|
RUM TARAFININ SAĞLIKLA İLGİLİ FATURA İHBARLARI İADE EDİLDİ...
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, Rum
Yönetimi’nin sağlık harcamalarıyla ilgili olarak BM Barış Gücü kanalıyla
ilettiği ihbarlar hakkında açıklama yaptı.
"BM Barış Gücü ile yapılan mutat temaslar çerçevesinde 10
Mayıs 2005 tarihinde bakanlığımızı ziyaret eden BM Barış Gücü yetkilileri
tarafından tedavi olmak amacıyla 2003, 2004 ve 2005 yıllarında Rum
tarafındaki Makarios Hastanesi’ne giden bazı Kıbrıslı Türklerin anılan
hastaneye olduğu iddia edilen borçlarına karşılık 15 kadar ihbar
niteliğindeki fatura muhataplarına iletilmek üzere tarafımıza tevdi edilmek
istenmiştir.
‘Repuclic of Cyprus’ başlıklı ve ‘Makarios Hastanesi’ne
ait olduğu görülen mühürlü faturalar incelendiğinde, sol üst tarafta yer
alan isimlerin altında ‘Occopied Lapethos’, ‘Occupied Kyrenia’ şeklinde
ibarelerin yer aldığı ayrıca tespit edilmiştir.
Bunun üzerine BM Barış Gücü yetkililerine şimdiye kadar
Kıbrıslı Türklere ücretsiz sağlık hizmeti vermekle övünen Rum tarafının bu
yönteme tevessül etmesinin düşündürücü olduğu, vatandaşlarımızın hangi
şartlar altında Güney’deki hastanelerde tedavi gördüğünü bilemeyeceğimizden
söz konusu ihbar niteliğindeki faturaların kabul edilemeyeceği, kaldı ki
yazıların sol üst köşesinde isimlerin altında tam adres bilgilerinden yoksun
olarak yer alan ‘işgal altındaki Lapta’, ‘işgal altındaki Girne’
ibarelerinin de söz konusu yazıları kabul etmememize yeterli neden teşkil
ettiği vurgulanmış ve gönderene iletilmesi talebiyle BM Barış Gücü
yetkililerine iade edilmiştir.
Buna ilaveten Rum tarafının bu türden taleplerine
aracılık etmemesi hususunda BM Barış Gücü ayrıca uyarılmıştır.”
BM BARIŞ GÜCÜ’NE NOTA...
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı tarafından
BM Barış Gücü’ne gönderilen uyarı notanın tam metni şöyle:
"KKTC’de tasarruflarında bulundurdukları mallarla ilgili
olarak Kıbrıslı Türkler ve Kuzey Kıbrıs’ta ikamet etmekte olan yabancı
uyruklulara, aleyhlerine getirilen suçlamalara karşı Güney Kıbrıs
mahkemelerine çıkmaları yönünde celpnameler tevdi edilmektedir. Kıbrıs Rum
tebligat memurları mahkeme celpnamelerini sınırlarımız içinde teslim ederken,
Kıbrıslı Rumlar ve avukatları Kuzey Kıbrıs’a geçerek KKTC sakinlerini taciz
etmektedirler.
Son olarak Kıbrıs Rum polisi üç Kıbrıslı Türk ve bir
İngiliz vatandaşı hakkında yine mal mülk konusundaki suçlamalarla ilgili
olarak Avrupa tutuklama emri çıkarmıştır. Kıbrıs Rum basınında, Kıbrıs Rum
makamlarının bahse konu tutuklama emirleriyle ilgili çıkarılmış olan mahkeme
celpnamelerini tebliğ etme hazırlığı içinde olduğu belirtilmektedir.
Kıbrıslı Türklerin Güney’deki sağlık hizmetleri için
aldıkları iddia edilen sözde faturaların iletilmesi çabasında BM Barış Gücü
iyi niyet misyonunun, Kıbrıs Rum makamlarınca suiistimal edilmiş olması da
kaygı vericidir.
Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yasa dışı otoritesini Kuzey
Kıbrıs’a yaymayı ve mal mülk konusunu kapsamlı siyasi bir çözüm pahasına
hukuk savaşına dönüştürmeyi hedefleyen tehlikeli bir siyaset içinde olduğu
gayet açıktır. Tabiatıyla Kıbrıs Rum Yönetimi’nin KKTC’de ve KKTC
vatandaşları üzerinde kontrolü veya yetkisi varmış gibi davranması kabul
edilemezdir. Bu gibi çabaların önüne geçmekte kararlıyız. Vatandaşlarımızın
Kıbrıs Rum makamlarınca taciz edilmelerine son vermek amacıyla gerekli tüm
önlemler alınacaktır.
Siyasi çıkar amacıyla başlatıldığı aşikâr olan bu son
girişimlerin Kıbrıslı Türk ve Rum şahıslar arasında tehlikeli
anlaşmazlıklara yol açabileceği konusunda ciddi endişelerimiz vardır. Kıbrıs
Rum Yönetimi’nin son eylemlerinin adada gerginlik yaratmaktan başka hiçbir
şeye hizmet etmediği oldukça açıktır. Dolayısıyla biz, BM Barış Gücü
yetkililerine Kıbrıs Rum makamlarına yardımcı oldukları şeklinde
yorumlanabilecek davranışlardan kaçınmalarının yanı sıra, Kıbrıs Rum
Yönetimi’nin kabul edilemez davranışlarının doğurabileceği ciddi sonuçlarla
ilgili olarak onları uyarmaları için çağrıda bulunuyoruz.
KKTC Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı bu
fırsattan yararlanarak Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’ne olan en derin
saygılarını yineler."
TALAT AB KOM İSYONU
ÜYESİ REHN VE LÜKSEMBURG DIŞİŞLERİ BAKANI SCHMIDT İLE GÖRÜŞTÜ
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Doğrudan Ticaret Tüzüğü
ve Mali Yardım Tüzüğü başta olmak üzere çeşitli konularda temaslarda bulunan
AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ve AB Dönem Başkanı
Lüksemburg’un Dışişleri Bakanı Nicholas Schmidt ile görüştü.
Görüşmeden sonra sırasıyla Talat, Schmidt ve Rehn birer
açıklama yaptılar.
Talat açıklamasında, Schmidt ve Rehn’le yararlı bir
görüşme yaptıklarını kaydetti. Kıbrıs Türk tarafı olarak çeşitli konularda
endişelerini aktardıklarını, ayrıca Doğrudan Ticaret ve Mali Yardım
konularındaki iki tüzükle ilgili düşüncelerini ortaya koyduklarını söyleyen
Talat, görüşmede bunların birbirlerini bütünleyici olduklarına işaret
ettiklerini belirtti.
Uzlaşmazlık konusu olan mal-mülk konusunu da ele
aldıklarını belirten Talat, bu konuda Rumların hayata geçirmeye çalıştığı AB
ülkelerinde tutuklama emrini de ele aldıklarını anlattı.
Görüşmede kalıcı bir anlaşma taahhüdüne bağlılıklarını
yinelediklerini söyleyen Talat, Kıbrıs Türk tarafının tüm uzlaşmazlık
konularını giderebilmek için Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm bulmak gerektiğine
inandıklarını ifade etti.
Talat, BM Genel Sekreteri’nin görüşmelerin yeniden
başlaması için yapılmasını istediğini gerçekleştirdiklerini ve
pozisyonlarını açık bir şekilde ortaya koyduklarını söyledi.
Schmidt ise Talat’ın söylediklerini teyit ettiğini
kaydederek, geliş amaçlarının çözümler bulmak için araştırma yapmak olduğunu,
özellikle de tüzükler konusunun adada yeni bir güven yaratmak için önem
taşıdığını söyledi.
Kıbrıs’ın kuzeyine ekonomik alanda yeni imkânlar yaratmak
için de tüzüklerin önemli olduğuna işaret eden Schmidt, Talat’la açık ve
yapıcı bir görüşme yaptıklarını, Rehn’le çalışmalarına devam edeceklerini ve
bu konuyu hareketlendirmeye çalışacaklarını ifade etti. Schmidt, olayların
gelecekte hareketleneceği konusunda iyimser olduklarını söyledi.
Rehn de konuşmasında Talat ile çok yararlı ve yapıcı bir
görüşme gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, ana hedeflerinin adada kalıcı
çözüme ulaşılması olduğunu ifade etti. Bu sonuca ulaşırken atılması gereken
adımlar olduğunu kaydeden Rehn görüşmelerinin tüzükler üzerinde
yoğunlaştığını kaydetti.
İki tüzüğün de önemli olduğunu ve siyasi olarak güven
yaratarak kalıcı anlaşma için müzakerelere zemin hazırlama yönünde önem
taşıdığını ifade eden Rehn, ayrıca ekonomik olarak da Kuzey Kıbrıs’ın
ekonomik izolasyonunu sona erdirmek ve gelecekteki birleşmeye hazırlamak
için de önemli olduğunu söyledi.
Rehn ve Schmidt Kıbrıs’ta yaptıkları temaslara ilişkin
bir basın toplantısı düzenlediler.
Rehn, mal-mülk konusunun kapsamlı bir şekilde acilen
çözülmesi gereken hassas bir konu olduğunu belirtti. Bu konunun Annan
Planı’nın bir parçasını oluşturduğunu ifade eden Rehn, mevcut durumun
adadaki gerginliği artırdığının altını çizerek, siyasi olan bu konuyla
ilgili olarak sivil mahkemelere gidilmesini desteklemediğini açıkladı.
Temaslarının son derece ilginç ve verimli geçtiğini
söyleyen Lüksemburg Dışişleri Bakanı Schmidt ise mal mülk konusu gibi hassas
konular üzerinde çalışmaları gerektiğini dile getirdi .
Schmidt, sonunda ulaşılması gereken “global paket” gibi
bir şeyler üzerinde düşünmeleri gerektiğini de söyledi.
GAZİMAĞUSA LİMANI’NA GELEN GÜNEY KIBRIS
MALLARININ METEHAN’DAN GEÇMESİNE İZİN VERİLMEDİ
Romanya’dan bilinmeyen bir nedenle Gazimağusa’ya gelen
Rum Telekomünikasyon Dairesi’ne (CYTA) ait mallar KKTC hükümeti tarafından
Güney’e gönderildi, ancak Rum Yönetimi malların Güney Kıbrıs’a geçmesine
izin vermedi.
CYTA’ya, ait 5 tır dolusu mal üzerlerinde “Cyprus
Nicosia” adresiyle, Gazimağusa Limanı’na geldi. Tır sürücülerin nereye
teslim edileceğinden haberdar olmadığı mallar, KKTC gümrük yetkililerinin
yönlendirmeleri sonucunda Güney Kıbrıs’taki mal sahibine teslim edilmek
üzere Metehan Sınır Kapısına götürüldü.
Metehan’daki Rum gümrüğünde yaklaşık 3 saat bekletilen
“31” plakalı tırlar herhangi bir neden gösterilmeksizin, polis eskortu
eşliğinde KKTC’ye geri gönderildi.
Maliye Bakanı Ahmet Uzun, yaptığı açıklamada, Rum
Yönetimi’nin kendilerine gelen siparişleri Rumlara göre “yasal olmayan” bir
Liman’dan geldiği için kabul etmediklerini ve geri çevirdiklerini ifade
ederek, tırların bu akşam KKTC’de kalacağını, yarın AB’den yetkililerin
gelerek Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş’la görüşeceklerini belitti.
Görüşmede, bugün yaşananların AB yetkililerine
açıklanacağını söyleyen Uzun, KKTC’nin AB normlarına ve serbest dolaşım
ilkelerine uygun davrandığını belirteceklerini ve gelişmeleri yakından
izleyeceklerini ifade etti.
Bu olayla Kıbrıslı Türklerin barıştan ve işbirliğinden
yana tavrını en açık şekilde sergilediğini belirten Uzun, KKTC olarak bu
şekilde iyi niyetli davranmaya devam edeceklerini de söyledi. |
CTP-BG DP
HÜKÜMET PROGRAMI
CTP-BG DP
KOALİSYON PROTOKOLÜ
KKTC CUMHURBAŞKANI MEHMET
ALİ TALAT'IN KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI DEVİR-TESLİM KONUŞMASI, 24 Nisan 2005
KKTC 1. CUMHURBAŞKANI RAUF
DENKTAŞ'IN KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI DEVİR-TESLİM TÖRENİNDEKİ VEDA KONUŞMASI, 24
Nisan 2005
1963-1974
YILLARI ARASINDA rum saldırıları
sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ
ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN
KIBRIS HARİTASI

KKTC DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI
RUM TARAFININ ÇÖZÜME ULAŞILMASINI ARZULUYORSA YAPICI TAVIR SERGİLEMESİ
GEREKTİĞİNİ BELİRTTİ
RUM YAZAR
RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR
KIBRISLI
RUMLARIN REFERANDUMDAKİ BÜYÜK "HAYIR"I ULUSLARARASI TOPLULUKTA
HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI
DÜNYA
BASININDA REFERANDUM
KIBRIS
MÜZAKERE SÜRECİ
GÜNEY
KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU
|