CUMHURBAŞKANI TALAT: “ARTAN RUM
MİLLİYETÇİLİĞİ KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜLMESİNE EN BÜYÜK ENGEL”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, adada çözüme en büyük
engelin, Güney Kıbrıs’ta artmakta olan milliyetçilik olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat Türkiye’de İngilizce yayın yapan
günlük gazete “The New Anatolian” ile yaptığı röportajda, Güney Kıbrıs
Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos’un tek amacının, Kıbrıslı Türkleri
Rum Yönetimi’ne yama yapmak olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs konusunda yeni girişimler
başlatması veya BM aracılığıyla atılacak adımların engellenmemesi
yönünde Rusya’nın ikna edilmesi için Ankara’dan tam destek istedi.
ABD ziyaretine değinen Talat, davetin, ABD
yönetiminin bugüne kadar Kıbrıs Türklerine yaptığı en yüksek düzeydeki
davet olduğunu belirtti. Ziyaret esnasında, BM Genel Sekreteri Kofi
Annan’ın yeni tur görüşmeler için en yakın zamanda girişim başlatması
yönündeki görüşlerini ifade ettiklerini belirten Talat, “Ancak, çözüm
yönünde olumlu bir hava yoksa, Annan’ın, yeni bir girişim başlatması
için pek istekli olmadığı herkes tarafından biliniyor” dedi.
ABD’nin izolasyonların kaldırılmasına yönelik
yaklaşımını nasıl bulduğu sorusu üzerine Talat, “ABD üzerimizdeki
izolasyonların kaldırılması yönünde öncü rol oynuyor. Bir süper güç
olarak, sorunu çözmek için kesinlikle benzersiz siyasi bir gücü vardır.
ABD gerçekten de, KKTC üzerindeki ambargoların kaldırılmasına yönelik en
ciddi çalışmayı yapan taraftır. En büyük sorun, Rusya’nın yaklaşımıdır”
dedi.
Ambargoların kaldırılması ve Rum kesiminin çözüme
zorlanması için en önemli mekanizmanın AB olduğuna işaret eden
Cumhurbaşkanı Talat, AB üyesi Rum yönetiminin, Türkiye’nin üyelik
müzakerelerine zorluk çıkartmaya ve engel koymaya çalışarak, Türkiye’nin
KKTC ile arasını açmaya çalıştığını kaydetti.
AB ek protokolünün öngördüğü gibi Türkiye’nin
limanlarını Kıbrıs Rum gemi ve uçaklarına açması hakkındaki bir soruya
karşılık Cumhurbaşkanı Talat, “Buna olumlu bakıyoruz. Ancak, aynı
zamanda bize uygulanan izolasyonların da kaldırılmasını talep ediyoruz.
Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de aynı görüştedir” dedi.
Talat, Türkiye’nin limanlarını Rum gemi ve
limanlarına açılırken KKTC limanlarının kapalı bırakılmasının KKTC
ekonomisi için felaket olacağını kaydetti.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin 2012 yılında AB dönem
başkanlığını devraldığında neler beklediğinin sorulması üzerine
Cumhurbaşkanı Talat, “Bu tarihten önce Kıbrıs sorununun çözülmesi
gerekir. Eğer çözülmezse, ileride ciddi krizler yaşanacak. Bu krizlerin
bir çözümü zorlayacağına inanıyorum” dedi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin adadaki Türk askerinin
çekilmesi konusunda ısrarı hakkında da görüş belirten Talat, Rum
Yönetimi’nin hem çözümü reddedip hem de Türk askerlerinin adadan
çekilmesinde ısrarcı olmasının mantıklı ve etik olmadığının altını
çizdi.
Papadopulos’un adadan Türk askerlerinin çekilmesini
öngören bir antlaşma istediklerini ve hedeflerinin ozmosis (sistem
içinde eritme) olduğunu açıkça ifade ettiğini belirten Talat, “Net bir
şekilde görülüyor ki bu yöndeki talepler bir iyi niyet göstergesi
değildir” dedi.
BAŞBAKAN SOYER: “BİZ YEŞİL HATTI
ÇİĞNEMİYORUZ. BÖLÜCÜLÜĞÜ AŞMAK İÇİN ADIMLAR ATIYORUZ”
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Lokmacı Barikatı’nın
açılması için attıkları ileri bir adımın Kıbrıs Rum yönetimince “Yeşil
Hattın ihlali” olarak yorumlanmasını “akıl almaz bir yaklaşım” olarak
değerlendirerek tepki gösterdi.
Soyer, adanın bölünmüşlüğünden sorumlu tuttuğu
Papadopulos yönetimine “Lokmacı Barikatı’nın karşısında oluşturduğu ve
bir tapınma yerine döndürdüğü barikatını kaldırma ve Lefkoşa’yı bölücü
niyetiyle bölünmüş durumda tutmaktan vazgeçme çağrısı” yaptı.
Atatürk Stadı VIP Salonu’nun temel atma töreninde
konuşan Soyer, barikatın açılması için yapılan bütün çalışmalara bağlı
olarak “Türk askerinin Yeşil Hattı ihlali” gibi garip açıklamalarla
meseleyi çarpıtmaya çalışan Rum Yönetimi’nin bir anlamda kendi
korkusunu; kapalı kalmanın, izolasyonun, bölünmenin baş sorumlusunun
kendi olduğu gerçeğini kendi eliyle de teyit etmekte olduğunu söyledi.
Soyer, "Biz Yeşil Hattı çiğnemiyoruz.Yeşil Hattın
üstünden yıllardır Kıbrıs Rum egemen güçlerinin yarattığı bölücülüğü
aşmak için hakkımızı ve diğer bütün imkanlarımızı kullanarak açılımı
sağlayacak adımları atıyoruz” dedi.
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI
DENKTAŞ:
"TÜRKİYE HÜKÜMETLERİ, KIBRIS KONUSUNDA ELİNDEN GELENİ YAPTI”
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar
Denktaş, Türkiye’de hükümetlerin Kıbrıs konusunda ne gerekiyorsa
yaptığını, son hükümetin bir adım ileriye giderek dünyaya Kıbrıs
Türkünün çözüm istediğini gösterdiğini söyledi.
Denktaş, Türkiye’de Ege Üniversitesi İletişim
Fakültesi bünyesindeki Halkla İlişkiler Topluluğu Pratik’in düzenlediği
“Uluslararası Halkla İlişkiler: Kıbrıs Modeli, Tanınma Sürecinde
KKTC’nin Halkla İlişkileri” konulu konferansa katıldı.
Türkiye’deki hükümetlerin Kıbrıs konusunda elinden
geleni yaptığına işaret eden Denktaş, şöyle konuştu:
"Mevcut hükümet ve geçmiş hükümetler, Kıbrıs için ne
gerekiyorsa yaptı. Son hükümet bir adım ileriye giderek dünyaya Kıbrıs
Türkünün çözüm istediğini gösterdi. Ancak değişen bir şey olmadı. Yine
AB sürecinde, önüne Kıbrıs’ı çıkarmaya çalışıyorlar. Son hükümetin
attığı adımlar biraz fazla cesurca oldu. AB üyesi ülkeleri de o
mahcupluğu görme, (Nerede verdiğiniz sözler) diye sorma durumuna
getirdi. Türkiye ve KKTC üstüne düşeni yaptı, şimdi sıra AB’de.”
Türkiye’nin önüne Kıbrıs meselesinin getirilmeye
devam edeceğini belirten Denktaş, “Ancak bir yere kadar. O gün hangi
hükümet olursa olsun, Türkiye veremeyeceği tavizler noktasında
sıkıştırıldığında (Durun bakalım beyler, biz bu görüşme sürecini askıya
alıyoruz) deyince, AB Türkiye’nin peşinde koşacaktır. Çünkü genç,
eğitimli ve savunma konusunda iyi bir Türkiye var. AB’nin ihtiyacı olan
3 şey Türkiye’nin elinde” diye konuştu.
Rum tarafının KKTC’nin tanınmaması için elinden
geleni yaptığını ifade eden Denktaş, kuş gribi salgını çıkınca tedbir
almak için işbirliği önerisinde bulunduklarını, Türkiye’nin
Yunanistan’da konuyla ilgili yapılan toplantıya KKTC’nin davet
edilmesini istediğini, ancak bunun kabul görmediğini belirtTİ.
Ekonomik ve kültürel faaliyetlerin uluslararası
ilişkilerde büyük önem taşıdığını, Türkiye ile ekonomik ilişkileri
gelişen Rusya’nın KKTC’ye daha olumlu bakmaya başladığını belirten
Denktaş, “Bu çağda (Türk’ün, Türk’ten başka dostu yok) sözü çok doğru
değil. Ne kadar ekonomik ve kültürel ilişkiler gelişirse, o kadar
dostunuz olur” diye konuştu.
AMBARGOYA HAYIR
İngiltere’de yaşayan yaklaşık bin Kıbrıslı Türk,
ambargoların kaldırılması ve KKTC’nin tanınması talebiyle yollara
döküldü.
The Association of Cypriots Abroad (ATCA) tarafından
organize edilen eyleme katılanlar, İngiltere başbakanlık binasının
bulunduğu Whitehall Place’in önünden başlayarak, “Kuzey Kıbrıs’a
özgürlük”, “Kıbrıs Türktür Türk kalacak”, “Doğrudan memleketimize uçmak
istiyoruz”, “Blair görevini yap” sloganları ve taşıdıkları dev KKTC
bayrağıyla TC Londra Büyükelçiliği’ne kadar yürüdü.
İki buçuk saat süren yürüyüşte, katılımcılar
taşıdıkları dövizlerle ve şehit olan yakınlarının fotoğraflarıyla dünya
kamuoyuna ve İngiltere hükümetine mesajlar verdi.
ATCA heyeti, Başbakan Tony Blair’e iletilmek üzere
“Neden ambargolar kaldırılmalı?”, “Neden tanınmak istiyoruz?” başlıklı
iki mektubu başbakanlık yetkililerine ulaştırdılar.
ATCA Başkanı Kerem Hassan ve bazı sivil toplum örgüt
temsilcileri Tony Blair’e ulaştırılması için verdikleri mektupların
birer kopyasını da TC Başbakanı Tayyip Erdoğan’a iletilmesi için
müsteşar Kerem Divanlıoğlu’na verdi.