ERÇAKICA’DAN PAPADOPULOS’A YALANLAMA
“8 TEMMUZ ANLAŞMASININ KAPSAMLI ÇÖZÜM İÇİN YENİ BİR TEMEL ÖNGÖRDÜĞÜ İDDİASI
GERÇEKLERE AYKIRI”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Cumhurbaşkanı
Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos arasında imzalanan
8 Temmuz anlaşmasında, kapsamlı çözümün Annan Planı temelinde değil yeni bir
temelde bulunacağına ilişkin bir ifadenin kesinlikle bulunmadığını söyledi.
Erçakıca, “Papadopulos’un, bu antlaşmanın, kapsamlı çözümün
yeni bir temelde bulunacağını öngördüğü yönündeki iddiası tamamen gerçeklere
aykırı ve kamuoyunu ama özellikle Kıbrıs Rum halkını yanıltmaya yöneliktir”
dedi.
Hasan Erçakıca dün düzenlediği haftalık basın brifinginde,
Rum Lider Papadopulos’un 24 Ekim tarihli açıklamalarını değerlendirdi.
Erçakıca, basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Rum yönetimi lideri Papadopulos geçtiğimiz günlerde
yaptığı bir konuşmada 8 Temmuz sürecine de atıfta bulunarak, antlaşmanın
hayata geçirilememesinin suçunu bir kez daha Türk tarafına yıkmaya
çalışmıştır. Papadopulos, bunu yaparken bazı gerçekleri bilerek çarpıtma
yoluna gitmiştir. Papadopulos, 24 Ekim tarihli bir konuşmasında, 8 Temmuz
anlaşmasında kapsamlı çözümün Annan Planı temelinde değil, yeni bir temelde
bulunacağına ilişkin “önemli bir ifade” olduğunu ileri sürmüştür.
8 Temmuz 2006 tarihinde Papadopulos ile Cumhurbaşkanımız
arasında imzalanan anlaşmada kesinlikle böyle bir ifade yoktur. Zaten bu
herkes gibi Papadopulos tarafından da bilinmektedir.
8 Temmuz antlaşmasında Kıbrıs sorununun iki kesimli, iki
toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon çerçevesinde çözüleceğine
dair bir mutabakat yer alırken, bu hedefe gidecek olan görüşmelerde üzerinde
çalışılacak zemin konusunda hiçbir ifade yer almamaktadır. Bu nedenle
Papadopulos’un bu antlaşmanın kapsamlı çözümün yeni bir temelde bulunacağını
öngördüğü yönündeki iddiası tamamen gerçeklere aykırıdır ve kamuoyunu ama
özellikle Kıbrıs Rum halkını yanıltmaya yöneliktir.
Papadopulos’un bu çabaları, Kıbrıs Türk liderlerini “çözüm
istemez” duruma düşürerek kapsamlı çözüm çabalarını sonuçsuz bırakmayı
amaçlamaktadır.
Oysa Tasos Papadopulos, 8 Temmuz’da yapılan görüşme
esnasında Kıbrıs Türk tarafının istemesi halinde Annan Planı’nı müzakere
masasına getirebileceğini ve kendisinin de bunu görüşeceğini söyleyerek bu
antlaşmanın altına imza atmıştır. Papadopulos’un yazılı metinleri saptırma
çabalarına karşılık, bu gerçeğin kamuoyu tarafından bilinmesinde yarar
görmekteyiz.
Bilindiği üzere BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonu
çerçevesinde kırk yıldır sürdürülen müzakerelerde devamlılık anlayışı
mevcuttur. Bu anlayışa göre, her yeni girişim bir önceki sürecin kaldığı
yerden başlayarak sürdürülmüştür. Bu yerleşik uygulama ışığında yeni bir
müzakere sürecinin başlaması durumunda bunun hangi zemin temelinde ve hangi
parametreler çerçevesinde olacağı açıktır. Kamuoyunun bu konuda doğru bir
şekilde bilgilendirilmesinde yarar görmekteyiz.”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat tarafından Kıbrıs Rum
tarafına ve BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’a sunulan önerilerle ilgili olarak
ise Erçakıca şöyle konuştu:
“Cumhurbaşkanımızın 8 Temmuz anlaşmasının uygulanmasına
ilişkin önerisi 5 Eylül 2007 tarihinde gerçekleşen görüşmede bizzat Kıbrıslı
Rum lider Papadopulos’a sunulmuştur. Bilindiği gibi bu öneri, 2-2.5 aylık bir
hazırlık sürecinden sonra kapsamlı çözüm müzakerelerinin başlamasını ve 2008
yılı sonundan önce soruna çözüm bulunmasının hedeflenmesini öngörüyordu. Bu
kapsamda beş çalışma grubunun ve yeterli sayıda teknik komitenin oluşturulması
önerilmişti. Bu önerimiz hala daha masadadır ve olumlu veya olumsuz bir
şekilde yanıtlanmış değildir.
Bu önerinin 8 Temmuz anlaşmasına uygun olduğu, 5 Eylül
görüşmesinde bizzat BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Moller, 16
Ekim görüşmesinde BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve daha pek çok lider veya
temsilci tarafından ifade edilmiştir.
Cumhurbaşkanımızın 16 Ekim 2007 tarihinde BM Genel
Sekreteri’ne sunduğu Güven Artırıcı Önlemler paketi de 8 Temmuz anlaşmasına
tamamen uygundur. 8 Temmuz anlaşmasının bir parçası olan ilkeler dizisinin
5’nci maddesinde Güven Artırıcı Önlemlerin, Kıbrıslı Türk ve Rumların
hayatlarının daha iyi olması için elzem olduğu açık bir şekilde
belirtilmiştir.”
Hasan Erçakıca, bir soruyu yanıtlarken, Lokmacı Kapısı’nın
her an açılmaya hazır olduğunu kaydetti ve Rum tarafının onayının beklendiğini
belirtti. Erçakıca, “Bizim açımızdan her şey yapıldı. Her şey
neticelendirildi. Sadece bariyerin kaldırılıp görevlilerin yerine oturması
var” dedi.
Hasan Erçakıca, Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan
Stratejik Ortaklık Anlaşması’yla ilgili soruyu yanıtlarken de, bu tür
adımların çoktan atılması gerektiğini kaydetti, benzeri adımların diğer
ülkeler tarafından da atılması gereğine işaret etti.