www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  31 Ekim 2007
 

ERÇAKICA’DAN PAPADOPULOS’A YALANLAMA
“8 TEMMUZ ANLAŞMASININ KAPSAMLI ÇÖZÜM İÇİN YENİ BİR TEMEL ÖNGÖRDÜĞÜ İDDİASI GERÇEKLERE AYKIRI”

 


 
 

ERÇAKICA’DAN PAPADOPULOS’A YALANLAMA
“8 TEMMUZ ANLAŞMASININ KAPSAMLI ÇÖZÜM İÇİN YENİ BİR TEMEL ÖNGÖRDÜĞÜ İDDİASI GERÇEKLERE AYKIRI”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos arasında imzalanan 8 Temmuz anlaşmasında, kapsamlı çözümün Annan Planı temelinde değil yeni bir temelde bulunacağına ilişkin bir ifadenin kesinlikle bulunmadığını söyledi.

Erçakıca, “Papadopulos’un, bu antlaşmanın, kapsamlı çözümün yeni bir temelde bulunacağını öngördüğü yönündeki iddiası tamamen gerçeklere aykırı ve kamuoyunu ama özellikle Kıbrıs Rum halkını yanıltmaya yöneliktir” dedi.

Hasan Erçakıca dün düzenlediği haftalık basın brifinginde, Rum Lider Papadopulos’un 24 Ekim tarihli açıklamalarını değerlendirdi. Erçakıca, basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Rum yönetimi lideri Papadopulos geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada 8 Temmuz sürecine de atıfta bulunarak, antlaşmanın hayata geçirilememesinin suçunu bir kez daha Türk tarafına yıkmaya çalışmıştır. Papadopulos, bunu yaparken bazı gerçekleri bilerek çarpıtma yoluna gitmiştir. Papadopulos, 24 Ekim tarihli bir konuşmasında, 8 Temmuz anlaşmasında kapsamlı çözümün Annan Planı temelinde değil, yeni bir temelde bulunacağına ilişkin “önemli bir ifade” olduğunu ileri sürmüştür.

8 Temmuz 2006 tarihinde Papadopulos ile Cumhurbaşkanımız arasında imzalanan anlaşmada kesinlikle böyle bir ifade yoktur. Zaten bu herkes gibi Papadopulos tarafından da bilinmektedir.

8 Temmuz antlaşmasında Kıbrıs sorununun iki kesimli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon çerçevesinde çözüleceğine dair bir mutabakat yer alırken, bu hedefe gidecek olan görüşmelerde üzerinde çalışılacak zemin konusunda hiçbir ifade yer almamaktadır. Bu nedenle Papadopulos’un bu antlaşmanın kapsamlı çözümün yeni bir temelde bulunacağını öngördüğü yönündeki iddiası tamamen gerçeklere aykırıdır ve kamuoyunu ama özellikle Kıbrıs Rum halkını yanıltmaya yöneliktir.

Papadopulos’un bu çabaları, Kıbrıs Türk liderlerini “çözüm istemez” duruma düşürerek kapsamlı çözüm çabalarını sonuçsuz bırakmayı amaçlamaktadır.

Oysa Tasos Papadopulos, 8 Temmuz’da yapılan görüşme esnasında Kıbrıs Türk tarafının istemesi halinde Annan Planı’nı müzakere masasına getirebileceğini ve kendisinin de bunu görüşeceğini söyleyerek bu antlaşmanın altına imza atmıştır. Papadopulos’un yazılı metinleri saptırma çabalarına karşılık, bu gerçeğin kamuoyu tarafından bilinmesinde yarar görmekteyiz.

Bilindiği üzere BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde kırk yıldır sürdürülen müzakerelerde devamlılık anlayışı mevcuttur. Bu anlayışa göre, her yeni girişim bir önceki sürecin kaldığı yerden başlayarak sürdürülmüştür. Bu yerleşik uygulama ışığında yeni bir müzakere sürecinin başlaması durumunda bunun hangi zemin temelinde ve hangi parametreler çerçevesinde olacağı açıktır. Kamuoyunun bu konuda doğru bir şekilde bilgilendirilmesinde yarar görmekteyiz.”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat tarafından Kıbrıs Rum tarafına ve BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’a sunulan önerilerle ilgili olarak ise Erçakıca şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanımızın 8 Temmuz anlaşmasının uygulanmasına ilişkin önerisi 5 Eylül 2007 tarihinde gerçekleşen görüşmede bizzat Kıbrıslı Rum lider Papadopulos’a sunulmuştur. Bilindiği gibi bu öneri, 2-2.5 aylık bir hazırlık sürecinden sonra kapsamlı çözüm müzakerelerinin başlamasını ve 2008 yılı sonundan önce soruna çözüm bulunmasının hedeflenmesini öngörüyordu. Bu kapsamda beş çalışma grubunun ve yeterli sayıda teknik komitenin oluşturulması önerilmişti. Bu önerimiz hala daha masadadır ve olumlu veya olumsuz bir şekilde yanıtlanmış değildir.

Bu önerinin 8 Temmuz anlaşmasına uygun olduğu, 5 Eylül görüşmesinde bizzat BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Moller, 16 Ekim görüşmesinde BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve daha pek çok lider veya temsilci tarafından ifade edilmiştir.

Cumhurbaşkanımızın 16 Ekim 2007 tarihinde BM Genel Sekreteri’ne sunduğu Güven Artırıcı Önlemler paketi de 8 Temmuz anlaşmasına tamamen uygundur. 8 Temmuz anlaşmasının bir parçası olan ilkeler dizisinin 5’nci maddesinde Güven Artırıcı Önlemlerin, Kıbrıslı Türk ve Rumların hayatlarının daha iyi olması için elzem olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir.”

Hasan Erçakıca, bir soruyu yanıtlarken, Lokmacı Kapısı’nın her an açılmaya hazır olduğunu kaydetti ve Rum tarafının onayının beklendiğini belirtti. Erçakıca, “Bizim açımızdan her şey yapıldı. Her şey neticelendirildi. Sadece bariyerin kaldırılıp görevlilerin yerine oturması var” dedi.

Hasan Erçakıca, Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan Stratejik Ortaklık Anlaşması’yla ilgili soruyu yanıtlarken de, bu tür adımların çoktan atılması gerektiğini kaydetti, benzeri adımların diğer ülkeler tarafından da atılması gereğine işaret etti.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU