www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  15 Ağustos 2007
 

TALAT’TAN PAPADOPULOS’A MEKTUP…

ERÇAKICA: “RUM TARAFI AB’Yİ SİLAH OLARAK KULLANMAYA ÇALIŞIYOR”

BARIŞ HAREKATI’NIN 2. AŞAMASININ YILDÖNÜMÜ…

 


 
 

TALAT’TAN PAPADOPULOS’A MEKTUP…

Kıbrıs Türk tarafı, ileriki günlerde gerçekleşmesi beklenen Talat-Papadopulos görüşmesiyle ilgili tutumunu dün bir mektupla Kıbrıs Rum lider Tasos Papadopulos’a iletti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca’nın verdiği bilgiye göre Cumhurbaşkanı Mehmat Ali Talat, Papadopulos’a gönderdiği mektupta, görüşmenin içeriğine dair düşüncelerini aktardı ancak mektupta tarih belirtilmedi. Olası görüşme tarihi Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev ile Rum Yönetimi Başkanlığı Diplomatik Büro Şefi Tasos Conis’in yapacağı görüşmeyle belirlenecek.

Cumhurbaşkanı Talat’ın mektupla, daha önce defalarca yapmış olduğu çağrılar sonucunda Papadopulos’un nihayet görüşme zamanı geldiğini düşünmüş olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdiğini ve görüşmenin içeriğine dair düşüncelerini aktardığı kaydedildi.

Bu arada, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın gönderdiği mektubun ardından, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos, müzakere prosedürünün başlatılması için BM’ye çağrıda bulundu.

Rum radyosunun haberine göre Papadopulos, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Möller’den iki toplum lideri düzeyindeki görüşmelerin başlaması için gerekli prosedürün ivedilikle başlatılmasını istedi.

 

ERÇAKICA: “RUM TARAFI AB’Yİ SİLAH OLARAK KULLANMAYA ÇALIŞIYOR”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca dün sabah düzenlediği haftalık basın brifinginde, Kıbrıs Rum Dışişleri Bakanı Erato Markulli’nin demeçlerinin, ileriki günlerde gerçekleşmesi için çalışılan Talat-Papadopulos görüşmesini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Erçakıca açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu arada, Kıbrıs Rum Dışişleri Bakanı Markulli’nin demeçlerinin önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi için çalışılan Talat-Papadopulos görüşmesini olumsuz etkileyebileceğine de dikkati çekmek isteriz.

Markulli, göreve geldiği günden beridir Türk tarafına özellikle de Türkiye’ye yönelik kışkırtıcı açıklamalar yapmaktadır.

Markulli son olarak, NTV’ye verdiği demecinde Kıbrıs’ta anahtarın “Türk ordusunun elinde” olduğu yönündeki görüşünü tekrarlayarak, Kıbrıs ile ilgili sorunları “Başbakan Erdoğan ya da Türk ordusuyla konuşmak istiyoruz” demekten de çekinmemiştir.

Markulli’nin bu açıklamalarını son derece talihsiz ve anlamsız bulduğumuzu bir kez daha yinelemek istiyoruz. İki lider arasında bir zirve yapılması için çalışıldığı ve Kıbrıs sorununa ilgi duyan tüm tarafların bu görüşmenin öze yönelik ve sonuç verici olmasını beklediği bu günlerde, Cumhurbaşkanımız Talat’ın Kıbrıs sorununun temel konularını konuşma yetkisinin olmadığını iddia eden Markulli, Papadopoulos’un bu görüşmede ne konuşmayı düşündüğü veya ne gibi bir sonuç alınmasını beklediği konularına da açıklık getirmelidir.

Markulli’nin tutumu ve açıklamaları, Kıbrıs Rum tarafının bu görüşmeyi, sadece iç politika mülahazaları ile gerçekleştirmek istediği yönündeki görüşleri güçlendirdiği gibi, bu görüşmeyi etkisizleştirmeye çalışmak olarak da değerlendirilebilir.

Kıbrıs Türk tarafı, bu oyuna alet olmamak ve Talat-Papadopulos görüşmesini, Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulunması çabalarının önünü açmak için değerlendirmek kararlılığındadır.”

Basın toplantısında, Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına da değinen Erçakıca, bu yöndeki çalışmaların gerginlik kaynağı olmaya devam ettiğine işaret etti ve şöyle konuştu:

“Ne yazık ki, Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz aranması ile ilgili çalışmalar gerginlik kaynağı olmaya devam ediyor. Geçen hafta bu doğrultuda yapmış olduğumuz uyarı, kimi çevrelerce yanlış anlaşılmış, kimi çevrelerce ‘aşırı’ bulunmuş olsa da, Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs sorunu çözümlenmeden “egemen bir devlet” imiş gibi adımlar atmaya kalkışması, üstelik Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye gibi önemli bir ülkenin haklarını görmezlikten gelmesi, ciddi tehlikeler içermektedir ve gerginlik kaynağı olmaya devam etmektedir.

Doğu Akdeniz’deki gerginliğin tırmanmakta olduğunu gözlemlemekten dolayı üzgünüz. Bu gerginliğin kaynağı, kendini arızasız bir devlet olarak gören ve 1 Mayıs 2004’te haksızca elde ettiği Avrupa Birliği üyeliğini Kıbrıs Türk halkına ve Türkiye’ye karşı kullanmaya çalışan Kıbrıs Rum tarafıdır.

Kıbrıs Rum Dışişleri Bakanı, geçtiğimiz hafta gerginliği yatıştırmaya çalışmak yerine, Türkiye’yi AB üyeliği sürecini kesintiye uğratmakla tehdit etmiş ve gerginlik yaratan girişimleri için nereden cesaret aldıklarını ifşa etmiştir.

Kıbrıs Rum tarafı, Avrupa Birliği’ni Kıbrıs Türk halkına ve Türkiye’ye karşı bir silah olarak kullanmaya çalışıyor. Bu gerçek artık açıkça ortaya çıkmıştır. Kıbrıs Rum tarafının elindeki bu silah oldukça tehlikelidir. Bu silahın hoyratça kullanılmak istenmesi, sadece petrol arama konusunda değil, her olayda tehlikeli gelişmelere neden olabilecektir.

Kıbrıs Rum Dışişleri Bakanı Markulli’nin, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını koruma gayretine, “Avrupa Birliği üyeliği sürecini kesintiye uğratma” tehdidi ile karşılık vermeye yeltenmesi, herkesten önce Avrupa Birliği üyesi devletlerin tepkisi ile karşılanmalıydı. Avrupa Birliği üyesi devletler, Kıbrıs Rum tarafının eline verdikleri bu silahın hoyratça kullanılmak istenmesi halinde doğabilecek sonuçlardan sorumlu olacaklarını unutmamalıdırlar.”

 

BARIŞ HAREKATI’NIN 2. AŞAMASININ YILDÖNÜMÜ…

Serdarlı’nın Kurtuluşunun 33’üncü Yıldönümü Törenle Kutlandı (1)

Barış Harekatı’nın ikinci aşamasında özgürlüğüne kavuşan Serdarlı’nın 33’üncü kurtuluş yıldönümü, dün düzenlenen törenle kutlandı.

Kurtuluş kutlamalarına katılan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, törende yaptığı konuşmada, Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs sorununa bütünlüklü çözüm istediğini vurguladı ve “Oyalama olmadan, zaman kaybetmeden Kıbrıslı Türklerin haklarını koruyacak onurlu bir barışa varmak hedefimizdir” dedi.

Talat, geçmişten ders alarak barışın sağlam ve geri dönülmez olmasının kendileri için son derece önemli olduğunun da altını çizdi.

Talat, “Bugün nasıl Serdarlı’nın kurtuluşunu kutluyoruz, yarın Kıbrıs Türk halkının bütün bu kurtuluş günlerinin ve bu mücadelelerin kararlılıkla elde ettiği gelecek güvencesini kutlayacağız” diye konuştu. Talat, Kıbrıs’ta sağlam ve bozulamayan bir barış yapacaklarını, iki kesimli ve iki kurucu devlete dayalı yeni bir ortaklığı sağlayacaklarını, Türkiye’nin garantörlüğünde Avrupalı bir geleceği hep birlikte yakalayacaklarını vurguladı..

Toplu Katliam Şehitleri Anıldı

Talat: “İnsanlık Tarihi İçin Kara Bir Leke”

Öte yandan, Muratağa-Sandallar ve Atlılar köylerinde Rumlar tarafından topluca katledilerek katliam çukurlarına gömülen Kıbrıslı Türkler, şehit edilişlerinin 33’üncü yıldönümünde törenlerle anıldılar.

Toplu katliam şehitleri için Muratağa,-Sandallar ile Atlılar Şehitlikleri’nde iki ayrı tören düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Muratağa-Sandallar Şehitliği’nde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, “Zor bir anma töreni…Nefesin, sözün bittiği, tarihi anlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, insanları büyük acılara boğan böylesi olayların, sadece o ülkenin değil dünya ve insanlık tarihinde de önemli bir yer tuttuğunu, “kara bir leke” olarak anıldığını vurguladı.

Talat, böylesi olayların insanların sürekli hatırladıkları, bir daha yaşanmaması için çalıştıkları önemli bir ders niteliğinde olduğunu ifade ederek, “Biz bunu yaşadık. Kıbrıs Türkü çok büyük zorluklar yaşadı, çok büyük acılarla karşı karşıya kaldı” dedi.

Muratağa, Atlılar ve Sandallar katliamlarının büyük kin ve nefretle, Enosis hayallerinin sona ermesinin getirdiği tepkiyle İkinci Barış Harekatı’nın başladığı günde gerçekleştirildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Talat, “Bu nasıl kin ve nefretti ki, küçük bebekler, yaşlı nineler öldürülüp böylesi toplu mezarlara gömülüyordu. Bu nasıl kin ve nefretti ki sadece bir değil, 3 köy birden katliamdan geçirildi” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Türkü’nün bugün geriye bakarak bu acı olayı anımsadığını ve bundan dersler çıkardığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Talat, yeni Rum Dışişleri Bakanı’nın “Kıbrıs’ta anlaşmaya gerek yok, adanın bir bölümünü işgal eden Türk ordusu çekilsin sorun çözülür” ifadelerine atıfta bulunarak, “Bu katliam mekanı bu çiçeği burnunda sayın dışişleri bakanına verilecek en güzel yanıttır. Türk ordusunun Kıbrıslı Türkleri nereden kurtardığının en güzel örneğidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, tarihi yaşamış ve büyük acılar çekmiş bir halk olarak Kıbrıs Türk halkının geleceğe güvenle baktığını, geçmişte kaybettiklerini de saygı ve minnetle anmaya devam ettiğini söyledi.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU