www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  10 Eylül 2007
 

ERÇAKICA: “TÜRK TARAFI BASKI ALTINDA DEĞİL”

KKTC’NİN NEW YORK GEÇİCİ MASLAHATGÜZARI SOYSAL’DAN BM GENEL SEKRETERİ’NE MEKTUP...

KKTC FAHRİ TEMSİLCİSİ ULİ PİLLER, KENAN KAYIŞ’IN KONUK OLDUĞU BİR OKUMA GÜNÜ DÜZENLEDİ

 


 
 

ERÇAKICA: “TÜRK TARAFI BASKI ALTINDA DEĞİL”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca zor durumda olan Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un 8 Temmuz sürecindeki başarısızlığının sorumluluğunu Türk tarafına yıkmak için basını kullanarak manipülasyon yaptığına dikkat çekti. Sözcü Erçakıca Kıbrıs sorununun çözümlenmesi için ne istediğini bilen arkasında siyasi gücü bulunan bir muhataba ihtiyaç duyulduğunu da vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, 5 Eylüldeki liderler buluşmasının ardından Güney Kıbrıs’ın konuya ilişkin bakış açısını BRT’ye değerlendirdi.

Erçakıca Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile görüşmesinde Türk tarafına baskı yapılmasını isteyeceği ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Möllerin yeni bir plan üzerinde çalıştığı yönündeki haberleri değerlendirirken, Rum tarafının, özellikle Papadopulos ve destekçilerinin 8 Temmuz anlaşmasını yürütememekteki sorumluluklarını gizlemeye çalışarak manipülasyon yapmaya devam ettiklerine dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Möller’in 5 Eylül görüşmesinden sonra bazı temaslarda bulunmasının doğal olduğunu belirten Erçakıca, Kıbrıs sorununda iyi niyet misyonu olan Möller’in iki taraf arasındaki temasları sağlama görevi bulunduğunu kaydetti.

Ortada büyük bir olağan çaba olduğunun söylenemeyeciğine dikkat çeken Erçakıca, Cumhurbaşkanı Talat’ın Ekim ayından Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile yapacağı görüşmede 5 Eylül buluşmasının da ele alınacağını belirtti.

Papadopulos’un “8 Temmuz anlaşmasının uygulanmasını istedim, Talat reddeti” dediğini belirten Erçakıca, Papadopulos’un kendi isteğinin ne olduğunu ise açıklamadığına dikkat çekti.

Türk tarafının ne istediğinin açık olduğunun altını çizen Erçakıca, 8 Temmuz anlaşmasında,  kapsamlı çözümün  hedef alındığını ve statükonun kabul edilemez olduğunun da ilke olarak benimsendiğini anımsattı.

“Bu hedeflere gidecek bir 8 Temmuz süreci ve bu hedeflere ulaşılması için de süreci hızlandırmak istiyoruz ve hazırlık sürecinde de zaman kısıtlaması istiyoruz” diyen Erçakıca, Papadopulos’un ise ne istediğinin açık olmadığını ve bu nedenle açıklamalarını dolaylı olarak yaptığını ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca 8 Temmuz anlaşmasına bağlı kalınarak  Türk tarafının, Rumların kapsamlı çözüm müzakerelerine razı olması ve görüşmelerin başlamasını istediğini vurguladı.

Erçakıca, buna rağmen 14 ay boyunca bu isteğin gerçekleşmesine engel olan Rumların yine aynı taktiği kullanarak, hazırlık sürecinin zamanla kısıtlanmasını engellemeye çalıştıklarına işaret etti.

Erçakıca, 5 Eylül’ün ardından Möller ile telefon görüşmeleri yapıldığını ancak, somut bir plan üzerinde çalışıp çalışmadığı konsunda henüz kendilerine bir şey ulaşmadığına da işaret etti.

Güney Kıbrısın Türk tarafının baskı altında olduğu yönünde izlenim yaratmaya çalıştığını ancak bunun doğru olmadığını kaydeden Erçakıca, baskının Papadopulos’a yönelmesi gerektiğini belirtti.

Erçakıca, 5 Eylül görüşmesinde Michael Möller’in Türk tarafının istediği zaman kısıtlmasının Gambari sürecine aykırı olmadığını söylemesinin baskının Kıbrıs Türk tarafına yönelmesinin söz konusun olmadığını gösterdiğini anlattı.

 

KKTC’NİN NEW YORK GEÇİCİ MASLAHATGÜZARI SOYSAL’DAN BM GENEL SEKRETERİ’NE MEKTUP...

“GKRY’NİN DOĞU AKDENİZ’DEKİ DENİZ SAHASI YETKİ ALANINA GETİRMEYEÇALIŞTIĞI SINIRLAMALAR DOĞU AKDENİZ’DEKİ TÜM ÜLKELERİN YASAL HAKLARINI İHLAL EDİYOR”

KKTC’nin New York’taki Geçici Maslahatgüzarı Murat Soysal Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Doğu Akdeniz’deki deniz sahası yetki alanına getirmeye çalıştığı sınırlamaların ve doğal gaz ile petrol arama yönündeki girişimlerin sadece Kıbrıslı Türklerin değil Doğu Akdeniz’deki tüm ülkelerin yasal haklarını ihlal ettiğini belirtti.

Soysal, Kıbrıs Rum Yönetimi’nin BM nezdindeki Daimi Temsilcisi Andreas Mavroyiannis’in BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a gönderdiği, “Türk Hava Kuvvetleri uçaklarının Lefkoşa FIR hattını ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin’ ulusal hava hattını ihlal ettiği” yönündeki iddialarını içeren mektubuna cevaben Genel Sekretere bir mektup göndererek, bu iddiaların yanlış ve maksatlı olduğunu kaydetti.

BM Belgesi olarak yayımlanan mektubunda Soysal, KKTC’nin bağımsız hava sahasında gerçekleşen uçuşların KKTC Devleti’nin bilgisi ve ilgili makamların izni dahilinde olduğunu vurguladı ve Rum Yönetimi’nin bu konuyla ilgili söz söyleme yetkisi bulunmadığını kaydetti. Soysal, KKTC Sivil Havacılık Dairesi’nin hava trafiğini ve havacılık bilgi hizmetini düzenleyen tek yetkili otorite olduğunun altını çizerek, Rumların “Lefkoşa FIR hattının ihlal edildiği” yönündeki iddialarının gerçek dışı olduğunu açıkladı.

Bu tür suçlamaların Rumların adanın tümüne hakim olma iddiasından kaynaklandığını vurgulayan Soysal, bu suçlamaların adada yaşanan gerçeklerden uzak olduğunu da kaydetti.

Soysal, “Kıbrıslı Rumların sürekli tekrarladıkları iddiaları ve Kıbrıslı Türklerin yasal haklarını yasadışı olarak gösterme girişimleri boşunadır” dedi ve Kıbrıs Rum tarafının yasal olarak sahip olmadığı hak iddiaları içine girmekten vazgeçmesinin ve Kıbrıslı Türklere yönelik düşmanca hareketlerine son vermesinin adadaki iklimi iyileştirmeye fayda sağlayacağını ifade etti.

Murat Soysal bu arada Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Doğu Akdeniz’deki deniz sahası yetki alanına getirmeye çalıştığı sınırlamaların ve doğal gaz ile petrol arama yönündeki girişimlerin sadece Kıbrıslı Türklerin değil Doğu Akdeniz’deki tüm ülkelerin yasal haklarını ihlal ettiğini belirtti.

 

KKTC FAHRİ TEMSİLCİSİ ULİ PİLLER, KENAN KAYIŞ’IN KONUK OLDUĞU BİR OKUMA GÜNÜ DÜZENLEDİ

KKTC Münih Fahri Temsilcisi Uli Piller, 31 Ağustos’ta Münih/Unterschleissheim’de Türk yazar Kenan Kayış’ın konuk olduğu bir okuma günü düzenledi. Kayış, Yunus ve Mehmet’in hikayesini anlatan ilk kitabı “Harup Ağacı”ndan bölümler okudu. Hikaye, Kıbrıs’ın Kuzeyinde büyüyen iki gencin hikayesidir. Gençlerden biri adadan ayrılarak Türkiye’ye yerleşir ve ayrılmadan önce arkadaşına küçük bir harup ağacı fidanı verir. Harup ağacı iyice büyümeden döneceğine söz verir. Altmış yıldan fazla zaman, o dönmeden geçer.

Kuzey Kıbrıs’ı birkaç kez ziyaret eden Kayış, adayı çok sevdiğini söylemiştir. 1960 yılında Giresun’da doğmuş, fakat 27 yaşındayken Almanya’ya gelmiştir. Spor öğretmeni olarak burada işe başlamış ve Almanca öğrenmiştir. “Harup Ağacı”nı Almanca yazmasının sebebinin de bu olduğunu belirten yazar, siyasi mesajı edebiyat resimleriyle tamamlamanın gerekli olduğunu söyledi. Satır aralarında Kıbrıslı Türklerin haklarının tanınmasını talep eden Kayış, bir gün romanın Türkçe tercümesini tamamlayıp Kuzey Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türk okurlarına sunmak istediğini belirtti.

Okuma günü etkinliği, Almanya’nın ilk Kıbrıs Büyükelçisi Josef Koenig’in kızı Ursula Schölz –Koenig’in 2002 yılında kurduğu yerel yardım kuruluşu “Kırmızı Güvercin-Red Dove” yararına düzenlendi. 2003 yılında KKTC Fahri Temsilcisi Uli Piller ile birlikte Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret eden Ursula Schölz –Koenig, KKTC’de özellikle yardıma ihtiyacı olan bazı kırsal hastaneler tespit etmişti.

O günden beri derneği için yardım toplayan Ursula Schölz –Koenig, 2007 baharında yeterli finansal desteği toplayıp Lefke, Cengiz Topel Hastanesi’ne ilk ekipmanı göndermeyi arzu ediyordu. Ne yazık ki, büyük bir trafik kazasında yaralanmış ve Kuzey Kıbrıs’a seyahat etmesi mümkün olamamıştır.

Kayış, okuma gününün ardından “Kırmızı Güvercin”i gelecekte de desteklemeyi arzu ettiğini söyledi. KKTC Fahri Temsilcisi Uli Piller de derneğin 2008 baharında hasteneye ilk yardımı gerçekleştirmeyi planladığının altını çizdi.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU