BAŞBAKAN SOYER
VE BAŞBAKAN YARDIMCISI AVCI KKTC’YE DÖNDÜ
SOYER: “AB MÜKTESEBATINA UYUM KONUSUNUN 12 BAŞLIK ALTINDA GÖRÜŞÜLMESİ İÇİN
TEKLİF ALDIK”
AVCI: “HİÇ BİR ENGEL BİZİ AB HEDEFİNDEN DÖNDÜREMEYECEK”
Brüksel temaslarını tamamlayan Başbakan Ferdi Sabit Soyer
ile Roma’daki temaslarını tamamlayan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
Turgay Avcı, 20 Aralık gecesi KKTC’ye döndü.
Soyer ile Avcı, Ercan Havaalanı’nda bir basın toplantısı
düzenleyerek temasları hakkında bilgi verdi.
Başbakan Soyer, AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli
Rehn ile önceden ayarlanmış bir görüşme için Brüksel’e gittiklerini; Başbakan
Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Avcı’nın da İtalya’ya kültür ve turizm
temsilciliğinin açılması için gittiğini kaydetti. Soyer, bunların hükümetin
dışa açılmasının ileriye giden parçaları olduğunu söyledi.
Soyer, Kıbrıs Rum liderliğinin BM Genel Sekreteri’nin
raporunda yer verdiği izolasyonların kaldırılması çağrısının BM kararına
dönüşmemesi için AB ile Kosova konusunda çelişkisi olan Rusya’yı kışkırttığını
kaydetti. Soyer, Rum liderliğinin Kosova konusunda AB kararları lehine oy
vermek adına da, Olli Rehn ile yapılacak görüşmeyi sabote etmek için elinden
gelen çabayı gösterdiğini belirtti.
Başbakan, ne Rum hakimiyetçi liderliği ne de AB’nin
şantajlara boyun eğen kimi yetkililerinin Kıbrıs Türk halkının AB’de yer alma
sürecini engelleyemeyeceğini vurguladı. Soyer, hükümetlerinin AB vizyonundan
asla geri çekilmeyeceğini ve AB’de eşit bir halk olarak temsiliyet için
çabalarını kesintisiz ve etkili bir şekilde sürdüreceklerini belirtti.
AB ile yaptıkları görüşmelerde Yeşil Hat Tüzüğü, Mali
Yardım Tüzüğü ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü gibi teknik konuları görüştüklerini
söyleyen Başbakan, bunun yanında Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin olarak
2008’de Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili gündeme gelmesi beklenen BM
süreciyle ilgili isteklerini ve görüşlerini dile getirdiklerini, bu süreçte
AB’nin yapıcı rol oynamasıyla ilgili düşünce ve arzularını aktardıklarını
anlattı.
Bu görüşmelerin son derece yapıcı olduğunu kaydeden
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, mevcut üç tüzükle ilgili çalışmaların yanında,
yasaların, idari yapının AB norm ve kurallarına uyum sağlaması için iki hafta
önce kendilerine sundukları uyum programının altının AB yetkilileri tarafından
yeniden çizildiğini söyledi.
Soyer, AB yetkililerinin bu çerçevede belirtilen 12
başlıkla ilgili çalışmaların başlatılmasına yönelik dileklerini kendilerine
aktardıklarını kaydederek, hükümet olarak kendilerine getirilen bu 12 başlığa
yönelik olarak çalışmalardaki yerlerini büyük bir istekle alacaklarını
ilettiklerini ve bu konunun artık hükümet gündeminde olduğunu söyledi.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ise
yaptığı açıklamada, hiçbir engelin kendilerini AB hedefinden döndüremeyeceğini
belirtti.
Roma’ya bu yıl üçüncü kez gittiğini ve KKTC’nin Temsilcilik
Ofisi açılımını gerçekleştirdiklerini belirten Avcı, açılışa TC Büyükelçisi,
milletvekilleri, işadamları, KKTC’yi ziyaret etmiş eski siyasiler, yerel
yönetim temsilciler, sivil toplum temsilcileri ve diğer yetkililerin
katıldığını söyledi.
Ofisin, Avrupa ülkelerindeki üçüncü temsilcilik olduğuna
işaret eden Avcı, bu temsilcilik sayesinde turizm, eğitim, kültür ve ticaret
alanındaki gelişmelerin Kıbrıs Türk ve İtalyan halkının yakınlaşmasını
sağlayacağını kaydetti.
Avcı, İKÖ ülkeleri, Arap ülkeleri ve AB ülkelerine
açılımlara büyük önem verdiklerini ve bu konudaki çalışmalarını
sürdüreceklerini söyledi.
Avcı, Rumların fanatik düşünceleri ne olursa olsun, her
alanda dünya ülkeleriyle bütünleşmeye, ikili ilişkileri geliştirmeye devam
edeceklerini kaydetti.
AB’nin hedef olduğunu ve hiçbir engelin kendilerini bu
hedeften döndüremeyeceğini söyleyen Avcı, daha çok yollarının olduğunu
belirtti ve halkın bayramını kutladı.
21–25 ARALIK MİLLİ MÜCADELE VE ŞEHİTLER HAFTASI
Kıbrıs Türk halkının milli mücadele yıllarında vatan uğruna
şehit düşenler, 21–25 Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası’nda KKTC
genelindeki tüm ilçelerde düzenlenen törenlerle anıldı.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, 21-25
Aralık Milli Mücadele ve Şehitler Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajında,
Kıbrıs’ı tümüyle bir Yunan adası yapmayı hedefleyen kanlı Rum saldırılarına
karşı onurlu bir mücadele vererek kendini kahramanca savunan Kıbrıs Türkü’nün,
Anavatan Türkiye’nin antlaşmalara dayalı meşru müdahalesiyle gerçekleştirilen
20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’na kadar ecdadına yaraşır bir direnişle
mücadelesini sürdürdüğünü ve Kıbrıs’ta Türklüğün şeref ve haysiyetini
koruduğunu belirtti.
Bu uğurda şehitler verildiğini, her türlü baskı ve
saldırılara göğüs gerildiğini, yüzlerce köyün boşaltılması ve on binlerce
insanın göçmen düşürülmesine rağmen varolma mücadelesini yılmadan sürdüren
Kıbrıs Türk halkının, 1974 yılında, Anavatanı ve onun bağrından kopan kahraman
Türk Silahlı Kuvvetleri sayesinde özgürlüğüne kavuştuğunu anlatan Avcı, Kıbrıs
Türkünün, eşit kurucu ortağı olduğu 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nden
silah zoruyla dışlandıktan sonra, kendi özgür iradesini ve kendi geleceğini
belirleme hakkını kullanarak KKTC’yi kurmak suretiyle, verdiği hürriyet ve
insanca yaşama mücadelesini taçlandırdığını vurguladı.
Kıbrıs Türk halkının, şehitlerin aziz hatıralarını sonsuza
kadar yaşatma azim ve kararlılığını muhafaza ederek, dün olduğu gibi bugün de,
tüm zorluklara ve Rum tarafının haksız izolasyonlarına rağmen, hak ve
menfaatlerini sabırla ve ısrarla savunmaya devam ettiğine işaret eden Avcı,
“Aziz şehitlerimizin Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde canlarını feda
ederek gösterdikleri özveri ve azim, bugünlere ulaşmamızın başlıca dayanağı
olmuştur. Onların vatan ve millet sevgisi, kırılmaz cesaretleri ve yılmaz
kararlılıkları olmasaydı bugünlere gelinemeyeceğinin bilinci içerisindeyiz”
dedi.
Turgay Avcı, referandumda büyük bir çoğunlukla evet oyu
kullanan ve bütünlüklü bir çözümü onaylayan Kıbrıslı Türkünün, aradan uzun bir
süre geçmesine rağmen hala haksız izolasyonlar ve ambargolar altında
mücadelesini sürdürdüğünü dile getirdi ve özetle şöyle devam etti:
“Ancak dünyanın şunu iyi bilmesi gerekir ki, Kıbrıs Türk
halkına uygulanan insanlık dışı izolasyonlar kaldırılmadan yapılacak her türlü
barış girişiminin başarısızlığa uğraması kaçınılmazdır.
Rum tarafının izlediği bu insanlık dışı politikaların gerek
AB, gerekse BM tarafından doğru değerlendirilmesi ve referandumlar öncesinde
verilen sözlere uygun olarak bu kısıtlamaların bir an önce kaldırılması
yönünde somut adımlar atılması gerekmektedir. Rum tarafını müzakere masasına
oturmaya ve çözüme motive etmenin başka bir yolu yoktur.”