TALAT-BAN GÖRÜŞMESİ...
New York’taki Birleşmiş Milletler Binası’nda yer alan ve
yerel saatle 15.00’te (KSİ 22.00) başlayan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat-Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon görüşmesi, görüşme
öncesinde planlandığı gibi 30 dakika sürdü. Görüşmede Talat’a, KKTC’nin New
York Temsilcisi Büyükelçi Kemal Gökeri ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü
Asım Akansoy eşlik etti.
Kofi Annan’dan BM Genel Sekreterliği görevini bu yılın ilk
gününde teslim alan Ban Ki Moon’la ilk kez buluşan Cumhurbaşkanı Talat,
görüşmenin ardından, basın mensuplarına açıklamalar yapıp görüşme hakkında
bilgiler verdi.
Talat, çözümün aciliyetinin bir gerçeklik olduğunu, zamanın
tükenmekte olduğunu, adadaki bölünmüşlüğün kalıcı bir hal almakta olduğunu
söyleyerek, Kıbrıs sorununa 2008 yılının sonuna kadar kapsamlı çözüm
bulunmasına yönelik müzakereleri başlatması için Ban’dan konuya müdahil
olmasını istediğini açıkladı.
Ban’a, güven artırıcı önlemler konusunda bir öneri paketi
sunduğunu da duyuran Talat, bu paket içerisinde, adada yeni geçiş kapılarının
açılmasının da var olduğunu belirtti. Talat, “Bu önerilerimiz, 2006 yılının
Temmuz ayında yaptığımız önerilerimizin bir bakıma revize edilmiş halidir. Bu
nedenle Ban’dan olumlu bir yaklaşım bekliyoruz” dedi.
İki halk arasında güven yaratıcı önlemlerin hayata
geçirilmesinin önemli bir adım teşkil ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı
Talat, bu çerçevede, adadaki bölünmüşlüğe son vermek için, çözüm için,
uluslararası toplumun ilgisini beklediklerini kaydetti.
Bir gazetecinin, Rum Yönetimi Başkanı Papadopulos’un Ban’a
sunduğu, ancak daha geçen gün açıklanan öneriler hakkında bilgisi olup
olmadığını sorması üzerine Talat, konu hakkında bilgi sahibi olmadıklarını
söyledi. Talat, “Sadece basında çıkan haberlerden bilgi sahibiyim. Belki de
Papadopulos, benim, Ban’la gerçekleştirdiğim görüşmeyi baltalamak için bu
önerileri Genel Sekreter’e sundu; daha yeni yeni açıklama yönüne gitti” diye
konuştu.
Gambari sürecini destekleyip desteklemediğinin sorulmasına
karşılık Cumhurbaşkanı Talat, bu süreci desteklediklerini ifade etti ve “ancak
bunun hızlandırılarak hayata geçirilmesi önemlidir” dedi. Mehmet Ali Talat, 5
Eylül’de Papadopulos’la gerçekleştirdiği görüşmede, kendisine, kapsamlı çözüm
için müzakerelere hemen başlanması çağrısı yaptığını anımsatarak, bu
önerilerinin de zaten Gambari sürecinin parametreleri içinde olduğunu
kaydetti.
Talat, Ban’a sunduğu güven yaratıcı önlemler paketinin
içeriğinin ne olduğuna ilişkin soruya karşılık ise, şu yanıtı verdi:“Öncelikle
bazı askeri öneriler; ki bu iki taraftaki halklara güven verici nitelik
taşıyor. Yeni geçiş kapılarının açılması da sunduğumuz öneriler arasında yer
alıyor. Ancak, özellikle BM ile Rum tarafının bu önerilerimize nasıl yanıt
vereceklerini bekleyip görmek lazım.”
Kıbrıs’a yeni BM Özel Temsilcisi atanması konusunun gündeme
gelip gelmediğine ilişkin soru üzerine ise Talat, “Konuyu tartışmadık. Ancak,
Genel Sekreter’den kapsamlı müzakerelerin başlatılması konusunda, gereğinin
yapılmasını istedik. Bunu yaparsa, zaten bir BM Kıbrıs Özel Temsilcisi ataması
gerekecektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, başka bir soruya karşılık, Kıbrıslı
Türklere uygulanan izolasyonların sona erdirilmesinin, BM ve uluslararası
toplumun önünde duran bir mesele olduğunu belirtti ve bunun çözülmesi
gerektiğini vurguladı. Talat, “Bu, gereksiz, anlaşılması mümkün olmayan bir
uygulamadır. Bu konuda, Genel Sekreter’in elinden geleni yapmasını istedim”
diye konuştu.
Rum tarafında yapılacak başkanlık seçimlerden ne
beklediğinin sorulması üzerine de Talat, Kıbrıs konusuna ilişkin her unsurun
seçim sürecinde Rum siyasiler tarafından kullanılan bir oyuncak olduğuna vurgu
yaptı ve “Dolayısıyla ne diyebilirim ki. Benim görüşüme göre, herkes, seçim
süreci olsun ve seçim süreci dışı olsun çözüme endekslenmeli” dedi.
ERÇAKICA’NIN BASIN BRİFİNGİ...
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, dün düzenlediği
haftalık basın brifinginde Rum tarafındaki silahlanma faaliyetlerini
değerlendirdi.
Rum Yönetimi’nin, Milli Muhafız Ordusu’nca gerçekleştirilen
Nikiforos 2007 tatbikatıyla 1 Ekim’deki resmi geçitte sergilenen saldırı
amaçlı ağır silahları kullandığına işaret eden Erçakıca, bu boyutta
silahlanmanın normal ve hoş karşılanacak bir durum olmadığını söyledi.
Erçakıca, “Kıbrıs Rum tarafı yıllardır savunma giderlerine
çok büyük miktarlarda para harcamakta ve bundan geri adım atmaya
yanaşmamaktadır. ‘Seferi personel’ diyerek bütün halkı silahlandırmakta, bu
silahları zimmete vererek evlerde ve arabalarda muhafaza edilmelerinin yolunu
açarak ‘militarist bir toplum” yaratmak için çalışmaktadır” dedi.
Hasan Erçakıca, şunları kaydetti: “Kıbrıslı Rum yetkililer
bu çabalarının gerekliliğe dayandığını ileri sürerek, bunun gerekçesi olarak
da Türk ordusunun adadaki varlığını işaret etmektedirler. Oysa Türk ordusunun
adamızdaki misyonu ve görevi, Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunduğu
zaman sona erecektir. Bu tutum, Türk tarafının her düzeydeki yetkilileri
tarafından defalarca ifade edilmiştir. Hal böyle iken, bu amaçlarının önündeki
en büyük engellerden birinin de Kıbrıs Türk halkı olduğunu görmezlikten
gelmektedirler.”
Rum tarafının iyi niyetle ve yapıcı bir şekilde müzakere
masasına oturarak Kıbrıs sorununun çözümü yönünde katkı yapması gerektiğini
yineleyen Erçakıca, “Bugün var olduğunu iddia ettikleri tüm sorunlar çözümle
birlikte ortadan kalkacak ve yeni kurulacak ortaklık devleti iki halkın
silahlar yerine, barışın gölgesinde yan yana yaşamasının önünü açacaktır”
dedi.
Hasan Erçakıca, dün brifinginde, gazetecilerin sorusu
üzerine, Rum tarafının kapılarla ilgili öneri sunduğu yönündeki açıklamalara
da değinerek, dün başlayıp bugün de devam eden çalışmalar neticesinde böyle
bir öneri iletilmediği sonucuna vardığını söyledi. Erçakıca, sınırlarla ilgili
olmasından dolayı askeri yetkililerle de temasa geçtiğini, ancak böyle bir
öneri yapılmadığı saptamasında bulunduğunu dile getirdi. Bu yöndeki haberleri
Talat-Ban görüşmesini etkisiz hale getirme teşebbüsü olarak niteledi.
Erçakıca, Rum tarafının öneri yaptığı açıklamalarının tam bir manipülasyon
olduğuna işaret etti.
CUMHURBAŞKANI TALAT NEW YORK’TA MUSEVİ
KURULUŞLARI BAŞKANLARI İLE KIBRIS KONUSUNU GÖRÜŞTÜ
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Amerika Birleşik
Devletleri’nin hem siyasi hem ekonomik alandaki en önemli lobilerinden birini
oluşturan Musevi kuruluşlarının başkanları (ADL) ile New York’ta Kıbrıs
konusunu görüştü.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, İftira -İnkarla Mücadele
Birliği’nin (Anti Defamation League-ADL) New York’taki Merkez Binası’nda
gerçekleşen ve bir saat süren görüşme sonrasında basına yaptığı açıklamada,
toplantının öneminin altını çizerek, “Çok önemli ve memnuniyet verici bir
toplantı oldu. Çok sıcak karşılandık” dedi.
Cumhurbaşkanı, çok uzun bir hazırlık sonucu New York’ta
gerçekleşen toplantıda, Kıbrıs Türkü’ne uygulanan insanlık dışı izolasyonların
da gündeme geldiğini, bu konuda destek istediklerini ve bu desteği aldıklarını
ifade etti.
ABD’de oldukça güçlü ve önemli bir lobi olan Yahudi
lobisinin beyni durumundaki Musevi Toplulukları başkanlarının, Kıbrıslı
Türklere yardım etmek istediklerini kendilerine aktardıklarını kaydeden Talat,
“Bundan sonra gerek Amerika’da gerek dünyada bize yardımcı olacaklarını
söylediler” dedi..
Musevi Toplulukları başkanlarının da Kıbrıs’ta kapsamlı bir
çözümden yana olduklarını vurgulayan ve “Onların da hedefi; Kıbrıs’ta
bütünlüklü bir çözüme ulaşılmasıdır” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Talat,
Kıbrıs’ta bütünlüklü bir çözüme nasıl ulaşılabileceğini, çözüm için Rum
tarafının nasıl hareketlendirilebileceğini ve izolasyonların kaldırılmasının
bu açıdan ne kadar önemli olduğunu kendilerine anlattıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı, bir soruya karşılık, Musevi kuruluşları
başkanlarını KKTC’ye davet ettiklerini ve bu davetlerine evet yanıtı
aldıklarını da ifade etti.
Talat bu arada BRT’nin, geçmişte Kıbrıs’la da bağları olan
Yahudilerin göçünü (Exodus) ve dramını anlatan bir belgesel hazırladığına
işaret ederek, bu konuda da bilgi verdikleri Musevi kuruluşları başkanlarının
bundan memnuniyet duyduğunu kaydetti.
ADL’nin Ulusal Konulardan Sorumlu Üst Düzey Direktör
Yardımcısı Ken Jacobson da görüşme sonrasında basına yaptığı açıklamada,
Amerikan Musevi Kuruluşları başkanları olarak görüşmede, Cumhurbaşkanı Mehmet
Ali Talat’tan Kıbrıs sorunu hakkında ve 2004 referandumuna kadar gelen süreçle
ilgili önemli bilgiler edindiklerini söyledi. Jacobson, “Toplantı bizim için
önemli bir öğrenme süreci oldu” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile gerçekleştirdikleri
toplantından memnuniyet duyduğunu ve gelecekte bu tür görüşmeleri devam
ettirmeyi umduklarını ifade eden Jacobson, “Bu toplantıda ele alınan konuları,
kendi aramızda görüşüp bir sonraki adımımızın ne olacağına karar vermemiz
gerekmektedir” şeklinde konuştu. Jacobson şöyle dedi: “Daha da önemlisi
bugünkü görüşme sonrasında Kıbrıs sorununu daha iyi anlamış bulunuyoruz.
Sanırım çoğumuz bugüne kadar Kıbrıs sorununa gerekli dikkati vermedik ve bugün
ilk defa Kıbrıs sorununu daha önce duymadığımız ve bilmediğimiz yeni bir bakış
açısından dinleme fırsatı elde ettik. Sayın Talat’la bizzat görüştük ve bu
daha önce sahip olmadığımız bir bakış açısı verdi bize. Bu nedenle bugünkü
toplantı bizim için büyük bir önem taşımaktadır.”
AVCI HOLLANDALI AKADEMİSYENLERİ KABUL ETTİ
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı,
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı’nın (TESEV) dış politika programı
çerçevesinde yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde KKTC’de bulunan Hollandalı
akademisyenleri kabul etti.
Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Vakfın
Kıbrıs politikaları çerçevesinde hazırlanan “Kıbrıs Sorununun Hukuki Boyutu”
isimli proje konusunda araştırma yapan heyet, Avcı’dan, Kıbrıs sorununda
yaşanan son gelişmeler ve adadaki mevcut durum hakkında bilgi aldı.
Bakan Avcı, akademisyenlere, Kıbrıs sorunu, iki toplum
arasında bugüne dek yürütülen görüşmeler, referandum süreci ve sonrasında
yaşanan gelişmelerle ilgili bilgiler verdi. Avcı, Kıbrıs Türk tarafının
uluslararası camiadan beklentilerini de heyete aktardı.
Akademisyenler ise, görüşmede, Kıbrıs sorununun hukuki
boyutuyla ilgili ilk toplantılarını daha önce Lahey’de gerçekleştirdiklerini
belirtti ve bu toplantıda bilgi kaynaklarının büyük bir bölümünün Rum
tarafından olduğunu ifade etti.
Heyet üyeleri, bu kadar hassas bir konuda tarafsız bilgi
alma zorunluluğu hissettikleri için, Kıbrıs Türk makamlarıyla da görüşmek
istediklerini kaydetti.
Heyet üyeleri, “Kıbrıs Sorununun Hukuki Boyutu” isimli
araştırma raporunu, Avrupa’nın çeşitli yerlerinde sunacaklarını da aktardı.