|
20
TEMMUZ BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI COŞKUYLA KUTLANDI
CUMHURBAŞKANI DENKTAŞ: “YOLUN SONU SELAMET OLACAK”
Kıbrıs
Türk halkının yaşama ve var olma hakkını korumak için zorlu mücadeleler
verdiği uzun yılların ardından 20 Temmuz 1974’te Türkiye’nin askeri
müdahalesiyle kavuştuğu barış ve özgürlüğün 29. yıldönümü
KKTC’nin değişik bölgelerinde görkemli törenlerle kutlandı. Lefkoşa’daki
törenler sırasıyla Şehitler Anıtı, Atatürk Anıtı ve Lefkoşa Dr.
Fazıl Küçük Bulvarı’nda yapıldı.
20
Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle Lefkoşa’da Dr. Fazıl Küçük
Bulvarı’nda, Türkiye devlet ve hükümet yetkilileri ve askeri
temsilcileriyle 18 ülkeden gelen konukların da katılımıyla tören düzenlendi.
Türkiye
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in ve
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın konuşmalarının ardından tören resmi
geçitle tamamlandı.
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş’ın yazılı yaptığı konuşmasında “Hak ve hürriyet
kimseye hediye edilmiş değildir. Hak ve hürriyet nasıl kazanılır, siz
bunu en iyi bilenlerdensiniz. Ancak hak ve hürriyetin devamlı surette büyük
bir titizlik ve kıskançlıkla korunması gerektiğini bilmezsek, bunları
elden kaçırmak çok kolaydır. Hem de bir daha bunları kazanmamak kaydıyla
elden kaçırmak…
1974
Barış Harekatı’nın doğal sonucu olarak kan ve can pahasına kurtardığımız
hak ve hürriyetimizi KKTC devletinde somut hale getirdik. Bu devleti yaşatmak,
ona dokundurmamak hepimizi için bir namus borcu, bir haysiyet meselesi olmuştur”
dedi.
Rumların
silahla yapamadıklarını, AB yolu ile başarmak yolunu seçtiklerini
belirten Cumhurbaşkanı “Kıbrıs meselesinin halli iki tarafın eşit
egemenliğinden geçer. Devletini kurmuş olan insanlardan bu devleti yok
farzederek karşı taraf ile başkalarının öngördüğü şekilde anlaşma
yapmasını beklemek abestir” dedi.
Konuşmasında
Anna Planına da değinen Denktaş “Annan Planı'nı imzalamış olsaydım,
bugün burada bulunan her iki kişiden biri evinden yurdundan olacaktı.
Yeniden yıllarca yerleşip kök salmak için ıstırap içinde olacaktınız.
De Soto, Kıbrıs'ta göçmen sorununu değil Rum göçmen sorununu 100 bin
Türk göçmen yaratarak çözmek yolunu seçti. Bu insanlığa sığmaz, akıl
almaz bir seçimdi” dedi.
Cumhurbaşkanı
Denktaş konuşmasının devamında şöyle dedi: “Bizi, AB havucunu
sallayarak, Devletimizden ve Anavatanımızdan ayırmak isteyenler karşısında
bugüne kadar göstermiş olduğunuz sabır ve anlayışla, bu yolun sonu
selamet olacaktır. Buna inanmamak için bir neden yoktur. 1963'ten bu günlere,
Koloni idaresinden, toplu mezarlardan Devletine ve devletinin 29. yaş gününe
gelen sizler, el ve gönül birliği içinde, anavatan ile el ele, gönülgönüle
yarınlara hakim olabileceğinize yürekten inanarak yürüyeceksiniz ve başaracaksınız.”
Türkiye
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ise, Türkiye
Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’ta 20 Temmuz öncesinin karanlık günlerine dönülmesine
asla izin vermeyeceğini vurguladı.
Şener,
törende yaptığı konuşmada ekonomik konularla ilgili açıklamalarda da
bulunarak, geçmişin denenmiş ve başarısızlığı kanıtlanmış
modellerinden vazgeçerek daha üretken, verimli, toplumun bütününü gözeten
bir ekonomik yapı kurmak zorunda olduklarını belirtti.
Şener,
planlanan yatırımların tamamlanmasıyla KKTC gayri safi milli hasılasına
yılda yüzde 12’lik katkı sağlanacağını ve 4 binden fazla kişiye ek
istihdam yaratılmış olacağını açıkladı.
Dış
ticaret alanında yapılan işbirliği sonucunda bugün gelinen noktanın
iki ülke arasında gümrük işbirliğini en kısa sürede gerçekleştirmek
olduğunu ifade eden Şener, bu alanda ve serbest ticaret bölgelerinin geliştirilmesi
amacıyla yapılan teknik çalışmaların son aşamasına gelindiğini, bu
çalışmaların da KKTC ekonomisi için büyük önemi bulunduğunu
vurguladı.
Şener
şöyle devam etti:
“Kıbrıs
Türk halkının 40 yıldır maruz bırakıldığı bu insanlık dışı
ambargoların ve insan haklarına aykırı uygulamaların kaldırılmasının
zamanı gelmiştir. Bugün Kıbrıs’ta en acil mesele budur. Dünyada örneği
görülmemiş şekilde haksız ambargolara ve önümüze çıkarılan tüm
engellere karşın bu ülkeyi geliştirmek ve özlem duyulacak nbir hale
getirmek hepimizin görevidir. Biz Kıbrıs Türk Halkı’nın ekonomik
gelişme ve büyümeyi sağlayacak enerji ve güce sahip oldupğuna inanıyoruz.
Buı yolda yalnız değilsiniz. KKTC’nin barış ve istikrar içinde kalkınması,
Kıbrıs Türk halkının yaşadığı büyük sıkıntı ve güçlüklerin
ardından hak ettiği refah ve gelişme düzeyine kavuşması Türkiye
Cumhuriyeti hükümetlerinin değişmez önceliği olmuştur ve olmaya devam
edecektir.”
Türkiye
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Kıbrıs Barış Harekatı`nın 29. yıldönümü
dolayısıyla, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş`a bir mesaj gönderdi.
Cumhurbaşkanı
Sezer, mesajında, geçtiğimiz yıl içinde Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde
önemli gelişmeler yaşandığını anımsattı ve bu süreçte, Kıbrıs Türk
halkının, Rauf Denktaş`ın özgürlük ve bağımsızlığını koruma, eşit
ve egemen statüye kavuşma yönünde gösterdiği kararlılığı takdirle
karşıladığını belirtti. Cumhurbaşkanı Sezer, mesajında şunları
kaydetti:
“Kıbrıs
Türk tarafının son aylarda gerçekleştirdiği açılımların ve yüce
kişiliğinizin gündeme getirdiği yapıcı önerilerin adada varolan güven
bunalımının aşılmasına yardımcı olacağına, ilişkilerin normalleştirilmesine
katkıda bulunacağına ve adada hakça ve kalıcı çözüm yönündeki çabaları
kolaylaştıracağına inanıyoruz. Bu süreçte Kıbrıs Türk halkının Türkiye`nin
tam desteğine güvenebileceğini bir kez daha yinelemek isterim.”
RUM
SAVUNMA BAKANI MAVRONİKOLAS: "AMERİKAN SİLAH SİSTEMLERİNİN
ADA`DAN ÇEKİLMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL"
Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Kiriakos
Mavronikolas, bu aşamada Amerikan yapımı silah sistemlerinin Ada`dan çekilmesinin
söz konusu olmadığını belirtti.
Mavronikolas,
Atina`da yayımlanan To Vima gazetesinde yer alan demecinde, Amerika`nın bu
silahların Kıbrıs`tan çekilmesi için uzun süreden beri Yunanistan ve Kıbrıs
Rum kesimine baskı yaptığını kaydetti. Mavronikolas, “Atina ve Lefkoşa`daki
Amerikan büyükelçilerinin bu konuda talepleri var. Ancak bu, yeni bir şey
değil. Bu konuya Yunanistan`ın da yardımıyla bir çözüm bulabileceğimize
inanıyoruz” dedi.
Bu
aşamada Rum kesiminin savunma sisteminde herhangi bir “gevşeme” yapılmasının
düşünülmediğini belirten Mavronikolas, Ada`daki siyasi soruna çözüm
bulunmadan Rum kesiminin 2004 yılının Mayıs ayında AB`ye tam üyeliğe
kabul edilmesiyle, bölgede “son derece tehlikeli” gelişmeler yaşanabileceğini
öne sürdü.
Mavronikolas,
“Yunanistan ve milli muhafız gücüyle Kıbrıs (Rum kesimi) savunma güçlerini
sürdürmelidirler” diye konuştu.
|