www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  12 Aralık 2007
 

ERÇAKICA’NIN HAFTALIK BASIN BRİFİNGİ…

BAŞBAKAN SOYER, TÜRKİYE DEVLET BAKANI TÜZMEN’İ KABUL ETTİ

7. TÜRK DÜNYASI EKONOMİ, BİLİŞİM VE KÜLTÜR FORUMU YDÜ’DE BAŞLADI

 


 
 

ERÇAKICA’NIN HAFTALIK BASIN BRİFİNGİ…

 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlediği haftalık rutin basın brifinginde, Rum Yönetimi Lideri Papadopulos’un, hafta sonu Simerini gazetesinde yayımlanan söyleşisinde dile getirdiği bazı görüşlerini değerlendirdi.

 

Papadopulos’un, bu söyleşide, Annan Planı olarak isimlendirilen BM kapsamlı çözüm planı temelinde çözüm arayışlarına katılmayacağını açıkça ilan ettiğini belirten Erçakıca, “Papadopulos, son yıllardaki bütün faaliyetlerinin bu plandan kurtulmak olduğunu da itiraf ederek, büyük emekler verilerek ortaya çıkmış olan birikimi bir çırpıda çöpe atmak niyetini sergilemiştir” dedi.

 

Erçakıca, Papadopulos’un bu çabasına karşılık, bütün dünya gibi Kıbrıs Türk tarafının da Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün, BM genel Sekreteri’nin son raporunda da ifade edildiği gibi “muhtemel bir anlaşma arayışı sırasında her iki tarafın da kullanabilecekleri, hatta kullanmaları gereken, geçtiğimiz yıllar boyunca halihazırda üzerinde çalışılmış olan önemli miktarda çalışma/müktesebat ve kabul edilmiş parametreler konusundaki temel anlaşmalara dayalı olacağı” görüşünde olduğunu anımsattı. Annan Planı’nın, BM Genel Sekreteri’nin son raporunda “the considerable body of work” olarak tanımlanan bu çalışmaların en önemli parçası olduğunu da kaydetti.

 

Papadopulos’un, “Söylemekten yorulmayacağım.‘Son’ fırsatlar yoktur” şeklindeki sözlerine de dikkat çeken Erçakıca,  Rum liderin bu sözleriyle,  bütün dünyanın umutla beklediği Şubat sonrasındaki inisiyatifleri de sonuçsuz bırakmaktan çekinmediğini şimdiden ilan ederken; sorunun çözümsüz kalmasından rahatsız olmadığını da ortaya koyduğunu anlattı.

 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, Papadopulos’un söz konusu söyleşide, “Türkiye’nin Avrupa perspektifini kesintiye uğratırsak, elimizde Türkiye’ye karşı hangi baskı unsuru kalacak?” sorusunu ortaya atarak, Türkiye’nin AB üyeliği çabalarını, basitçe kendi çıkarları için kullanmak stratejisini de bütün açıklığı ile ortaya serdiğini belirterek “Kıbrıs Rum tarafının kapsamlı çözüm planına ‘hayır’ dedikten sonra, haksızca elde ettiği AB üyeliğini Kıbrıs sorununa kendi istediği çözümü dayatmak için kullanma gayreti içinde olduğu bu söyleşi ile bir kez daha açığa çıkmıştır” şeklinde konuştu.

 

Papadopulos’un çözüm zeminini yok etme, sorunu çözümsüzlüğe itme ve Türkiye’nin AB üyeliği sürecini Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı aleyhine kullanma çabalarının  sonuçsuz kalacağına işaret eden Erçakıca, şunları kaydetti: “Papadopulos’un çözüm zeminini yok etme, sorunu çözümsüzlüğe itme ve Türkiye’nin AB üyeliği sürecini Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı aleyhine kullanma çabaları elbette sonuçsuz kalacaktır. Ne var ki, Papadopulos’un gayretleri ve seçim kampanyası nedeniyle bu gayretlerini açıkça savunmak için ortaya koyduğu görüşler, Papadopulos ile sadece çözümün değil, çözüm arayışlarını etkili bir şekilde sürdürmenin de imkansız olacağını ortaya koymaktadır.”

 

Erçakıca, dünkü basın brifinginde, Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’un Güney Kıbrıs’a yaptığı ziyareti de değerlendirdi.

 

 “Üzücü ve olumsuz bir gelişme” olarak nitelediği ziyaretin, Rusya’nın Kıbrıs konusundaki tutumu konusundaki endişelerini bir kez daha teyit ettiğini kaydeden Hasan Erçakıca, Lavrov’a, 2005 yılında Kıbrıs’a yaptığı ziyarette, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile görüşmemesinin üzüntüyle karşılandığının belirtilmiş olmasına rağmen, aynı hatayı ısrarla tekrarlamasının, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olan bir ülkenin sergilemesi gereken hakkaniyetli tutumla bağdaşmadığını vurguladı.

 

2004 yılında yapılan referandumlardan sonra Kıbrıs’a yönelik olarak daha dengeli bir politika izlemesini bekledikleri Rusya’nın, bu beklentileri boşa çıkardığını kaydeden Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, “Hatta Cumhurbaşkanımızın daha önce de dile getirdiği gibi, BM Güvenlik Konseyi’nde adeta ‘Rum militanı’ gibi davranmaya devam etmekte ve ‘Rum tarafınca reddedilen ifadelerin Güvenlik Konsey’i tarafından onaylanmayacağını’ söyleyecek kadar diplomatik teamülleri zorlamaktadır” dedi.

 

Erçakıca, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un “zaman sınırlaması” gibi iki tarafın üzerinde uzlaşmaya varması gereken bir konuda Rum tarafının bilinen pozisyonuna uygun, kesin ve retçi bir anlayışı dile getirmesini de eleştirerek, bunu; “Rusya’nın Kıbrıs sorunu konusunda oynaması gereken yapıcı rolün çok uzağında bir tutum” olarak değerlendirdi. 

 

Erçakıca, Rusya Dışişleri Bakanı’nın, Kıbrıslı Rum lider Papadopulos’un politikasına verdiği açık desteğin, uzlaşmazlığı bütün dünya tarafından kabul edilen bu politikayı güçlendirmeye ve sonuçta Kıbrıs’ta çözümsüzlüğü sürdürmeye yardımcı olacağına işaret etti.

 

 

BAŞBAKAN SOYER, TÜRKİYE DEVLET BAKANI TÜZMEN’İ KABUL ETTİ

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, 7. Türk Dünyası Ekonomi, Bilişim ve Kültür Forumu’nun açılışına katılmak üzere KKTC’de bulunan Türkiye Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ile beraberindeki heyeti kabul etti.

 

Görüşmede ilk söz alan Türkiye Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Türkiye ile KKTC arasındaki ticari ve yatırım ilişkilerinin her geçen gün daha da artarak devam ettiğini vurgulayarak, KKTC’nin kişi başına düşen Milli Gelir seviyesinin yükselmesinden dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu kaydetti.

 

Tüzmen, iki ülke arasındaki yatırım ve ticari ilişkilerin daha da artması için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini ifade etti.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin son dönemdeki dış ticaretinde olağanüstü gelişmeler olduğunu ve bu gelişmenin dünya coğrafyasında da önemli yer tuttuğunu ifade eden Tüzmen, bu gelişmenin tabii ki Türkiye’nin ekonomisinden siyasetine bütün ilişkilerini etkilediğine işaret etti.

 

Türkiye Devlet Bakanı Tüzmen, dünya ekonomi ekseninin Atlas Okyanusu’ndan Pasifik Okyanusu’na doğru kaydığını ve bu kaymadan Türk Cumhuriyetleri’nin denize açılan iki kapısı olan Türkiye ile KKTC’nin büyük bir önem kazanacağını ifade ederek, bunun için de önemli alanlarda ürün paylaşımı modelleriyle gerek KKTC ekonomisine gerekse Türkiye ekonomisine gerekli desteği verebileceklerine inandığını söyledi.

 

Kürşad Tüzmen, KKTC’ye büyük haksızlık yapılarak uygulanmasına devam edilen izolasyonun ortadan kalkması ve özellikle Türk dünyasıyla KKTC arasındaki ticaret hacminin artırılması için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini de söyledi. 

 

Başbakan Ferdi Sabit Soyer ise ekonomik gelişmenin arttığı bu süreçte Kıbrıs sorununda kalıcı, kabul edilebilir ve şerefli bir çözüm bulmayı hedeflediklerini ifade ederek, Türkiye’nin ekonomik olarak gelişmesinin, dünyayla daha etkin bir şekilde ilişkilerini artırmasının ve AB ile ilişkilerini sağlıklı bir şekilde geliştirmesinin, hem Kıbrıs Türk halkının gelişimine, hem Kıbrıs sorununun çözümüne, hem de bölge ve dünya barışına katkı sağladığını kaydetti.

 

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Türkiye ile KKTC’nin birlikte çok daha güzel günlere gideceğini de vurguladı.

 

 

7. TÜRK DÜNYASI EKONOMİ, BİLİŞİM VE KÜLTÜR FORUMU YDÜ’DE BAŞLADI

 

7. Türk Dünyası Ekonomi, Bilişim ve Kültür Forumu, dün Yakın Doğu Üniversitesi’nde (YDÜ) başladı.

 

Türkiye Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı ile Yakın Doğu Üniversitesi İşbirliği ve Türkiye Lefkoşa Büyükelçiliği, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) ile Türkiye Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen forumun açılışına TC Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen de katıldı.

 

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, başta Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan olmak üzere 9 Türk cumhuriyeti ve özerk cumhuriyetlerinden 80’in üzerinde akademisyen ve katılımcının yer aldığı forumun açılışında yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türkü’ne tecrit ve izolasyondan kurtulmasına olanak sağlayacak desteği Türk dünyasının verebileceğini belirtti.

 

Başbakan Ferdi Sabit Soyer ise 21. yüzyılın dinamiği içerisinde ekonomide, bilim dünyasında, demokratik kurumsallaşmada ilerlemek için dayanışma ve paylaşım gerektiğini söyledi.

 

TC Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen de, ticaret açısından Türkiye ve KKTC’nin konumunun önemine dikkat çekerek, KKTC üzerindeki izolasyonların er veya geç kalkacağını ve buna hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti.

 

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ise,  Kıbrıs Türk halkının adil ve kalıcı çözümden yana iradesini referandumda ortaya koyduğunu, bunun akabinde AB Konseyi’nin Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonların kaldırılması ve ekonomik kalkınmasına yardımcı olmak için bir karar aldığına, İKÖ’nün bu kararları takip ettiğine, BM Genel Sekreterinin de bu kararları desteklediğine işaret etti, ancak bugüne kadar hiçbir somut adım atılmadığına dikkat çekti.

 

Turgay Avcı, Azerbaycan’da 17 Kasımda gerçekleştirilen Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı’nda KKTC’ye yönelik sonuç bildirgesinde yer alan, “KKTC’nin tecritten çıkarılması için tüm Türk devletlerinin diplomatik çabalarının birleştirilmesi, Kuzey Kıbrıs ile siyasi, kültürel ve ekonomik ilişkilerin kurulması ve geliştirilmesi ve uluslararası örgütler nezdinde haklarının müdafaası yönünde Türkiye Cumhuriyeti’ne desteğin artırılması” kararın kendileri için çok önemli olduğunu vurguladı.

 

Yıllardır haksız ambargolar altında yaşamaya mahkûm edilen Kıbrıslı Türklerin bu destekle haklı mücadelelerine daha sıkı sarılacağını dile getiren Avcı, Türk cumhuriyetleriyle, özellikle ticaret, yüksek öğrenim ve kültür alanlarındaki ilişkilerin daha da artırılmasının, izolasyonlara yönelik çabalarında kendilerine büyük destek olacağını belirtti.

 

12 Aralık’ta sona erecek forumun açılış bölümünün ardından “Türk Dünyası Ressamları Resim Sergisi”nin açılışı yapılarak, panellere geçildi.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU