la
ABD Kongre üyesi Ed Whitfield ortak basın toplantısı düzenledi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat yaptığı açıklamada, Kıbrıs
Türk halkının çözüme ve adanın yeniden birleştirilmesine olan bağlılığının
sürdüğünü vurgulayarak Kıbrıs’ta çözüme ancak her iki tarafın da arzulu
olması halinde ulaşılabileceğinin altını çizdi ve Kıbrıslı Türklerin geçen
yıl yapılan referandumda kalıcı bir anlaşmaya ezici çoğunlukla “evet”
demelerine karşın Kıbrıs sorununun Rum tarafının uzlaşmazlığı nedeniyle
devam ettiğine işaret etti.
Cumhurbaşkanı Talat, ABD Kongre üyelerinin, Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti’ne ziyaretlerini iptal etmeleri yönünde kendilerine yapılan
tüm baskılara karşın takdire değer bir kararlılık gösterdiklerini belirterek
ABD Kongre üyelerinin KKTC’yi ziyaret etmelerinin diğer kongre üyelerinin
Kuzey Kıbrıs’a gelmelerinin yolunu açacağını ümit ettiğini de ifade etti.
ABD Kongre üyeleriyle yaptıkları görüşmede Kıbrıs
konusunun içinde bulunduğu son durumla ilgili görüş alış verişinde
bulunduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı, “Eğer uluslararası topluluk, Kıbrıslı
Türklere uygulanan bu adil olmayan izolasyonun sona erdirilmesi yönünde
sizin gösterdiğiniz kararlılığı gösterse, işte o zaman Kıbrıslı Türklerin
uluslararası sistemle bütünleşmesi süreci başlar. Ve işte ancak o zaman
bizler anlamlı müzakerelere başlayabiliriz. Size ve ABD Kongresi’ndeki
meslektaşlarınızla ABD Yönetimi’ne, bu güzel adaya kalıcı barış getirme
çabalarımızda yardımcı olmanız için bir kez daha çağrıda bulunuyorum” dedi.
ABD Kongre Üyesi Whitfield ise görüşme sonrasında yaptığı
önemli açıklamada, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un Türkiye’den
serbest insan ve mal dolaşımıyla ilgili olan Ankara Protokolü’nü
imzalamasını istediğine ancak kendisinin aynı şeyin Kıbrıs’ta olmasını
onaylamadığına işaret ederek direkt olarak Kuzey Kıbrıs’a geldiklerini çünkü
tüm Kıbrıs’ta insanların ve malların serbest dolaşımını onayladıklarını
söyledi.
Whitfield, Kuzey’e yaptıkları ziyaretin hiçbir şekilde
yasa dışı olmadığını vurgulayarak, bu konuyu kendi hukukçularıyla, ABD
Dışişleri Bakanlığı ve ABD Ulusal Güvenlik Konseyi hukukçularıyla uzun uzun
görüştüklerini açıkladı ve Papadopulos’a AB’nin Kuzey Kıbrıs’a yapmayı
planladığı mali yardıma itiraz etmekten vazgeçmesini tavsiye etti.
Kıbrıs’a, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’u adayı
iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyon şeklinde yeniden birleştirmek için
adımlar atmasına ikna etmeye geldiklerini söyleyen Whitfield, Papadopulos’un
kuzeye ziyaretlerini onaylamadığını net şekilde anladıklarını ifade etti.
BM Genel Sekreteri’nin Kuzey’e yönelik gereksiz
kısıtlamaları ortadan kaldırmak için tüm devletlere Kuzey Kıbrıs ile hem
ikili olarak hem de uluslararası örgütler aracılığıyla ilişkiler kurmalarını
tavsiye ettiğini vurgulayan Whitfield, bu girişimin BM’nin 541 ve 550
numaralı kararlarıyla uyumlu olduğunu kaydetti.
Whitfield, Kıbrıs’taki liderlere geçmişi geride
bırakmaları tavsiyesinde bulunarak, Kıbrıs’ın parlak bir geleceği olacağına
ve adadaki halkların birleşmeden çok şey kazanacaklarına emin olduklarını
söyledi ve adada olmaktan duyduğu heyecanı ifade ederek, bu güzel ülkede
geleceğin güzel olacağını kaydetti.
Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Whitfield, ABD
hükümetinin Kıbrıslı Türklere yönelik 30.5 milyon dolarlık bir ekonomik
gelişme programları bulunduğunu ifade ederek, AB’de de diplomatik temaslar
yaptıklarını ve AB yetkililerine Kuzey’e ekonomik konularda teknik yardım
için tavsiyelerde bulunduklarını söyledi.
Kuzeye yapılan bu yolculuğun sembolik bir iyi niyet
gösterisi olabileceğini ancak bazen sembolik iyi niyet gösterilerinin çok
önemli olabileceğini vurgulayan Whitfield, Kıbrıslı Türklere yardım
konusunda taahhütleri bulunduğunu ifade ederek tüm Kıbrıs’ın geliştiğini
görmek istediklerini ve Birleşik bir Kıbrıs’ın çok daha güçlü olacağını
kaydetti.
RUMLAR, ÖZEL YATLARIYLA KKTC LİMANLARINA
DEMİRLEYEN TURİSTLERİ TUTUKLADI
Rum polisi, özel yatlarıyla KKTC limanlarına demirleyen
turistleri Güney Kıbrıs’ta tutukladı.
Rum gazeteleri, özel yatlarıyla Doğu Akdeniz turuna çıkan
iki Alman turistin, Cumartesi günü demirledikleri Limasol limanında, KKTC
limanlarına da demirledikleri gerekçesiyle polis tarafından tutuklandığını
yazdı. Rum basını, söz konusu Alman turistlerin Perşembe günü Girne ve Cuma
günü de Gazimağusa limanına demirlediklerinin ve geceyi Gazimağusa’da
geçirdiklerinin tespit edildiğini belirtirken, turistlerin verdikleri
ifadede “yasaları ihlal ettiklerini bilmediklerini” söylediklerini yazdı.
Rum basını, turistlerin öngörülen prosedürler tamamlanana
kadar tutuklu kalacaklarını ifade etti.