|
Güney Kıbrıs’ta
yayınlanan Fileleftheros gazetesinin Pazar eki Politiki’ye bir mülakat veren
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Brüksel’deki görüşmelere değinerek,
“amaçlarının, Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunana kadar Kıbrıslı Türklere
uygulanan ambargoların kaldırılması olduğunu ve doğrudan ticaret ile Ercan
Havaalanı’na doğrunda uçuşların gerçekleştirilmesi taleplerinin de bu yönde
olduğunu” söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat
söyleşisinde, Brüksel’deki gizli görüşmelerin, “Kıbrıs Rum tarafının
doğrudan ticaret fikrine %100 karşı çıkmasından ötürü başarısızlığa
uğradığını” belirtirken, “doğrudan ticaret ve mali yardım tüzüklerinin,
Kıbrıs Rum tarafına karşılık verilmesini gerektiren şeyler olmadıklarını ve
AB tarafından Kıbrıslı Türklere yönelik, çözüm olmamasından ötürü, bir nevi
tazminat teşkil ettiklerini” ifade etti. Talat, AB tarafından verilmesi
öngörülen 259 milyon euroluk mali yardımı reddetmediğini, ancak
onaylamadığını belirterek, “onaylamamasının sebebinin ise mali yardımın
verilmesi durumunda bile Kıbrıs Rum tarafının, bu mali yardımın
kullanılmasına engeller çıkaracağını, mali yardımın yalnızca eğitim alanında
işe yarayacağını, örneğin Mağusa limanının geliştirilmesi için başvuruda
bulunulması durumunda, Kıbrıs Rum yönetimin bu paranın kamuda kullanılacak
olmasından ötürü itirazda bulunacağını” ifade etti.
Talat, “doğrudan ticaret
tüzüğünün onaylanmaması durumunda mali yardım tüzüğünün de uygulanmasının
imkansız olacağını” vurguladı.
Cumhurbaşkanı Talat, bir
soru üzerine, mal-mülk konusunun çözümün bir öğesi olacağını ve her iki
tarafın da tazmin edileceğini, bu konunun çözüm için sorun olmayacağını,
olmaması gerektiğini” vurguladı.
Talat, Kıbrıs Rum
tarafının, talep etmekte olduğu değişiklikleri listeleyerek BM Genel
Sekreteri’ne sunması gerektiğini, ayrıca, Rum Yönetimi Başkanı Tasos
Papadopulos ile, “her an, BM’nin varlığı olmaksızın dahi görüşmeye hazır
olduğunu” belirterek, “Sayın Papadopulos ile bir görüşme yapmak ya da bir
kahve içmek için gelmeye hazırım” dedi.
Cumhurbaşkanı Talat
ayrıca, KKTC Cumhurbaşkanı görevine seçilmesinin hemen ardından, mayıs
ayında Papadopulos’a “pratik konuları görüşmeleri” yönünde çağrıda
bulunduğunu ve bu çağrısını sözlü olarak BM aracılığıyla ilettiğini
belirtirken, “pratik konuları görüşme yönünde bir niyetin olmadığı ve
Papadopulos’un kendisiyle, zamanı geldiğinde Kıbrıs sorununu tümüyle ve BM
şemsiyesi altında görüşmeye hazır olduğu cevabını sözlü olarak ilettiğini”
kaydetti.
RUM YÖNETİMİ, KKTC'DEKİ
BULGARİSTAN VATANDAŞI TÜRKLERİN, OY KULLANMAK İÇİN GÜNEY KIBRIS'A GEÇİŞİNE
İZİN VERMEDİ
Güney Kıbrıs Rum
Yönetimi, KKTC'de yaşayan ve Bulgaristan vatandaşı da olan Türklerin, 25
Haziran 2005 günü Bulgaristan'da yapılan parlamento seçimleri nedeniyle
Bulgar Büyükelçiliği'nde oy kullanmak amacıyla Güney Kıbrıs'a geçişine izin
vermedi.
Güney Kıbrıs'taki
Bulgaristan Büyükelçiliği'nde oy vermek için Ledra Palace Sınır Kapısı'nda
toplanan 200 civarında Bulgar vatandaşı, Türk kapısındaki işlemlerini
yaptırarak Güney Kapısı'na yürüdü ancak Güney Kıbrıs'a geçişlerine izin
verilmedi.
Önleri dikenli tellerle
kesilen Güney Sınır Kapısı önünde Bulgar vatandaşları adına açıklama yapan
Bulgaristan Göçmenleri Derneği Başkanı Osman Tahir, kendilerinin daha önce
Bulgaristan Büyükelçisi kanalıyla ve AB Büyükelçisi Adriaan Van Der Meer ile
görüştüklerini ve 1 Mayıs'ta kabul edilen Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca vizesiz
olarak Güney Kıbrıs'a geçebilecekleri konusunda görüş aldıklarını anlattı.
Rum gümrüğüne
gelişlerinde çevik kuvvet ve çok sayıda Rum polisi tarafından karşılanan
Bulgar vatandaşlarının yaklaşık 100'ünün inceleme yapılmak üzere pasaportu
alındı.Rum polisi yaklaşık olarak 3 saat süren bekleyişin ardından sadece 3
Bulgar vatandaşının Güney'e geçebileceğini bildirdi.
Ledra Palace'daki Rum
gümrüğünde yaklaşık 4 saat bekletilen Bulgar vatandaşları herhangi bir
açıklama yapılmaksızın KKTC'ye geri gönderildi.
|