Papadopulos’la görüşmesini Cumhurbaşkanlığı’na dönüşünde
düzenlediği basın toplantısıyla değerlendiren Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat,
Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos’la bugünkü görüşmelerinde “2-2.5 aylık
hazırlık sürecinden sonra tam teşekküllü müzakerelerin başlamasını ve 2008
sonuna dek çözümün hedeflenmesini” önerdiklerini, ancak önerilerinin kabul
görmediğini açıkladı.
Talat, “İvedi çözüm için hızlandırılmış bir hazırlık süreci
önerdik. Bu önerimiz ne yazık ki kabul görmedi” dedi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, BM aracılığıyla temaslara
devam kararı aldıklarını, bir ilerleme olursa Papadopulos’la bir araya
geleceklerini ancak zaman sınırı konulmadığını kaydeden Talat, Rum lider
Papadopulos’un “birkaç komite kuralım, Kıbrıs sorununu onlara havale edelim”
anlayışı taşıdığını, bu sürenin 14 ay mı, 14 yıl mı, 140 yıl mı süreceğinin
ise belirsiz olduğunu söyledi.
Talat, 8 Temmuz sürecinde öngörülen komitelerden tek
birinin bile kurulamadığına işaret ederek, “Demek ki bu şekli yanlış. Biz bunu
değiştirmek, disipline etmek için 8 Temmuz anlaşması sınırları içinde bir
öneri sunduk” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs sorununun 4 ana konusuna ek
olarak AB konusunu da eklediklerini ve 5 komite kurulmasını önerdiklerini
bildirdi.
Papadopulos’la görüşmelerinde en baştan beri bilinen
yaklaşımlarını dile getirdiklerini belirten Talat, “Bizim açımızdan geçen
zaman çözümün aleyhinedir. Akıp giden zamanı durdurmak ve kısa sürede bizi
bütünlüklü çözüme götürecek tam teşekküllü müzakerelerin başlamasını sağlamak
amacıyla, yani ivedi çözüm için hızlandırılmış bir hazırlık süreci önerdik”
dedi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “8 Temmuz sürecini
hızlandırma düşüncesiyle, hazırlığın 2 ay içinde ve Kıbrıs sorununun ana
konularını ele alacak 5 komite vasıtasıyla tartışılmasını, 2-2.5 aylık
hazırlıktan sonra liderlerin masa başına geçerek tam teşekküllü müzakerelere
başlamalarını” önerdiklerini bildirdi.
Talat, şöyle konuştu:
“Yani aslında 8 Temmuz sürecine bir düzenleme öngördük. 8
Temmuz sürecini hızlandırma, disiplin altına alma ve sonuç alıcı hale getirme
önerisi yaptık. Bu düşüncemiz ne yazık ki kabul görmedi. Ve sonuç olarak bu
görüşmeden sonra bildiğiniz basın açıklaması yapıldı. Bu arada teknik
komitelerin kurulması önerimizi de yaptık. Yine kapsamlı müzakerelerin
başlamasıyla 2008 sonuna kadar Kıbrıs sorununun çözülmesi, yani bütünlüklü
çözüm hedefine ulaşılması önerisini yaptık.
Özellikle birinci bölüm, yani hazırlık sürecinin
hızlandırılması ve kapsamlı çözüme yönelik müzakerelerin başlaması önerimiz
kabul görmedi. Kıbrıs Rum tarafı 14 ay önce anlaştığımız 8 Temmuz sürecini
birkaç komiteyle başlatma önerisinde bulundu. Bu, tarihi 14 ay öncesine
taşımak demekti. Biz geçen kıymetli zamanı değerlendirerek hızlandırmak
istedik. Hızlandırma ve zaman limiti getirme Rum tarafınca kabul görmedi.”
Basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlarken,
görüşmede izolasyonlar ve petrol aramalar gibi çeşitli konuları
konuştuklarını, Kıbrıs sorununun içeriğine ve ayrıntılara girmediklerini
belirten Talat, “Dolayısıyla aramızda dağlar mı, denizler mi, okyanuslar mı
var…Şu an itibarıyla söyleyemem” ifadelerini kullandı.
“Ancak benim anladığım Rum tarafı kapsamlı müzakerelerin
bizim kadar isteklisi, savunucusu değildir, bunu gördüm” diyen Talat,
Yeşilırmak kapısının görüşmede gündeme gelmediğini bildirdi.
Talat, görüşme sonrasında BM tarafından yapılan açıklamada
“sürecin erken zamanda başlatılması konusunda anlaştıklarının” yer aldığına
işaret ederek, “Rum tarafının tutumunun bununla pek fazla uyuşmadığını,
hızlandırmanın masaya oturup görüşme demek olduğunu, bunun da komitelerdeki
görüşmelerin ilerlemesine bağlı kılındığına göre tarafların hızlandırmayı ne
kadar kabul ettiğinin kamuoyunca değerlendirilmesi gerektiğini” anlattı.
Çözümün hem Kıbrıslı Türkler, hem de Rumlar için gerekli
olduğunu vurgulayan Talat, halkların çıkarları konusunda kısır yorumların
doğru olmadığını belirtti.
“Biz hem Kıbrıslı Türkler, hem de Kıbrıslı Rumlar için
yararlı olacak bir süreci başlatmak istedik ve hâlâ onu istiyoruz” diyen
Talat, tam teşekküllü müzakerelere yarın başlama teklifi alırlarsa buna hazır
olduklarını vurguladı.
Talat, Kıbrıs’ta çözümün herkes için gerekliliğinin
algılanması halinde işin önemli kısmının çözülmüş olacağını dile getirdi.
Mehmet Ali Talat, “Papadopulos’un şubat ayında yapılacak
seçim nedeniyle kendisiyle görüşmeyi kabul ettiği” yönündeki yorumlarla ilgili
soruyu yanıtlarken de, görüşmekte hiçbir sakınca görmediğini, yorum yapmak
için erken olduğunu, durumu izlemek gerektiğini, zaten temasın BM aracılığıyla
devam etmesi sonucuna varıldığını söyledi.
Papadopulos’la yeniden görüşmeleri için bir gelişme
kaydedilmesi gerektiğini, bugün varılan sonucun teyidi için yeniden bir araya
gelmelerinin iki halka da zarar vereceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Talat, bunu
istemediğini, çözümün gerekliliğini iki halka da doğru anlatmak gerektiğini
vurguladı.
“Görüşmenin ardından bugün hangi noktada bulunulduğu”
sorusuna karşılık da Talat, “Benim anladığım kadarıyla Rum tarafının
bütünlüklü çözüme ulaşacak tam teşekküllü müzakerelere başlama mantığı, mental
hazırlığı yoktur” dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, Annan Planı hazırlıkları döneminde
gece gündüz devam eden çalışmalara atıfta bulunarak, tüm kapasiteyle, insan
gücüyle ve arzuyla çözüm müzakerelerine oturulmasını istediklerini vurguladı.
Talat, önerilerinin de bu bağlamda olduğuna işaret ederek,
kurulacak komitelerin devam edebileceğini düşündüklerini kaydetti. 8 Temmuz
sürecinin de bu hedefle başladığını ancak bir tane komite bile kurulamadığını
hatırlatan Talat, “Bu da demektir ki 8 Temmuz sürecinin bu şekli başarısızlığa
uğramıştır. Biz onu canlandırmak, sonucu kalıcı kılmak, disipline edebilmek
için bir öneri getirdik” diye konuştu.