www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  12 Eylül 2007
 

CUMHURBAŞKANI TALAT:“RUMLAR, OYALAMA VE ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ SÜRDÜRME, ZAMANA HAVALE ETME VE BÖYLECE TÜRKİYE’NİN AB’DA ATACAĞI ADIMLARDAN YARARLANARAK AVANTAJ ELDE ETME POLİTİKASI GÜDÜYOR”

ERÇAKICA: “SÜRECİN NASIL İLERLEYECEĞİ, MÖLLER’İN AYRI AYRI YAPACAĞI TEMASLAR SONRASINDA ORTAYA ÇIKACAK”

CUMHURBAŞKANLIĞI MÜSTEŞARI PERTEV BRÜKSEL’DE REHN’LE GÖRÜŞTÜ

 


 
 

CUMHURBAŞKANI TALAT:“RUMLAR, OYALAMA VE ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ SÜRDÜRME, ZAMANA HAVALE ETME VE BÖYLECE TÜRKİYE’NİN AB’DA ATACAĞI ADIMLARDAN YARARLANARAK AVANTAJ ELDE ETME POLİTİKASI GÜDÜYOR”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, ilk resmi ziyaretini KKTC’ye yapan TBMM Başkanı Köksal Toptan ve heyetini kabulünde, Rumların, “oyalama ve çözümsüzlüğü sürdürme, zamana havale etme ve böylece Türkiye’nin AB’da atacağı adımlardan yararlanarak avantaj elde etme” politikası belirlediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile birlikte Kıbrıs sorununun çözümü için elinden gelen her türlü çabayı ortaya koymaya devam ettiğini belirterek, bunun tüm dünya tarafından da böyle görüldüğünü ifade etti.

Rum tarafının “müzakereler için zemin hazırlığı gerekir” iddiaları üzerine 8 Temmuz 2006’da bir sürecin başlamasını kabul ettiklerini de anlatan Talat, o günden bu yana öngörülen süreci işletmemek için Rum tarafının elinden gelen tüm çabayı gösterdiğini ve bunu da başardığını ifade etti.

Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’a 5 Eylül’deki son görüşmede, 8 Temmuz sürecini hızlandırmak ve sonuç alıcı hale getirmek için yeni bir öneri yaptıklarını anlatan Talat, 8 Temmuz anlaşmasının sınırları içerisindeki hızlandırma önerisiyle hazırlıklara zaman tahdidi koymayı öngördüklerini belirtti. Papadopulos’un bunu da kabul etmediğini ve 8 Temmuz süreci üzerinden 14 ay geçmesine rağmen “başa dönerek başlayalım” dediğini anlatan Talat, “Rumların, oyalama ve çözümsüzlüğü sürdürme, zamana havale etme ve böylece Türkiye’nin seçimlerden sonra AB’da atacağı adımlardan yararlanarak avantaj elde etme” politikası güttüğünü kaydetti.

Talat, kendilerinin çok rahat olduklarını, çünkü önerilerinin hem 8 Temmuz sürecini ileriye götürme hem de sürecin öngördüğü bütünlüklü çözümün koşullarını yaratmayı hızla gerçekleştirmeyi, ardından da bütünlüklü çözüm için müzakerelerin başlamasını öngördüğünü söyledi.

Ekonomik gücün müzakerelerde önemli olduğunu belirten Talat, TBMM mensuplarının vereceği desteğin hem siyasi, hem ekonomik alanlarda olduğunu, Türkiye’nin kayıtsız şartsız desteğini unutmayacaklarını söyledi.

Kıbrıs Türkü’nün KKTC’nin geleceğine olan inancını ve kararlılığını bir kere daha yerinde görmekten mutlu olduğunu vurgulayan TBMM Başkanı Toptan ise, ülkenin ekonomisinde ve sosyal hayatında meydana gelen gelişmeyi, kişi başına gelirin 12 bin dolarlara yükselişini görmekten büyük mutluluk duyduklarını kaydetti.

Türkiye’nin başta TBMM olmak üzere tüm kurumlarıyla KKTC konusunda elinden gelen her gayreti göstermeye devam edeceğini vurgulayan Toptan, KKTC ve Türkiye’nin çabalarının Kıbrıs Türkü’nü istediğ hedeflere vardıracağına inancını dile getirdi.

Adada iki ayrı halk, iki ayrı devlet ve iki ayrı demokrasi olduğunu yineleyen Toptan, Kıbrıs Türkleri üzerindeki haksız izolasyonların kaldırılması ve adil, kalıcı, kapsamlı bir barış için herkesin çaba sarf edip destek olması gerektiğini de söyledi.

 

ERÇAKICA: “SÜRECİN NASIL İLERLEYECEĞİ, MÖLLER’İN AYRI AYRI YAPACAĞI TEMASLAR SONRASINDA ORTAYA ÇIKACAK”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, dün gerçekleştirdiği basın brifinginde Kıbrıs Rum tarafında Kıbrıs sorununa ilişkin görüşme süreci hakkında ortaya atılan senaryoların, sorundan çok seçim kampanyalarıyla ilgili olduğuna işaret ederek soğukkanlı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sürecin nasıl ilerleyeceğinin, BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Möller’in ayrı ayrı yapacağı temaslar sonrasında ortaya çıkacağını kaydeden Erçakıca, Möller’in 5 Eylül sonrasında Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev’le telefonda 1-2 defa görüştüğünü belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca dünkü basın brifinginde şunları kaydetti:

“5 Eylül 2007 tarihinde, Cumhurbaşkanımız Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos arasında gerçekleşen görüşme ile ilgili gerçekleri yeniden vurgulamak istiyoruz:

1. Kıbrıs Türk tarafı, bu görüşmeye iyi niyetle, 8 Temmuz sürecini disiplin altına almak, hızlandırmak ve sonuçta 8 Temmuz anlaşmasını hayata geçirmek amacıyla gitmiştir. Bu anlaşma, kapsamlı çözümün daha fazla ertelenmemesi gerektiğine vurgu yaparak, kapsamlı çözüm müzakerelerinin başlaması için çalışma grupları aracılığı ile hazırlık yapılmasını öngörüyordu.

2. 8 Temmuz 2006’dan bu yana geçen 14 ay nedeniyle, Kıbrıs Türk tarafı, anlaşmanın uygulanmasına bir süre kısıtlaması konulmasını ve bu sürenin sonunda anlaşmanın amacına uygun olarak kapsamlı çözüm müzakerelerinin başlamasını önermiştir. Yine 8 Temmuz anlaşmasına bağlı kalarak, Kıbrıs sorununun 2008 yılı sonuna kadar çözümlenmesi konusunda bir irade beyanında bulunulmasını önermiştir.

3. Kıbrıs Rum lider Papadopulos, Kıbrıs Türk tarafının bu önerilerini reddetmiş ve alternatif öneriler de getirmeyerek, sadece bir-iki çalışma grubunun oluşturulmasını ve sürecin akıntıya bırakılmasını savunmuştur. Papadopulos’un bu yaklaşımı, geçen 14 aylık süreyi umursamadığını göstermesi bakımından ilgi çekicidir. Bu tutum, 8 Temmuz anlaşmasına tam anlamı ile aykırıdır. Hatta, 8 Temmuz anlaşmasının kapsamlı çözümün ertelenmemesi gerektiğine vurgu yaptığını dikkate alarak, aradan geçen 14 ayın hesabının sorulmasının gerektiğini söyleyebiliriz.

4. 5 Eylül’den bu yana geçen süre içinde yaşanan tartışmalar, yukarıda anlattıklarımızı doğrular niteliktedir. Buna karşın, Cumhurbaşkanımız Mehmet Ali Talat’ın “14 ay, 14 yıl veya 140 yıl” bekleyip bekleyemeyeceğimiz sorusunu ortaya atmasına Kıbrıslı Rum lider Tasos Papadopulos’un yanıt vermekten kaçınması anlamlıdır. 8 Temmuz anlaşmasının kimin tarafından benimsendiğini veya benimsenmediğini belirleyecek olan şey, bu soruya verilecek olan yanıttır. Papadopulos, bu soruya yanıt vermekten kaçınarak 8 Temmuz anlaşmasını benimsemediğini ve bu anlaşmayı kapsamlı çözüm görüşmelerinden kaçmak için bir araca dönüştürmek gayretinde olduğunu da göstermiştir.

5 Eylül görüşmesinden sonra Kıbrıs Rum tarafında, Kıbrıs sorununa ilişkin görüşme süreci hakkında çok farklı senaryolar üretilmektedir. Bu senaryoları soğukkanlılıkla değerlendirmek gerekir. Kıbrıs Rum tarafında seçim dönemine girilmiş olduğu; Kıbrıs sorunu ve Kıbrıs Türk halkı ile ilişkilerin seçim dönemi kampanyalarının başlıca konusu olduğu; bu senaryoların Kıbrıs sorunundan daha fazla seçim kampanyaları ile ilgili olabileceği mutlaka hesaba katılmalıdır.”

 

CUMHURBAŞKANLIĞI MÜSTEŞARI PERTEV BRÜKSEL’DE REHN’LE GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev, Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn’le Brüksel’de bir saatlik görüşme yaptı.

Pertev, Rehn’i, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’la 5 Eylül’de yaptığı görüşme ve KKTC ile AB arasındaki konular hakkında bilgilendirdi.

Görüşme sonrasında TAK muhabirinin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev, Rehn’le yapıcı ve olumlu bir görüşme yaptıklarını söyledi. Avrupa Komisyonu’nun yakında yeni çalışma dönemine başlayacağını, bunun öncesinde iyi bir görüş teatisinde bulunma fırsatı elde ettiklerini kaydeden Pertev, Rehn’i 5 Eylül görüşmesi yanında AB’yle ilgili konular hakkında bilgilendirmeye çalıştığını anlattı.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU