www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  11 Ekim 2007
 

BAŞBAKAN SOYER’İN BERLİN TEMASLARI

DIŞİŞLER BAKANI AVCI NİKİFOROS TATBİKATINI GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLMASINDAN DOLAYI RUM YÖNETİMİ’Nİ ELEŞTİRDİ

 


 
 

BAŞBAKAN SOYER’İN BERLİN TEMASLARI

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Cuma gününe kadar sürecek temasları için önceki gün gittiği Almanya’nın başkenti Berlin’de, yoğun temaslarda bulunuyor.

Başbakan soyer dün, Berlin-Brandenburg Türk-Alman İş Adamları Birliği (TDU) yetkililerinin ardından, Almanya hükümetinin büyük ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) Milletvekilleri Lale Akgün ve bu partinin Avrupa Politikaları Sözcüsü de olan Milletvekili Alex Schaefer’le Federal Parlamento’da bir araya geldi. Soyer, daha sonra Sosyal Demokrat Parti (SPD) Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Walter Kolbow ve Almanya Birlik 90/ Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth’la görüştü.

Başbakan Soyer, Lale Akgün Alex Schaefer’le yaptığı görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorunu çözümsüz kaldığı için Akdeniz’in ortak bir ekonomik alan olamadığını, Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün kimseye fayda getirmediğini, Güney Kıbrıs’ın da baskı altında bulunduğunu söyledi. Soyer, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’la yapacağı görüşmenin Kıbrıs sorununun çözümü için yeni avantajlar getireceğini kaydederek, “Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü, tahammül sınırlarının aştı” dedi.

Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs’ta çözüm ve eşitlik ilkeleriyle dünyada yer almak istediğini vurgulayan Ferdi Sabit Soyer, haksızlıklara karşı yollarını yürümeye devam edeceklerini belirtti.

Başbakan Soyer, Rum tarafının çözümden önce hem kendini hem de dünyayı aldatarak AB’ye üye olduğunu, Türkiye’nin AB üyeliğini engellemeye ve Kıbrıs Türk halkı üzerinde hakimiyet kurmaya çalışan yanlış politikasıyla dünyadan ağır eleştiriler aldığını söyledi.

Soyer, BM görüşme süreci ve parametrelerinde siyasi eşitlik ve iki bölgeliliğe dayalı bir çözüm bulunduğunu; Türkiye’nin de garantör ülke olarak bu çözümün bir parçasını oluşturduğunu söyledi.

Almanya Sosyal Demokrat Parti’nin Türkiye kökenli milletvekili Lale Akgün ise, Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonların kalkmasını ve Kıbrıslı Türklerin de Avrupa’nın parçası olmalarını istediklerini söyledi.

Akgün, Kuzey Kıbrıs’taki insanların da Güney’deki kadar refah içinde ve iyi yaşamasını sağlamanın görevleri olduğunu belirtti. Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs’ta çözüm için hep özverili olduğuna işaret eden ve 24 Nisan 2004 referandumunun sonucunu hatırlatan Lale Akgün, bu olumlu yaklaşım karşısında Almanya’ya da Kıbrıslı Türklere destek vermek düştüğünü vurguladı.

Lale Akgün, görüşmelerinin, bir araya gelmelerinin izolasyonların yavaş yavaş kalktığının bir sembolü olduğunu söyledi. Direkt ticaretin henüz istedikleri gibi gelişmediğini ancak Almanya Federal Meclisi’nde aldıkları kararla Kuzey Kıbrıs’a izolasyonların kalkmasını, Kıbrıslı Türklerin daha iyi yaşamasını ve Avrupa’nın bir parçası olmasını istediklerini vurguladı.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Alman hükümetinin büyük ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Walter Kolbow’la görüşmesinde, Kolbow ve Weiss’e Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs sorunuyla ilgili görüşlerini aktardı.

Kolbow da Kıbrıs’ta çözümün şart olduğunu ve kendilerinin de buna katkı için inisiyatifler üstlendiklerini söyledi. Başbakan Soyer’in Kıbrıslı Türklerin adada çözüm ve barış isteğini ve Rumların engellemelerini anlatmasına ve AB’nin buna karşı baskı yapması gerektiğini söylemesine atıfta bulunan Kolbow, Soyer’in haklı olduğunu ve kendisine sempati duyduğunu belirtti.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer ile Almanya Birlik 90/ Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth, Almanya’nın başkenti Berlin’deki görüşmelerinde Kıbrıs’ta barış mesajı verdiler.

Soyer, Yeşiller Partisi’nden, Kıbrıs’ta Birleşmiş Milletler nezdinde görüşmelerin başlaması için düşünsel baskı üretmesini istedi; Avrupa’ya da bağnaz, dar milliyetçiliğe yenilmemeleri çağrısı yaptı.

Soyer, adada kalıcı bir federal çözümden yana olduklarını, duvarları istemediklerini ve Doğu Akdeniz’in barış ve işbirliği alanına dönüşmesi için uğraş verdiklerini anlattı; çözümsüzlük uzadıkça fiziki duvarların beyinlerdeki duvarlara dönüştüğüne dikkat çekti. Başbakan Soyer, duvarların yıkılması için BM çözüm planına dört elle sarıldıklarını vurguladı.

Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth ise, Avrupa’nın, Kıbrıslı Rumların tutumundan ve her şeyi tıkamalarından bıktığını söyledi.

Roth, Almanya’nın ortak evleri Avrupa’da duvarların yıkılması için özel sorumluluk hissettiğini, Kıbrıs’taki duvarın Avrupa için utanç olduğunu kaydederek, insanların izole edilmesine de karşı olduklarını vurguladı. Kıbrıs’ta referandumda çıkan sonucu anımsatan Claudia Roth, barışa ulaşılması için görüşmelerin BM çerçevesinde sürmesi, adanın birleşmesinin takvimlemesinin hazırlanması gerektiğini belirtti.

Roth, Başbakan Soyer’i resmi bir ziyaret için Yeşiller Parti Merkezi’ne bilinçli davet ettiklerini de vurguladı ve Soyer’in Kıbrıs sorununun çözümü konusunda dile getirdiklerini sonuna kadar doğru bulduklarını söyledi.

“Bugüne dek birçok delegasyonun başında bulundum ve rahatlıkla söyleyebilirim ki Avrupalı siyasetçiler Rum politikacıların tutumundan, her şeyi tıkamasından bıktık, çok rahatsızız” diyen Roth, Başbakan Soyer’in adaya barış ve adil çözüm söylemlerine destek belirtti.

Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un Kıbrıs sorununun çözümü için verdiği sözlere rağmen BM çözüm planına “hayır” demesini eleştiren Claudia Roth, kendisine yönelik güveni de istismar ettiğini vurguladı.

 

DIŞİŞLER BAKANI AVCI NİKİFOROS TATBİKATINI GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLMASINDAN DOLAYI RUM YÖNETİMİ’Nİ ELEŞTİRDİ

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, çözüm çabalarına destek verilmesi gereken bir dönemde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin adada ve Doğu Akdeniz’de güvensizlik ve gerilim yaratma potansiyeline sahip faaliyetlerde bulunmasının, Rum tarafının Kıbrıs konusuna bakış açısını açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Avcı yazılı açıklamasında, şu ifadelere yer verdi:

“İki halk arasındaki güvensizliği derinleştirmeyi göze alarak silahlanma faaliyetlerini son zamanlarda daha da hızlandıran Güney Kıbrıs Rum Yönetimi “Rum Milli Muhafız Ordusu” Nikiforos planlı askeri tatbikatına başlamış bulunmaktadır.

Hatırlanacağı üzere, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi askeri tatbikatlara son verilmesi konusunda varılan mutabakata aykırı davranarak son üç yıldır tatbikatlar düzenlemektedir. Bu yıl düzenlediği askeri tatbikatta da GKRY yüz milyonlarca Kıbrıs Lirası harcayarak satın aldığı silah sistemlerini sergilemektedir.

Kıbrıs’ta siyasi eşitlik, iki bölgelilik ve yeni ortaklık gibi BM parametreleri çerçevesinde bir çözüme varılması yönündeki çabalara destek verilmesi gereken bir dönemde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin adada ve Doğu Akdeniz’de güvensizlik ve gerilim yaratma potansiyeline sahip faaliyetlerde bulunması, Rum tarafının Kıbrıs konusuna bakış açısını açıkça ortaya koymaktır. Rum Milli Muhafız Ordusu’nun tatbikat gerçekleştirmesi, Rum tarafının çözüm konusunda sahte tavır takındığını da kanıtlamaktadır.

İki taraf arasındaki güven ortamının oluşmasına katkı yapacağı düşüncesiyle, Kıbrıs Türk tarafı daha önceden varılan mutabakat çerçevesinde askeri tatbikatların durdurulmasını desteklemektedir. Ancak, Rum tarafının bu mutabakatı tek yanlı ihlal etmeye devam etmesi Kıbrıs Türk tarafınca kabul edilecek bir durum değildir.”

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU