www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  22 Ağustos 2007
 

TALAT-PAPADOPULOS GÖRÜŞMESİ 5 EYLÜL’DE

ERÇAKICA: “MARKULLİ’NİN GERGİNLİK YARATMAYA YÖNELİK AÇIKLAMALARI ORTAMI ZEHİRLİYOR”

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “GKRY’NİN SİLAHLANMASI VE PETROL-DOĞALGAZ ARAMASI KIBRIS’TAKİ İSTİKRARI BOZMAYA YÖNELİK ADIMLARDIR”

 


 
 

TALAT-PAPADOPULOS GÖRÜŞMESİ 5 EYLÜL’DE

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev, iki liderin görüşme tarihini belirlemek amacıyla Rum Lider Tasos Papadopulos’un Diplomatik Büro Şefi Tasos Conis ile dün yaklaşık 1 saat süren bir görüşme yaptı.

Pertev, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, Talat-Papadopulos görüşmesinin 5 Eylül 2007 tarihinde, öğleden sonra yapılacağını söyledi. Raşit Pertev, görüşmenin ara bölgede BM gözetiminde gerçekleşeceğini kaydetti.

Pertev, “Kıbrıs Türk tarafı olarak amacımız bir an önce kapsamlı müzakereleri başlatmak ve kapsamlı çözüme ulaşmaktır. Bu çerçevede 2 liderin biraraya gelmesini istiyoruz” dedi.

 

ERÇAKICA: “MARKULLİ’NİN GERGİNLİK YARATMAYA YÖNELİK AÇIKLAMALARI ORTAMI ZEHİRLİYOR”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca dün düzenlediği haftalık brifingte Rum tarafının, özellikle Dışişleri Bakanı Markulli’nin açıklamalarını değerlendirdi. Markulli’nin özellikle adadaki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin varlığını hedef aldığına işaret eden Erçakıca, “Bir kez daha altını çizmekte fayda vardır ki, Kıbrıslı Türkler’in adada kalıcı bir barış sağlanmadığı sürece güvenlik ihtiyacı ve buna bağlı olarak da Türk ordusuna ihtiyacı devam edecektir” dedi.

Erçakıca, Kıbrıslı Türkler’in huzur ve güvenliğini, ayrıca adada barışı sağlamak gibi bir görevi olan Türk ordusunun burada caydırıcı bir güç bulundurmasının, Kıbrıs Rum tarafının politikalarından kaynaklanan bir zorunluluk olduğunu söyledi. Erçakıca, “Geçmişte, böyle bir gücün bulunmadığı dönemlerde, Kıbrıslı Türklere karşı yapılan saldırılar ve yaşamak zorunda bırakıldığı koşullar herkesin malumudur” şeklinde konuştu.

Erçakıca, şöyle devam etti:

“Günümüzde ise, Kıbrıs Rum yönetiminin adanın tümünün hükümeti olma iddiaları ortada dururken, Türk askerinin olmadığı bir anda, sözde egemenliklerini adanın kuzeyine zorla kabul ettirmeye yönelik bir çaba içine girmeyeceklerinin hiçbir garantisi yoktur. Hatta, egemenlik iddiasında bulunan her devletin güç kullanmaya yeltenebileceğini düşünerek, Türk ordusunun çekilmesi halinde, Kıbrıs Rum tarafının hemen Kuzey’i işgale kalkışacağını kolaylıkla söyleyebiliriz”

Hasan Erçakıca, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadan ayrılmasının çözüm çabalarına değil, tam tersine karmaşaya, hatta yeni bir savaşa neden olabileceğini söyledi.

Erçakıca, “Bu nedenle Kıbrıs Rum tarafının Türk Silahlı Kuvvetleri’ne saldırısı, çözüm çabalarına hizmet etmiyor. Tam tersine sorunun gerçek nedenlerini gizleyerek çözümsüzlüğe arka çıkıyor” dedi.

Türkiye’nin 2004’de kapsamlı çözüm planının kabulüyle ordusunu adadan çekmeyi taahhüt ettiğini ve buna onay verdiğini hatırlatan Erçakıca, şöyle devam etti:

“Markulli’nin dediği gibi, Kıbrıs konusunda tek söz sahibi olan merci Türk ordusu ise ve adadan çekilme gibi bir amacı yok ise, Nisan 2004 referandumunda alınan bu tutumun izahı nasıl mümkün olabilir. Türk ordusunun Kıbrıs’ta barıştan ve kalıcı bir çözümden yana olan tutumunun bundan daha açık bir göstergesi olamayacağı gibi, kendisini ispat etme gibi bir yükümlülüğü de yoktur. Tam aksine, sürekli gerginlik kaynağı olan ve Kıbrıslı Türklerin haklarını her fırsatta gasp etmeye çalışan Kıbrıs Rum tarafının, barış ve çözümden yana olduğunu ispat etme yükümlülüğü vardır”

Hasan Erçakıca, adadaki Yunan askeri varlığına da dikkat çekerek, 7 bin civarında olan Yunan askerinin 1964 yılında, Yunan cuntasının komutasında adanın Yunanistan’a bağlanması için yapılan darbede rol oynadığını belirtti.

Erçakıca “Türk askerin ise adaya Kıbrıslı Türklere karşı yapılan saldırıları ve enosisi engellemek için 1960 antlaşmalarından kaynaklanan görevlerini yerine getirerek müdahalede bulunmuştur. İki askeri güç arasındaki bu farklılığa da dikkat etmek gerekmektedir” dedi.

 

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “GKRY’NİN SİLAHLANMASI VE PETROL-DOĞALGAZ ARAMASI KIBRIS’TAKİ İSTİKRARI BOZMAYA YÖNELİK ADIMLARDIR”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY), Yunanistan’ın da yardımıyla milyonlarca dolar ödeyerek silahlanmayı sürdürmesinin ve petrol ile doğalgaz arama-çıkarma için başlattığı girişimlerin, ancak, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki istikrarı bozmaya yönelik adımlar olduğunu kaydetti. 

Avcı, Doğu Akdeniz’deki istikrarı bozacak girişimlerden kaçınmayan GKRY’nin haddini aşmaması konusunda uluslararası toplum tarafından uyarılması gerektiğini vurgulayarak, “Papadopulos’un seçim kazanmak için ucuz kahramanlık peşinde olduğu ve gerginlik politikalarından medet umduğu aşikârdır” dedi.

Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, dün, Bakanlık Basın Merkezi aracılığıyla yaptığı yazılı açıklamada, “Papadopulos’un seçim borazanı” Rum Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markullis’in geçtiğimiz günlerde “iyice saçmaladıktan ve Türkiye’den hak ettiği cevabı aldıktan sonra da atıp tutmayı sürdürüp”, 1974’ten beri Kıbrıs adasına huzur ve barış getiren Türk Silahlı Kuvvetleri ile Türk Dışişleri’ne dil uzattığını ifade ederek, Markulli ve gaspçı Rum yönetimi liderliğinin davranışlarının altında yatan esas sebebin; “Rum tarafının tek yanlı ve yasadışı olarak Avrupa Birliği üyeliğine kabul edilmesinin verdiği cesaret” olduğunu belirtti.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Avcı, Kıbrıs Türk halkına AB tarafından verilen hiçbir sözün yerine getirilmemesinin, aksine 21. yüzyılda insanlık dışı ve utanç verici ambargo ve izolasyonların uygulanmaya devam etmesinin, başında “eli kanlı bir kara para aklayıcısının” bulunduğu Rum yönetimini daha da cüretkâr yaptığına dikkat çekerek, uluslararası anlaşmalarla Kıbrıs’ta bulunan Türk Barış Kuvvetleri’nin 33 yıldan beri bu adada barışın ve özgürlüğün gerçek bekçisi olduğunu herkesin çok iyi bildiğini kaydetti.

 “Papadopulos ve borazanı Markullis’in tek üzüntüleri, 1963 yılında başladıkları katliamı ve etnik temizliği 1974’te tamamlayamamaktır” diyen Avcı, açıklamasına şöyle devam etti:

“GKRY’nin milyonlarca dolar ödeyerek Yunanistan’ın da yardımıyla silahlanmayı sürdürmesi, petrol ve doğalgaz arama/çıkarma için başlattığı girişimler, ancak, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki istikrarı bozmaya yönelik adımlardır. Doğu Akdeniz’deki istikrarı bozacak girişimlerden kaçınmayan GKRY’nin haddini aşmaması hususunda uluslararası toplum tarafından uyarılması gerektiğini vurgulamak isteriz. Papadopulos’un seçim kazanmak için ucuz kahramanlık peşinde olduğu ve gerginlik politikalarından medet umduğu aşikârdır.

11 yıl süre ile Kıbrıs Türklerine reva görülen ölüm ve yıkımı anımsamayarak trajedi ve insan hakları ihlalinden bahseden Markulli’nin Kıbrıs’ta olası bir barış sürecine hiçbir olumlu katkıda bulunması mümkün değildir. Ancak, Türk Barış Kuvvetleri adamızda var oldukça eli kanlı gaspçı Rum yönetiminin Kıbrıs’ta yeni trajediler sahneye koyması asla mümkün olamayacaktır.”  

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU