www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  16 Ağustos 2007
 

GÖRÜŞME SÜRECİ…
TALAT: “KIBRIS SORUNU YENİ DÖNEMDE ANNAN PLANI’NDAKİ GİBİ ELE ALINMAYACAK…KIRAN KIRANA PAZARLIK OLACAK”

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI TURGAY AVCI: “KKTC VE TÜRKİYE PETROL KONUSUNDA TAVİZ VERMEZ VE VERMEYECEK”

TAŞKENT ŞEHİTLERİ ANILDI

İSLAM KONFERANSI GENÇLİK FORMU ULUSLARARASI DANIŞMA KURULU TOPLANTISI KKTC’DE YAPILACAK

 


 
 

GÖRÜŞME SÜRECİ…
TALAT: “KIBRIS SORUNU YENİ DÖNEMDE ANNAN PLANI’NDAKİ GİBİ ELE ALINMAYACAK…KIRAN KIRANA PAZARLIK OLACAK”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun yeni dönemde Annan Planı’ndan farklı olarak ele alınacağını vurgulayarak, “Kıran kırana pazarlık olacak” dedi.

Gazimağusa’nın kurtuluş töreninde yaptığı konuşmada, Annan Planı’nın Avrupa Birliği zamanlaması nedeniyle kısıtlı bir zamanda görüşüldüğünü ve pazarlık dahi yapılamadığını, tarafların kendi pozisyonlarını arabulucuya aktardıklarını belirten Talat, “Bu defa öyle olmayacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, “Bu dönem, gerçek ve kıran kırana pazarlık dönemi olacak. Belki de artık arabuluculara derdimizi anlatacak değiliz...Ben o koşulları göremiyorum” ifadelerini kullandı.

Yeni dönemde “sinirlerin sağlam, pazarlık kapasitesinin yüksek olması” gerektiğine de dikkat çeken Talat, ekonominin güçlü olmasının pazarlık kozunu artıracağını ekledi.

Bu arada, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un, görüşmelerin derhal başlatılması talebiyle  Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Möller’e gönderdiği mektubun bir kopyası, dün Cumhurbaşkanlığına iletildi.

 

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI TURGAY AVCI: “KKTC VE TÜRKİYE PETROL KONUSUNDA TAVİZ VERMEZ VE VERMEYECEK”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Kıbrıs Rum yönetiminin Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz arama çalışmalarıyla ilgili tavrı konusunda ne Türkiye’nin, ne de KKTC’nin taviz vereceğini söyledi.

A.A muhabirinin sorularını yanıtlayan Avcı, Rum yönetiminin, Doğu Akdeniz’de petrol arama çalışmalarını başlatma girişiminin arkasında “Kıbrıs Rumlarındır ve Türkler bir azınlıktır” düşüncesinin yattığını belirterek petrol krizinin de bu düşüncenin bir parçası olduğunu vurguladı.

“Bu uğraş, Kıbrıs sadece Rumlardan sorulur amacıyla ortaya atılmıştır ve çok yanlış bir uğraştır” diyen Avcı, Kıbrıs’ın Kıbrıslı Rumlar kadar en az Kıbrıslı Türklere de ait olduğunu ve Kıbrıs Türklerin haklarının inkar edilemez olduğunu bildirdi.

KKTC’nin yanı sıra Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin de bölgesel hakları olduğunu hatırlatan Avcı, şöyle konuştu:

“Petrol krizi ortaya çıktığında, Türkiye Dışişleri Bakanlığıyla yaptığım görüşmede çok net şunu gördüm, ne Türkiye ne de KKTC bu konuda taviz vermez, vermeyecektir.”

Petrol krizinin büyüyerek bölgede bir çatışmaya yol açmasını ve istikrarı bozmasını istemediklerini söyleyen Dışişleri Bakanı Avcı, şubat 2008’de Rum tarafında “başkanlık” seçimleri yapılacağını hatırlatarak, şunları söyledi:

“Bu süreçte, bir kriz ortamını tırmandırmak ve Papadopulos’un buradan bir kazanç sağlama düşüncesi vardır. Papadopulos, 2008 seçimleri için petrol krizini iç politika malzemesi olarak kullanmak istiyor. Papadopulos’un neyi kullanmak istediğiyle pek ilgilenmiyoruz. Bir çatışma ortamına sürüklemek niyetinde değiliz, ancak KKTC haklarını Rumlara vermeyecektir. Papodopulos’un huzuru, istikrarı bozma niyeti varsa buna da seyirci kalamayız, kalmayacağız.”

Avcı, petrol arama için Rum yönetimin açtığı ihaleye “uluslararası şirketlerin ve büyük kuruluşların başvurarak, Rum yönetiminin bölgenin huzurunu tek taraflı bozma girişimine destek vermeyecekleri ve alet olmayacakları düşüncesinde olduklarını” da bildirdi.

Cumhurbaşkanı Talat’ın önceki gün Papadopulos’a mektup göndererek görüşmeye hazır olduğunu bildirdiğini söyleyen Avcı, “Ancak bu görüşme, Rum yönetiminin iç siyasetine yönelik olacaksa yine bir başarı beklenmemesi gerekir. Papadopulos yeni bir siyasetçi değil ki, Kıbrıs sorununun çözüme ilişkin umutlarımız olsun” dedi.

“KKTC, Papadopulos’u bekleyecek” diye bir düşünce varsa Rum tarafının bundan vazgeçmesi gerektiğini de vurgulayan Avcı, KKTC’nin yatırımları sürdürdüğünün ve Türkiye’nin KKTC’ye ekonomik desteğinin artarak devam ettiğinin unutulmaması gerektiğini söyledi.

 

TAŞKENT ŞEHİTLERİ ANILDI

Taşkent’te Rumlar tarafından 33 yıl önce katledilenler, dün düzenlenen törenle anıldı.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer törende yaptığı konuşmasında, bugün, 33 yıl önce gerçekleşen bir vahşetin yıldönümünde, bu vahşette hayatlarını kaybedenleri anmak için toplandıklarını ifade ederek, ulusal mücadelelerde, halkların tercih etmeseler bile kendi toplumsal varlıklarını, ulusal kimliklerini saldırılara karşı koruyabilmek için savaşmak zorunda olduğunu ve bu savaşların pek çok insanının hayatını kaybetmesine sebep olduğunu kaydetti.

“Taşkent, Terazi, Aleminyo, Ayvasıl ve Muratağa-Sandallar şehitlerinin 1963’ten itibaren, 1974’e kadar çeşitli vesilelerle gündeme getirilen enosis hareketlerine dönük olarak, faşizan düşüncelere sahip, Kıbrıs Rum anlayışında yerleşmiş olan düşüncelerin ‘genocide’ giden örnekleri olduğunu” da işaret eden Soyer, bu duruma dünyadan da, “Yugoslavya’nın dağılmasıyla meydana gelen katliamları, Serapnika’da Boşnaklara dönük olarak yapılan katliamları” örnek verdi.

Kıbrıs’ta da sırf Türkçe konuştukları, Kıbrıslı Türk oldukları için hayatlarını kaybeden ve bu çerçevede ‘genocide’ uğratılan insanlara yönelik yapılanları anımsatan Başbakan Soyer, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu mentaliteye karşı mücadele etmenin en temel noktası, ulusal ve demokratik kimliğimizi güçlendirecek, devlet yapımızı geliştirecek, elbette güvenliğimizi önde tutacak, ama ekonomik ve demokratik birlikteliğimizi ileriye taşıyacak önlemleri ve tedbirleri, halk olarak, ortak akla dayalı tedbirlerle geliştirebilmemizdir.

Bir yandan çözüm için mücadele ederken, obir yandan da bu toprağa düşen şehitlerin akan kanlarını, onların bize bıraktığı bu mirası, başarıya götürecek esas unsurun, ülkeyi geliştirmek, devleti ilerletmek ve Kıbrıs Türk halkının ekonomik sosyal alandaki gelişmesini, siyasal çözümle perçinleyecek gelişmelere yol açabilmektir. Bunu, halk olarak, şehitlerimizin bize bıraktığı bu değerler doğrultusunda başarmak en temel görevlerimiz arasındadır.”

Başbakan Soyer, 1964’teki kayıplara ulaşmanın Kıbrıs sorununun 1974’te başladığını iddia eden Güney Kıbrıs’ın hakimiyetçi anlayışının ve siyasetinin de çökmesini getirdiğine vurgu yaparak, çünkü yarın defnedilecek olan şehitlerin 1964 saldırıları ile hayatını kaybeden insanlar olduğuna dikkati çekti.

 

İSLAM KONFERANSI GENÇLİK FORMU ULUSLARARASI DANIŞMA KURULU TOPLANTISI KKTC’DE YAPILACAK

İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) bünyesinde faaliyet gösteren İslam Konferansı Gençlik Forumu Uluslararası Danışma Kurulu Toplantısı 18-21 Ağustos tarihleri arasında KKTC’de gerçekleştirilecek.

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın organizasyonu ve Başbakanlığa bağlı Gençlik Dairesi’nin katkılarıyla gerçekleştirilecek olan toplantıda, Forum’un ileriki dönemdeki faaliyetlerinin planlanması ve stratejilerinin belirlenmesi ele alınacak.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın açılış konuşmasıyla başlayacak olan toplantıda Danışma Kurulu üyelerinin “Medeniyetler İttifakı için Gençlik Girişimi” konusunda hazırladığı makaleler tartışılacak.

19 Ağustos’da ise “Medeniyetler İttifakı İçin Gençlik Girişimi” konusunda yapılması planlanan çalışmaların maliyeti ele alınacak. Toplantı, “Medeniyetler İttifakı için Gençlik Girişimi” konusunda kabul edilecek Sonuç Bildirgesi ile sona erecek.

Toplantıya, başta İslam Gençlik Forumu olmak üzere, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Arap Ligi Eğitim, Kültür ve Bilim Organizasyonu (ALECSO), Uluslararası Gelişme Organizasyonu ile Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (OSCE) Temsilcileri ve çeşitli İslam ülkelerinin parlementerleri ile İslam Gençlik Forumu Sekreteryası görevlilerinden oluşan yaklaşık 25 kişilik bir heyetin katılması bekleniyor.

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, forumun başlıca hedeflerinin İKÖ’ye üye ülkelerin uluslararası platformdaki statüsünü ve çıkarlarını gözeterek kuvvetlendirmek ve dünya gençliğini ilgilendiren konularda bilgi ve deneyim merkezi haline gelmek olduğu ifade edildi. Formun ayrıca, üye ülkelerdeki gençlik politikalarını, gençlerin yaratıcı potansiyelini en etkin şekilde kullanmalarını sağlamak suretiyle güçlendirmeyi hedeflediği de belirtildi.

Açıklamada, Dışişleri Bakanlığı’nın İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Sekreteryası, üye ülkeler ve kurum-kuruluşlar nezdinde gerçekleştirdiği yoğun temaslar neticesinde İKÖ ile ilişkilerde büyük bir ilerleme kaydedildiği de belirtildi ve İslam Konferansı Gençlik Formu uluslararası Danışma Kurulu Toplantısı’nın KKTC’de gerçekleştirilecek olmasının bunun örneklerinden biri olduğu vurgulandı.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU