www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  15 Ekim 2007
 

CUMHURBAŞKANI TALAT ABD’YE GİTTİ

BAŞBAKAN SOYER, ALMANYA’DAN YURDA DÖNDÜ

DIŞİŞLERİ BAKANI TURGAY AVCI KURİER DERGİSİYLE MÜLAKAT YAPTI

 


 
 

CUMHURBAŞKANI TALAT ABD’YE GİTTİ

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, New York’a gitmek üzere dün sabah Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden ayrıldı.

Eşi Oya Talat’la birlikte ABD’ye giden Cumhurbaşkanı Talat’ın, New York temaslarını tamamlamasının ardından 18 Ekim Perşembe akşamı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne dönmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Talat’ın eşi Oya Talat da New York’ta çeşitli temaslar yapacak. BM Sivil Toplum Örgütleri Komitesi Bölüm Şefi Yardımcısı Michelle Fedoroff’la görüşecek olan Oya Talat, Kadın Ayrımcılığına Karşı Forum örgütünün onuruna düzenleyeceği çaya da katılacak.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ile salı günü New York’ta yapacağı görüşme için dün sabah uçakla İstanbul’dan ABD’ye hareket eden Talat, hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ile görüşmesinde Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin yeni bir öneri götürüp götürmediğine” ilişkin bir soru üzerine de “Yeni bir öneriden çok, açıklık getireceğimiz bazı düşüncelerimizi Sayın Genel Sekretere götüreceğiz. Tabii, tartışmanın seyri içerisinde bazı yeni görüşler ortaya koyabiliriz. Ancak bunu görüşme olmadan yorumlamak mümkün değil” diye konuştu.

Talat, Kıbrıs Rum yönetiminin KKTC’nin izolasyonuna yönelik hareketlerini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de, ulaşım hakkının en temel insan haklarından biri olduğunu belirterek, şöyle dedi:“Bu aslında Kıbrıslı Türklere reva gördükleri muamelenin bir tezahürüdür. Sanki Kıbrıslı Türkleri adanın içine hapsedecekler. Yazık ediyorlar. Biz Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olan bir halkız. Dolayısıyla ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar bundan bir adım bile geri çekilmemiz söz konusu değil. İzolasyonları kaldırmak hedefimiz olmaya devam edecek. Ama esas hedefimiz Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümüdür. Bu da BM çerçevesinde olacak. Genel Sekreterle görüşmemizin ana gündemi de bu.”

Talat, bir gazetecinin “Avrupa Parlamentosu üyesi Rum milletvekili Marios Matsakis’in, İncirlik Üssü’nün kapatılması durumunda Baf’taki Andreas Hava Üssü’nün ABD’ye verilmesi önerisini nasıl değerlendirdiğini” sorması üzerine, şunları söyledi:“Sayın Matsakis’in kendinden menkul görüşleri var. Böyle bir öneri ancak ondan gelirdi diye düşünüyorum. Buyursunlar isterlerse değerlendirsinler.”

Cumhurbaşkanı Talat, “Kıbrıs Rum yönetiminin Kıbrıs’taki Türk askerlerinin adadan çıkarılması görüşünü dile getirirken, başka bir ülke askerlerine üs teklifini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine de, “Matsakis sadece Kıbrıs’taki Türk askerlerinin değil, aynı zamanda İngiliz üslerinin de çıkarılmasını istiyor. Üslerin kapatılmasını istiyor. Çelişki her aşamada, sadece Türk askerine yönelik yaklaşımında değil. Ona özgü bir öneri” dedi.

 

BAŞBAKAN SOYER, ALMANYA’DAN YURDA DÖNDÜ

Başbakan Soyer, 9 Ekim Salı günü gittiği Almanya’nın başkenti Berlin’deki temaslarını tamamlayarak önceki gece yurda döndü.

Almanya ziyaretinin oldukça faydalı sonuçlar doğurduğunu belirten Başbakan Soyer, Almanya’nın eski başbakanlarından aynı zamanda siyasal yaşamda oldukça etkili bir isim olan Gerhard Schroeder’in 2008’in ilk dönemi içinde Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret edeceğini açıkladığını; bu ziyaret için gerekli organizasyonlara başlayacaklarını bildirdi.

Soyer, Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth’un da gelecek yıl bir heyetle ülkeyi ziyaret edeceğini kaydetti. Schroeder ve Roth’un Kıbrıs Türk halkı üzerinde süren izolasyonların anlamsızlığını ve Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün Avrupa’ya yarattığı sıkıntıları oldukça net şekilde dile getirdiğini belirten Başbakan Soyer, “Ve Avrupa’nın vicdani sorumluluğunun Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonların kaldırılması olduğunu oldukça net vurgulamışlardır” dedi.

Başbakan Soyer, görüştüğü Alman yetkililerin BM parametrelerine bağlı görüşme sürecinin bir an evvel başlaması ve Kıbrıs sorununa kalıcı, kapsamlı bir çözüm gelmesi için olağanüstü bir gayret sarf edilmesi gerektiği üzerinde durduğunu kaydetti.

Berlin’de ayrıca Sosyal Demokrat Parti Meclis Grup Başkan Yardımcıları ve sözcüler Axel Schaefer, Walter Kolbow, Ute Kumpf, Çalışma Bakanlığı Müsteşarı ve SPD Türkiye-Kıbrıs Politikaları Sorumlusu Gert Andres; Türkiye kökenli milletvekilleri Lale Akgün, Emine Demirbüken, Filiz Polat, Murat Kalmış, Bilkay Öney, Özcan Mutlu ve Hakkı Keskin’le görüştüğünü; Berlin-Brandenburg Türk Alman İş Adamları Birliği (TDU) Başkanı Remzi Kaplan ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldiğini; bazı medya kuruluşlarına açıklamalar yaptığını belirten Soyer, “Oldukça verimli ve güzel bir çalışma gerçekleşmiştir” diye konuştu.

Başbakan Soyer, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğe dayalı çözümün haklı, istekli bir tarafı olduğunun ve üzerinde süren izolasyonların anlamsızlığının Alman kamuoyunca net olarak anlaşıldığını belirterek, görüştüğü Alman yetkililerin bugünkü çözümsüzlük şartlarının kabul edilmez olduğunu da vurguladıklarını ifade etti.

 

DIŞİŞLERİ BAKANI TURGAY AVCI KURİER DERGİSİYLE MÜLAKAT YAPTI

Hollanda’da yayınlanan Kurier dergisi, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ile Kıbrıs sorunu konusunda yapılan bir mülakata yer verdi.

Dışişleri Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre “Kıbrıs: Afrodit’in Sorunlu Çocuğu” başlığıyla verilen haberde, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs konusunda yapılan görüşmelerdeki durgunluktan endişe duyduğu ifade ediliyor.

Yazıda Bakan Avcı’nın, Kıbrıs Türk tarafının çözüm yönündeki iyi niyetini açıkladığı belirtilirken, Avcı’nın bu iyi niyete “Annan Planı’na ‘Evet’imiz bunun en açık göstergesidir” ifadeleriyle vurgu yaptığını kaydetti.

Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, mülakatta; Kıbrıs’ta çözümün BM himayesi ve AB’nin güçlü taahhüdüyle mümkün olabileceğini ifade etti.

Avcı, “AB’nin güçlü taahhüdüyle neyi kastediyorsunuz” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Birincisi, AB’nin bölünmüş bir Kıbrıs’ı üye olarak alması yanlıştı. İkincisi, Almanya’nın dönem başkanlığının başında AB ile serbest ticaret yapabileceğimiz temin edildi. Ancak geriye iki aylık bir süre kaldı ve Almanya bunu sonuçlandıramadı. Sizce daha küçük devletler, Portekiz ya da Slovenya bunu başarabilecek mi? AB büyük taleplerle karşımıza çıkacağına öncelikle vermiş olduğu sözleri yerine getirmeli. Bizim hedefimiz AB üyeliğidir. Biz Kıbrıslı Rumlardan daha demokratik ve Avrupalıyız.”

Referandum öncesinde bir ışık olduğunu belirten Avcı, Rum tarafının eşit haklar sunan bir çözüme hazır olmadığını ve Papadopulos’un güç paylaşımı istemediğini belirtti. Kıbrıs Türk tarafının sonsuza dek bekleyemeyeceğini de söyleyen Turgay Avcı, çözümün, ne kadar gecikirse o kadar zor olacağını vurguladı.

Bakan Avcı, mülakatta “En büyük anlaşmazlık noktalarından biri Ada’daki Türk ordusu” yorumuna ise, Türk askerinin bir çözüm bulunana dek adada kalacağını,1964’teki çatışmaların sonucu olarak adada bulunduğunu ve 1974’ten bu yana güvenlik ve istikrarın garantisi olduğunu ifade etti.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU