www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  30 Ekim 2007
 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ 84 YAŞINDA…
TALAT: EŞİTLİK HAKKIMIZI YOK SAYAN ZİHNİYETE TESLİM OLMAYACAĞIZ

BAŞBAKAN SOYER’İN CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “TÜRK ULUSUNA SAVAŞ İLAN ETMİŞ DÜŞMANLAR VE ONLARIN KUKLALARI OLAN ALÇAK TERÖRİSTLER EMELLERİNE ASLA ULAŞAMAYACAKLAR”

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. TURGAY AVCI’NIN AÇIKLAMASI
“KKTC TERÖRİZMLE MÜCADELEDE ULUSLARARSI TOPLUMLA DAYANIŞMA VE GÜÇ BİRLİĞİ İÇİNDE”

TALAT: “PAPADOPULOS’UN ÖNERİLERİ ÇÖZÜMÜ ERTELEMEYİ AMAÇLIYOR”

 


 
 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ 84 YAŞINDA…
TALAT: EŞİTLİK HAKKIMIZI YOK SAYAN ZİHNİYETE TESLİM OLMAYACAĞIZ

Türkiye Cumhuriyeti’nin 84’üncü kuruluş yıldönümü dün Türkiye’de olduğu gibi KKTC’nin dört bir yanında da kutlandı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle tüm yurtta törenler ve çeşitli etkinlikler düzenlendi. Başkent Lefkoşa’da Atatürk Anıtı ve Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda iki ayrı tören yapıldı. Kutlamalar Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin ile Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu’nun tebrik kabulüyle başladı.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’ndaki Cumhuriyet Bayramı töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin 84. kuruluş yıldönümünü her zamankinden daha anlamlı bir dayanışma ruhu içinde kutladıklarını belirterek Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü, demokratik birliğini teröre karşı koruma mücadelesinde yeni bir aşamaya gelindiğine işaret etti.

Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşme, hak ve çıkarlarını ilerletme uğraşısında da yeni bir evreye gelindiğini kaydeden Talat, tarihten güç alarak yeni hamleler yapmak için 29 Ekim 1923’ün bir kez daha hatırlanmasını istedi.

Cumhurbaşkanı Talat, “Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri düzeydeki öngörüsü, en zor şartlar altındaki cesareti, birçoklarının imkânsız saydığı devrimlerle Türkiye Cumhuriyeti’ni kurması, hepimize ilham kaynağı olmaya devam ediyor… İçinde bulunduğumuz yeni aşamada bize derin bir güç ve mücadele azmi veriyor” diye konuştu.

Talat, bugün artık Avrupa Birliği içinde yer almaya hazırlanan bir Türkiye Cumhuriyeti olduğuna dikkat çekti ve ekonomisiyle, toplumsal, idari, hukuki düzeniyle dünyada bir model oluşturan, her anlamda bölgesel güç olan bir Türkiye Cumhuriyeti bulunduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıslı Türklerin, Türkiye Cumhuriyeti’nin 84. yılındaki bu parlak gelişmesinden gurur duyduğunu, çünkü Türk ulusal kurtuluş savaşına ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna destek olduklarını belirterek şöyle konuştu:

“Anadolu ve Rumeli Muhacirlerine Yardım Cemiyetleri, İttihat-Terakki ve Kuvay-ı Milliye ile çeşitli düzeylerde işbirliği, nihayet Cumhuriyetin ilk döneminde yetkin insan kaynaklarının devlet kuruculuğunda çeşitli roller üstlenmesine kadar, Kıbrıs Türk halkı da, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde aktif biçimde yer aldı. O nedenle Kıbrıs Türkü kendisiyle de gurur duyuyor.”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, konuşmasının sonunda, 84 yıl önce atılan temellerin sağlamlığına olan inançla Atatürk Türkiye’sinin ülkeye yönelen her türlü tehdide, tarihteki örnekleriyle de kanıtlandığı gibi, susturucu yanıt vereceğinden en küçük bir kuşku duymadıklarını belirtti.

Konuşmasında Kıbrıs sorununa da geniş biçimde değinen Talat, Kıbrıslı Türklerin çözümle AB’yle bütünleşmesini sağlamanın ve aynı zamanda da kesintisiz bir uyum süreciyle Türkiye Cumhuriyeti’nin AB’ye tam üyeliğini desteklemenin, halkın kendilerine verdiği önemli bir görev olduğunu ifade etti.

Avrupa Birliği’nin, Kıbrıs Rum tarafını BM zemininde çözüm için teşvik etmesi, Kıbrıslı Türklere verilen sözleri yerine getirmesi gerektiğini belirten Talat, aksi takdirde Türkiye’de olduğu gibi, Kıbrıslı Türkler arasında da AB’nin, giderek inandırıcılığını, itibarını daha da yitireceği uyarısında bulundu.

Kıbrıs Türk halkının hâlâ ambargo ve izolasyon altında kapalı bir toplum hayatına mecbur edilmesinin kabul edilemez bir tutum olduğunu vurgulayan Talat, “Kıbrıs Rum Yönetimi’nin dayatmalarına uluslararası toplum ve Avrupa Birliği teslim olsa dahi, biz hiçbir zaman bunu kabul etmeyecek, bu ülkedeki eşitlik ve ortaklık haklarımızı yok sayan zihniyete teslim olmayacağız. Kıbrıs Rum yönetimi anlayamıyorsa bile, artık bunu uluslararası toplumun anlaması gerekir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Talat, bugün, KKTC’nin içinde bulunduğu açmazların büyük ölçüde uluslararası toplumun ve Avrupa Birliği’nin hatalarından, tek yanlı tutumundan, Kıbrıs Türk halkının temel hak ve özgürlüklerini göz ardı etmesinden kaynaklandığını vurguladı.

Kıbrıslı Türklerin özellikle son yıllarda uluslararası toplumla, Avrupa değerleriyle ne kadar uyumlu davrandığını ve dünya dili konuşan olgun bir halk olduğunu artık herkesin bildiğine işaret eden Talat, “Buna rağmen, gerek Avrupa Birliği, gerekse uluslararası toplum kendi yanlışından dönmek için gereken adımları atmıyor. Kıbrıs Türk halkının hala ambargo ve izolasyon altında kapalı bir toplum hayatına mecbur edilmesi kabul edilemez bir tutumdur. Kıbrıs Rum Yönetimi’nin dayatmalarına uluslararası toplum ve Avrupa Birliği teslim olsa dahi, biz hiçbir zaman bunu kabul etmeyecek, bu ülkedeki eşitlik ve ortaklık haklarımızı yok sayan zihniyete teslim olmayacağız. Kıbrıs Rum yönetimi anlayamıyorsa bile, artık bunu uluslararası toplumun anlaması gerekir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Talat, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bugün, Rum tarafının ortaya koyduğu olumsuz irade nedeniyle hâlâ süren Kıbrıs sorununun, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği, iki kesimlilik ve Türkiye’nin garantörlüğünün devamı çerçevesinde çözümünün, sadece adamızda değil, bölgemizde ve dünyamızda da barışın sağlanmasına katkıda bulunacağı kuşkusuzdur. Biz barış istiyoruz. Kıbrıs sorununun çözümü, BM zemininde ve 40 yılı aşkın bir süreçte biçimlenmiş olan BM parametreleri çerçevesinde gerçekleşebilir. Rum tarafının dayatmacılığı çıkış yolu değil, olsa olsa yeni bir düşmanlık ve ayrılık için kışkırtıcılıktır. Avrupa Birliği’nin de, Kıbrıs Rum tarafını BM zemininde çözüm için teşvik etmesi, Kıbrıslı Türklere verilen sözleri yerine getirmesi gerekir. Yoksa Türkiye’de olduğu gibi, Kıbrıslı Türkler arasında da AB, giderek inandırıcılığını, itibarını daha da yitirecektir.

Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı AB üyeliğiyle elde ettiği avantajlı konumu, Kıbrıs’ta barışçı ve adil bir çözümü zorlaştırmak için kullanmasının önüne geçmek Avrupa Birliği’nin birincil görevi olmalıdır. Biz, Türk tarafı olarak her türlü yapıcı görüşmeye hazırız. Gerek Birleşmiş Milletler, gerekse Avrupa Birliği nezdinde attığımız son adımlarla da barıştan, çözümden, uzlaşmadan yana tutumumuzu ortaya koyduk.”

Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Rum tarafının, çözüm olmadan AB’ye girmesine fırsat verilmesinin bir hata olduğunu, şimdi Avrupa’daki en yetkili ağızlardan daha sık duymaya başladıklarına işaret ederek, bunu seslendirmenin tek başına bir şey ifade etmediğini; gereğinin de yapılması gerektiğini vurguladı.

Talat, “Kıbrıs Türklerinin bugün karşı karşıya bulunduğu birçok olumsuzluk bunun sonucudur ve çıkış yolu da burada yatıyor: Halkımız ‘çözüm ve AB’ diyerek bu çıkış yolunu göstermiş ve bu hedef doğrultusunda bize görev vermiştir. Kıbrıslı Türklerin çözümle Avrupa Birliği ile bütünleşmesini sağlamak, aynı zamanda da kesintisiz bir uyum süreciyle Türkiye Cumhuriyeti’nin AB tam üyeliğini desteklemek, halkımızın bize verdiği önemli bir görevdir” dedi.

Her hal ve şartta, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların kendi ülkelerinde barış içinde yaşamasının sağlanabileceğine inanç belirten Cumhurbaşkanı Talat, şöyle devam etti:

“Bunu çocuklarımız için sağlamalıyız... Her geçen gün Kıbrıs’taki bölünmenin daha kalıcı olduğu, geri dönülmez bir yola girdiğimiz doğrudur. Kıbrıs Rum liderliğinin de var olan kesin ve kalıcı bölünme tehlikesini açık seçik görmesi ve aynı zamanda bir barış ve çözüm için hala geç kalmadığımıza inanç duyarak harekete geçmesi beklentimizdir. Bunun fazla iyimser bir beklenti olduğunu düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artsa da, biz iyimserliği elden bırakmadan çalışmaya devam edeceğiz. Tıpkı, Mustafa Kemal Atatürk’ün yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve bugünlere getiren tüm siyasilerin gösterdiği iyimser kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.”

 

BAŞBAKAN SOYER’İN CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI

“TÜRKİYE; ATATÜRK'ÜN AYDINLATTIĞI YOLDA VE GÖSTERDİĞİ HEDEF DOĞRULTUSUNDA İLERLEMESİNİ SÜRDÜRMÜŞ, LAİK VE DEMOKRATİK YAPISIYLA ÖRNEK ALINAN BİR MODEL, İSTİKRAR VE GÜÇ ÖĞESİ DURUMUNA GELMİŞTİR”

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Türkiye Cumhuriyeti’nin 84’üncü kuruluş yıldönümü dolayısıyla yayınladığı “Cumhuriyet Bayramı Mesajı”nda, yüce Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin 84. yıldönümünü Kıbrıs Türk halkı olarak coşku içinde kutladıklarını belirterek, Türk halkına gün dolayısıyla saygılarını ve en iyi dileklerini sundu.

“Türkiye, Cumhuriyet’in ilanıyla, Türk halkının kötüye giden yazgısını tersine çevirmiş, Atatürk'ün aydınlattığı yolda, O’nun gösterdiği hedef doğrultusunda ilerlemesini sürdürmüş, laik ve demokratik yapısıyla örnek alınan bir model, istikrar ve güç öğesi durumuna gelmiştir” diyen Soyer, Cumhuriyet’in, “toplumu ümmetten ulus, bireyi kuldan yurttaş konumuna yükselten bir Aydınlanma Devrimi” olduğunu kaydetti.

29 Ekim’in bir doğuşun ve bir devrimin yıldönümü olduğunu ifade eden Başbakan Soyer, mesajında şunları kaydetti:

“Dünya tarihinde seçkin yeri bulunan bu Devrim, 20. yüzyılın en büyük çağdaşlaşma hareketlerinden biridir, Türkiye’nin çağdaş ülkeler ve değerler sistemine girebilmesini, orada kalabilmesini sağlamıştır.

Atatürk, ‘Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve biçimi ile uygar bir toplum haline ulaştırmaktır. Devrimimizin temel ilkesi budur’ sözüyle, Türk Devrimi’nin çerçevesini ortaya koymuştur.

Türk Ulusunu demokrasi, hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler gibi evrensel değerlerle buluşturan Cumhuriyet yönetimi, köklü değişim sürecinin temeline laiklik ilkesini yerleştirmiştir. Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'nin yeniliklere açık, aklı ve bilimi ön plana çıkaran en temel niteliğidir.”

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Türkiye Cumhuriyeti’nin vazgeçilmez önemdeki niteliklerinden birinin de “ulus devlet olması” olduğunu belirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal sınırlar içinde, aynı geçmişi ve geleceği paylaşan yurttaşların oluşturduğu bir ulus devlet olarak kurulduğunu vurguladı.

Soyer, Cumhuriyet’in, etnik kökeni ne olursa olsun tüm yurttaşlarını Türk Ulusu çatı kimliğinde birleştirdiğini de ifade ederek, “Türkiye Cumhuriyeti halkı ve dünyanın her bir yanında yaşayan Türkler için en önemli yere haiz olan bu özel günü, bu duygu ve düşüncelerle kutluyor, herkese esenlikler diliyorum” dedi.

 

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “TÜRK ULUSUNA SAVAŞ İLAN ETMİŞ DÜŞMANLAR VE ONLARIN KUKLALARI OLAN ALÇAK TERÖRİSTLER EMELLERİNE ASLA ULAŞAMAYACAKLAR”

Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, 29 Ekim 1923’ün ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin, Anavatan Türkiye’nin güvenlik ve refah içinde, hukuk devleti ve insan haklarına dayalı bağımsız bir Türk devleti olarak yaşama kararlılığına ulaşmak adına atılmış en önemli adımlardan bir olduğunu kaydetti.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Tugay Avcı, Türkiye Cumhuriyeti’nin 84. yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:

“29 Ekim 1923, Anavatan Türkiye’nin güvenlik ve refah içinde, hukuk devleti ve insan haklarına dayalı bağımsız bir Türk devleti olarak yaşama kararlılığına ulaşmak adına atılmış en önemli adımlardan birisidir. 84 yıl önce bugün, Yüce Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluşunu ilan etmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Atatürk ve mücadele arkadaşlarının gösterdiği “çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma” hedefine yakınlaşmış olan ve bu ideal çerçevesinde yılmadan çalışan Yüce Türk milleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütünlük içinde çağdaş dünyayla bütünleşmek için kararlılığını ve mücadelesini kesintisiz sürdürmektedir ve sürdürmeye devam edecektir.

Bu yıl Cumhuriyet bayramını buruk kutluyoruz. Anavatandaki terör olayları, bütün Türk alemini derinden yaralamıştır. Fakat acımız, azim ve kararlılığımızı asla engelleyemez. Anavatan Türkiye’nin ve KTC’nin bağımsız ve egemen devletler olarak sonsuza kadar yaşaması için canlarını vermiş olan Aziz Şehitlerimizin Ruhları Şa’d olsun. Şehitlerimiz, ulusumuzun kalbinde yaşamaya devam ediyorlar.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı, KKTC halkının güvencesi, umudu ve gururu olarak bizlere güç vermeye devam etmektedir. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 84. Kuruluş yıldönümünü ve Cumhuriyet Bayramımızı büyük bir heyecan, gurur, onur, fakat en çok da coşku içinde kutluyoruz. Türk Ulusuna savaş ilan etmiş düşmanlarımızın ve onların kuklaları olan alçak teröristlerin emellerine ulaşmaları asla söz konusu olamayacaktır.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için can vermiş, kan dökmüş ve mücadele etmiş bütün şehitlerimizi, gazilerimizi, isimsiz kahramanlarımızı saygıyla ve minnetle anıyoruz. Bu kutsal mücadeleyi sürdüren kahraman Mehmetçiklerimize ve Türk ulusunun bütün fertlerine Kıbrıs Türkleri olarak her koşulda yanlarında olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

Bağımsız ve Egemen Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC, Sonsuza Kadar Yaşayacaktır.”

 

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. TURGAY AVCI’NIN AÇIKLAMASI
“KKTC TERÖRİZMLE MÜCADELEDE ULUSLARARSI TOPLUMLA DAYANIŞMA VE GÜÇ BİRLİĞİ İÇİNDE”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, “terörizme kucak açmakla” suçladığı Avrupa Birliği üyesi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni şiddetle kınayarak “uluslararası camiaya Rum tarafının teröre yataklık etmesine izin verilmemesi gerektiğini hatırlatırız”dedi.

Avcı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin terörizmle mücadelede uluslararası toplumla tam bir dayanışma ve güç birliği içinde hareket etmekte olduğunu vurguladığı 26 Ekim 2007 tarihli açıklamasındfa şu ifadeleri kullandı:

“Eli kanlı terör örgütü PKK’nın Anavatan Türkiye’ye yönelik hain saldırıları sürerken Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin kucak açtığı PKK militanları dün, Güney Kıbrıs’ta Türkiye ve ülkemizi hedef alan çirkin sloganların atıldığı bir miting düzenledi. Ülkemizin ve Türkiye’nin seçilmiş liderlerine hakarette bulunmalarını ve bulunmalarına izin verilmesini şiddetle kınıyoruz.

Güney Kıbrıs’ta büro açan ve faaliyet gösteren otuz binden fazla Türk vatandaşını katleden bölücü terör örgütü PKK’nın yıkıcı faaliyetlerine GKRY’nin destek vermekten kaçınmadığı bir kez daha gün ışığına çıkmıştır. PKK’nın Güney Kıbrıs’ta artan faaliyetlerini engellemek bir yana, Rum Yönetimi’nin terör örgütüne verdiği siyasi, maddi ve lojistik destek Kıbrıs Türk tarafınca ilgili tüm taraflara defalarca duyurulmuştur.

Hatırlanacağı üzere, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı’nın 2007 yılında yayınladığı “2006 Terörizm Raporu” da, PKK’nın Güney Kıbrıs’taki terörizmi destekleyen faaliyetlerini teyit etmişti. Bunun yanında, terörist başı Abdullah Öcalan’ın Kenya’da Kıbrıslı Rum istihbarat görevlisi Lazaros Mavros’a ait Kıbrıs Rum diplomatik pasaportuyla Yunan Büyükelçiliği’nde yakalandığı hala hafızalardadır.

1955-1974 yılları arasında insanlığa karşı suç işleyen EOKA terörüne bizzat maruz kalan ve 1960 Ortaklık Cumhuriyeti’nden silah zoruyla dışlanan Kıbrıs Türk halkı terörizmi, kaynağı ne isterse olsun, her zaman lanetlemektedir. Kıbrıs Türk halkının temsilcisi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin terörizmle mücadelede uluslararası toplumla tam bir dayanışma ve güç birliği içinde hareket etmekte olduğunu bir kez daha duyururuz.

Uluslararası toplumun dünya barış ve güvenliğini tehdit eden terörizme karşı ortak mücadele çabalarının aksine, terörizme kucak açan AB üyesi GKRY’ni şiddetle kınar, uluslararası camiaya Rum tarafının teröre yataklık etmesine izin verilmemesi gerektiğini hatırlatırız.”

 

TALAT: “PAPADOPULOS’UN ÖNERİLERİ ÇÖZÜMÜ ERTELEMEYİ AMAÇLIYOR”

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ALİTHİA gazetesine verdiği söyleşide, 2008 içerisinde çözüm taahhüdünde bulunduğunu belirterek Kıbrıs sorunundaki mevcut durum hakkında açıklamalarda bulundu.

Bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Talat, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’la yaptığı görüşmeye değinerek Genel Sekreter’den; 2008’de çözümü hedefleyen bütünlüklü müzakereler süreciyle ilgili olarak inisiyatif üstlenmesini talep ettiğini söyledi.

Güney Kıbrıs’taki birçok siyasetçinin ve de Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un, kendisini ve “8 Temmuz anlaşmasının hayata geçmesine imkân vermeyen” Türkiye’yi “uzlaşmaz” olarak suçladığına işaret edilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Papadopulos’a 8 Temmuz sürecinin ön hazırlık döneminin 2.5 ayla sınırlandırılmasını ve 2008 yılı sonuna kadar çözüm bulunması için iki liderin müzakerelere başlamasını önerdiğini hatırlattı.

Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a, 8 Temmuz anlaşmasının hayata geçirilmesinin ileriye götürülmesiyle ilgili 8 önerisinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Papadopulos’un önerilerinin çözümü ertelemeyi ve çözümü bilinmeyen ve belirsiz bir zaman havale etmeyi amaçladığını söyleyerek, belirsiz bir süreç içerisine girilmesi durumunda kaybedileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Talat ayrıca Papadopulos’un önerilerinin Gambari’nin mektubunun bazı açık olmayan noktalarından daha çok karışıklığa neden olduğunu, söz konusu önerilerde ne belirlenmiş tarihlerin, hedeflerin, ne de özlü bir şeyin bulunmadığını belirtti ve tek bahsedilen şeyin görüşmeler için bir araya gelinmesi olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Talat, Papadopulos’un önerileri hakkında “Bizi verimsiz konuşmalarla ilgili karanlık bir zaman tüneli tuzağına düşürmeye çalışıyor” dedi.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU