ermesine Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adamızdaki varlığı neden olmuştur.

Kıbrıs Rum liderliğinin Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ‘tek düşman’ olarak göstermesi ve Kıbrıs sorununu bir ‘işgal sorunu’ olarak lanse etmesi, Kıbrıs sorununun çözümlenmesinin de başlıca engeli durumundadır. Kıbrıs Rum liderliğinin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadan ayrılmasının çözüm için yeterli olacağını düşünmeye devam etmesi, Papadopulos’un dünkü basın toplantısına yansıyan ‘çözümü Kıbrıs Türk tarafı ile anlaşmakta görmeme’ anlayışının da sürmesini sağlayacak ve çözüm arayışlarının önündeki başlıca engeli oluşturmaya devam edecektir.”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Rum liderliğinin, Kıbrıs sorununun, iki halkın adanın eşit sahibi olarak barış ve güven içerisinde yaşamasını sağlayacak kapsamlı çözüm bulunması ile sonuçlanacağı gerçeğini kabul ettiği gün, Kıbrıs sorununun çözümü için en önemli adım atılmış olacağını belirtti ve Kıbrıs Türk tarafı olarak kendilerinin, bu süreçte kapsamlı çözüm arayışlarını, Kıbrıs Rum liderliğinin engellemelerine karşın sürdürmeye kararlı olduğunu kaydetti.

 

 

PAPADOPULOS’UN AÇIKLAMALARI
AVCI: “ÇÖZÜM PARAMETRELERİNİ DİNAMİTLEMEYE ÇALIŞIYOR”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos’un bugüne kadar gerçekleştirilen müzakereler sonucunda ortaya çıkan Kıbrıs sorununun çözüm parametrelerini dinamitlemeye çalıştığını söyledi.

Avcı, Anavatan Türkiye ile onun Silahlı Kuvvetlerini “işgal ordusu” olarak niteleyen Papadopulos’un, Kıbrıs sorununun esas nedenini oluşturan ve yazılmasında bizzat kendisinin de etkin rol aldığı EOKA’nın kanlı tarihini gizlemeye çalıştığını belirtti.

Turgay Avcı, dün yayınladığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopoulos’un 11 Eylül günü Rum televizyonunda kendisiyle gerçekleştirilen söyleşide yaptığı mantık dışı açıklamalar, 5 Eylül günü BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Möller’in de katılımıyla yeralan görüşmede sadece seçim öncesi yatırım amacıyla hazır bulunduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur.

Papadopoulos, esasen Kıbrıs Türk tarafının girişimleriyle başlatılmış 8 Temmuz sürecini, sanki kendi çabalarıyla ortaya çıkmış bir süre ve çözümü engelleyen taraf sanki kendisi değilmiş gibi yansıtmaya çalışarak uluslararası camiayı kolayca kandıracağını sanmaktadır. Papadopoulos bu şekilde davranmakla sadece kendi kendisini aldattığını bilmelidir. Papadopoulos’un 8 Temmuz sürecinin başından beri Sayın Cumhurbaşkanımızın görüşme çağrılarını defaten reddetmesinin ve Rum Başkanlık seçimlerine 6 ay kala bu çağrılara olumlu cevap vermek zorunda kalmasının nedenleri gayet açıktır.  Çözümü hangi tarafın istediğini 2004 referandumları somut olarak  göstermiştir.

Papadopoulos Rum televizyonunda yayınlanan mülakatı sırasında, yeni bir çözüm temeli aramakla bugüne kadar gerçekleştirilen müzakereler sonucunda ortaya çıkan Kıbrıs sorununun çözüm parametrelerini dinamitlemeye çalışmakla kalmayıp, Birleşmiş Milletler Örgütüne olan güvensizliğinin bir göstergesi olarak çözüm sürecinin Birleşmiş Milletler gözetiminde devam etmesine de açıkça karşı çıkmıştır.

1960 Antlaşmalarından kaynaklanan meşru haklarını kullanarak Ada’mıza gelen Türk Barış Kuvvetleri, Yunan darbesinin ardından Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını engellemiş, Kıbrıs Türk halkını katledilmekten kurtarmış ve Ada’da kalıcı barışı ve istikrarı sağlamıştır. Gerçekler böyleyken, Anavatan Türkiye ile onun Silahlı Kuvvetlerini “işgal ordusu” olarak niteleyen Papadopoulos’un, Kıbrıs sorununun esas nedenini oluşturan ve yazılmasında bizzat kendisinin de etkin rol aldığı EOKA’nın kanlı tarihini gizlemeye çalıştığı aşikardır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Rum liderliğinin uzlaşmaz tutumu ve doymak bilmeyen silahlanması karşısında yegane güvenlik teminatımızdır. Kıbrıs Türk halkının rızasıyla KKTC’de bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerine, halkımızın duyduğu sevgi başta Papadopoulos olmak üzere Kıbrıs Rum liderliğine, gerekli yanıtı vermektedir. Bu vesileyle, Şanlı Türk ordusuna olan derin saygı ve şükranımızı bir kez daha vurgulamak isteriz.

Uluslararası camiayı bir kez daha, Papadopoulos’un gerçek amacını görerek KKTC üzerindeki insanlıkdışı izolasyonları biran önce kaldırılmaya ve çözümün önünü açmaya davet ediyoruz.”

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU