GÖRÜŞME SÜRECİ…
TALAT: “KIBRIS SORUNU YENİ DÖNEMDE ANNAN PLANI’NDAKİ GİBİ ELE
ALINMAYACAK…KIRAN KIRANA PAZARLIK OLACAK”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun yeni
dönemde Annan Planı’ndan farklı olarak ele alınacağını vurgulayarak, “Kıran
kırana pazarlık olacak” dedi.
Gazimağusa’nın kurtuluş töreninde yaptığı konuşmada, Annan
Planı’nın Avrupa Birliği zamanlaması nedeniyle kısıtlı bir zamanda
görüşüldüğünü ve pazarlık dahi yapılamadığını, tarafların kendi pozisyonlarını
arabulucuya aktardıklarını belirten Talat, “Bu defa öyle olmayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, “Bu dönem, gerçek ve kıran kırana
pazarlık dönemi olacak. Belki de artık arabuluculara derdimizi anlatacak
değiliz...Ben o koşulları göremiyorum” ifadelerini kullandı.
Yeni dönemde “sinirlerin sağlam, pazarlık kapasitesinin
yüksek olması” gerektiğine de dikkat çeken Talat, ekonominin güçlü olmasının
pazarlık kozunu artıracağını ekledi.
Bu arada, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un,
görüşmelerin derhal başlatılması talebiyle Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Möller’e gönderdiği mektubun bir
kopyası, dün Cumhurbaşkanlığına iletildi.
BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI TURGAY
AVCI: “KKTC VE TÜRKİYE PETROL KONUSUNDA TAVİZ VERMEZ VE VERMEYECEK”
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Kıbrıs
Rum yönetiminin Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz arama çalışmalarıyla
ilgili tavrı konusunda ne Türkiye’nin, ne de KKTC’nin taviz vereceğini
söyledi.
A.A muhabirinin sorularını yanıtlayan Avcı, Rum
yönetiminin, Doğu Akdeniz’de petrol arama çalışmalarını başlatma girişiminin
arkasında “Kıbrıs Rumlarındır ve Türkler bir azınlıktır” düşüncesinin
yattığını belirterek petrol krizinin de bu düşüncenin bir parçası olduğunu
vurguladı.
“Bu uğraş, Kıbrıs sadece Rumlardan sorulur amacıyla ortaya
atılmıştır ve çok yanlış bir uğraştır” diyen Avcı, Kıbrıs’ın Kıbrıslı Rumlar
kadar en az Kıbrıslı Türklere de ait olduğunu ve Kıbrıs Türklerin haklarının
inkar edilemez olduğunu bildirdi.
KKTC’nin yanı sıra Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin de bölgesel
hakları olduğunu hatırlatan Avcı, şöyle konuştu:
“Petrol krizi ortaya çıktığında, Türkiye Dışişleri
Bakanlığıyla yaptığım görüşmede çok net şunu gördüm, ne Türkiye ne de KKTC bu
konuda taviz vermez, vermeyecektir.”
Petrol krizinin büyüyerek bölgede bir çatışmaya yol
açmasını ve istikrarı bozmasını istemediklerini söyleyen Dışişleri Bakanı
Avcı, şubat 2008’de Rum tarafında “başkanlık” seçimleri yapılacağını
hatırlatarak, şunları söyledi:
“Bu süreçte, bir kriz ortamını tırmandırmak ve
Papadopulos’un buradan bir kazanç sağlama düşüncesi vardır. Papadopulos, 2008
seçimleri için petrol krizini iç politika malzemesi olarak kullanmak istiyor.
Papadopulos’un neyi kullanmak istediğiyle pek ilgilenmiyoruz. Bir çatışma
ortamına sürüklemek niyetinde değiliz, ancak KKTC haklarını Rumlara
vermeyecektir. Papodopulos’un huzuru, istikrarı bozma niyeti varsa buna da
seyirci kalamayız, kalmayacağız.”
Avcı, petrol arama için Rum yönetimin açtığı ihaleye
“uluslararası şirketlerin ve büyük kuruluşların başvurarak, Rum yönetiminin
bölgenin huzurunu tek taraflı bozma girişimine destek vermeyecekleri ve alet
olmayacakları düşüncesinde olduklarını” da bildirdi.
Cumhurbaşkanı Talat’ın önceki gün Papadopulos’a mektup
göndererek görüşmeye hazır olduğunu bildirdiğini söyleyen Avcı, “Ancak bu
görüşme, Rum yönetiminin iç siyasetine yönelik olacaksa yine bir başarı
beklenmemesi gerekir. Papadopulos yeni bir siyasetçi değil ki, Kıbrıs
sorununun çözüme ilişkin umutlarımız olsun” dedi.
“KKTC, Papadopulos’u bekleyecek” diye bir düşünce varsa Rum
tarafının bundan vazgeçmesi gerektiğini de vurgulayan Avcı, KKTC’nin
yatırımları sürdürdüğünün ve Türkiye’nin KKTC’ye ekonomik desteğinin artarak
devam ettiğinin unutulmaması gerektiğini söyledi.
TAŞKENT ŞEHİTLERİ ANILDI
Taşkent’te Rumlar tarafından 33 yıl önce katledilenler, dün
düzenlenen törenle anıldı.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer törende yaptığı konuşmasında,
bugün, 33 yıl önce gerçekleşen bir vahşetin yıldönümünde, bu vahşette
hayatlarını kaybedenleri anmak için toplandıklarını ifade ederek, ulusal
mücadelelerde, halkların tercih etmeseler bile kendi toplumsal varlıklarını,
ulusal kimliklerini saldırılara karşı koruyabilmek için savaşmak zorunda
olduğunu ve bu savaşların pek çok insanının hayatını kaybetmesine sebep
olduğunu kaydetti.
“Taşkent, Terazi, Aleminyo, Ayvasıl ve Muratağa-Sandallar
şehitlerinin 1963’ten itibaren, 1974’e kadar çeşitli vesilelerle gündeme
getirilen enosis hareketlerine dönük olarak, faşizan düşüncelere sahip, Kıbrıs
Rum anlayışında yerleşmiş olan düşüncelerin ‘genocide’ giden örnekleri
olduğunu” da işaret eden Soyer, bu duruma dünyadan da, “Yugoslavya’nın
dağılmasıyla meydana gelen katliamları, Serapnika’da Boşnaklara dönük olarak
yapılan katliamları” örnek verdi.
Kıbrıs’ta da sırf Türkçe konuştukları, Kıbrıslı Türk
oldukları için hayatlarını kaybeden ve bu çerçevede ‘genocide’ uğratılan
insanlara yönelik yapılanları anımsatan Başbakan Soyer, konuşmasına şöyle
devam etti:
“Bu mentaliteye karşı mücadele etmenin en temel noktası,
ulusal ve demokratik kimliğimizi güçlendirecek, devlet yapımızı geliştirecek,
elbette güvenliğimizi önde tutacak, ama ekonomik ve demokratik
birlikteliğimizi ileriye taşıyacak önlemleri ve tedbirleri, halk olarak, ortak
akla dayalı tedbirlerle geliştirebilmemizdir.
Bir yandan çözüm için mücadele ederken, obir yandan da bu
toprağa düşen şehitlerin akan kanlarını, onların bize bıraktığı bu mirası,
başarıya götürecek esas unsurun, ülkeyi geliştirmek, devleti ilerletmek ve
Kıbrıs Türk halkının ekonomik sosyal alandaki gelişmesini, siyasal çözümle
perçinleyecek gelişmelere yol açabilmektir. Bunu, halk olarak, şehitlerimizin
bize bıraktığı bu değerler doğrultusunda başarmak en temel görevlerimiz
arasındadır.”
Başbakan Soyer, 1964’teki kayıplara ulaşmanın Kıbrıs
sorununun 1974’te başladığını iddia eden Güney Kıbrıs’ın hakimiyetçi
anlayışının ve siyasetinin de çökmesini getirdiğine vurgu yaparak, çünkü yarın
defnedilecek olan şehitlerin 1964 saldırıları ile hayatını kaybeden insanlar
olduğuna dikkati çekti.
İSLAM KONFERANSI GENÇLİK FORMU ULUSLARARASI
DANIŞMA KURULU TOPLANTISI KKTC’DE YAPILACAK
İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) bünyesinde faaliyet gösteren
İslam Konferansı Gençlik Forumu Uluslararası Danışma Kurulu Toplantısı 18-21
Ağustos tarihleri arasında KKTC’de gerçekleştirilecek.
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın
organizasyonu ve Başbakanlığa bağlı Gençlik Dairesi’nin katkılarıyla
gerçekleştirilecek olan toplantıda, Forum’un ileriki dönemdeki faaliyetlerinin
planlanması ve stratejilerinin belirlenmesi ele alınacak.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın
açılış konuşmasıyla başlayacak olan toplantıda Danışma Kurulu üyelerinin
“Medeniyetler İttifakı için Gençlik Girişimi” konusunda hazırladığı makaleler
tartışılacak.
19 Ağustos’da ise “Medeniyetler İttifakı İçin Gençlik
Girişimi” konusunda yapılması planlanan çalışmaların maliyeti ele alınacak.
Toplantı, “Medeniyetler İttifakı için Gençlik Girişimi” konusunda kabul
edilecek Sonuç Bildirgesi ile sona erecek.
Toplantıya, başta İslam Gençlik Forumu olmak üzere,
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Arap Ligi Eğitim, Kültür ve
Bilim Organizasyonu (ALECSO), Uluslararası Gelişme Organizasyonu ile Avrupa
Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (OSCE) Temsilcileri ve çeşitli İslam
ülkelerinin parlementerleri ile İslam Gençlik Forumu Sekreteryası
görevlilerinden oluşan yaklaşık 25 kişilik bir heyetin katılması bekleniyor.
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı tarafından
yapılan açıklamada, forumun başlıca hedeflerinin İKÖ’ye üye ülkelerin
uluslararası platformdaki statüsünü ve çıkarlarını gözeterek kuvvetlendirmek
ve dünya gençliğini ilgilendiren konularda bilgi ve deneyim merkezi haline
gelmek olduğu ifade edildi. Formun ayrıca, üye ülkelerdeki gençlik
politikalarını, gençlerin yaratıcı potansiyelini en etkin şekilde
kullanmalarını sağlamak suretiyle güçlendirmeyi hedeflediği de belirtildi.
Açıklamada, Dışişleri Bakanlığı’nın İslam Konferansı Örgütü
(İKÖ) Sekreteryası, üye ülkeler ve kurum-kuruluşlar nezdinde gerçekleştirdiği
yoğun temaslar neticesinde İKÖ ile ilişkilerde büyük bir ilerleme kaydedildiği
de belirtildi ve İslam Konferansı Gençlik Formu uluslararası Danışma Kurulu
Toplantısı’nın KKTC’de gerçekleştirilecek olmasının bunun örneklerinden biri
olduğu vurgulandı.