www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Haber 7 Mart 2002

 

DENKTAŞ: “BOŞUNA ÇABA HARCIYORUZ.. GARANTİLERİ ALANLARIN ANLAŞMA YAPMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

DENKTAŞ: “KIBRIS TÜRKLERİ DİRİ, AYAKTA VE GELECEĞE GÜVENLE BAKMAKTADIR”

TC DEVLET BAKANI GÜREL: "DENKTAŞ VE KLERİDES SINIRLAMA OLMADAN GÖRÜŞEBİLMELİ”

RUM YÖNETİMİ`NİN SALDIRI HELİKOPTERİ ALIMI...

2008 AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASINA "KKTC`NİN DE KATILMASI TALEBİ" ATİNA`YI KARIŞTIRDI

 

DENKTAŞ: “BOŞUNA ÇABA HARCIYORUZ.. GARANTİLERİ ALANLARIN ANLAŞMA YAPMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides’e görüşmelerle ilgili garanti verilmesini değerlendirdi ve “O zaman biz boşuna çaba harcıyoruz. Bu garantileri almış olan insanların bizimle eşit şartlarda yeni bir ortaklık oluşturması, bizi ayni seviyede mütalaa etmesi, bize can pahasına kurtarmış olduğumuz hakları layık görmesi, bunlar çerçevesinde anlaşma yapması mümkün değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Lefkoşa-Girne anayolunun dünkü açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in gelişiyle yüz yüze görüşmelerin etkilindiğini yazanların, bir şeye dikkat etmediklerini, aynı gazetelerinde “Dış dünyanın Klerides’e garanti verdiği” haberini yazdıklarını anlatarak, garantiyi almış olan Rum tarafının Türk tarafını nasıl gördüğünün de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Rumlar’a "Size bu garantileri verenler, eğer bize benzeri garantileri vermezse, eşitliğimizi sağlamazsa, o zaman ne diye masa başında bizim bir yerlere imza atmamızı bekliyorsunuz?” sorusunun sorulması gerektiğini belirten Denktaş, şöyle devam etti:

"Bunu samimi bir uyarı olarak yapıyorum. Çünkü resmi ağızlardan Rum tarafına, belirli devletlerin, uluslararası kuruluşların garanti verdiği yazılmaktadır. Bu garantiler hakikatten verilmişse -ki ben verildiğine inanıyorum- o zaman biz boşuna çaba harcıyoruz demektir. Çünkü bu garantileri almış olan insanların bizimle eşit şartlarda yeni bir ortaklık oluşturması, bizi ayni seviyede mütala etmesi, bize can pahasına kurtarmış olduğumuz hakları layık görmesi, bunlar çerçevesinde anlaşma yapması mümkün değildir.”

Avustralya`da süren İngiliz Uluslararası Topluluğu (Commonwealth) toplantılarına Klerides`i temsilen katılan Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yannakis Kasulides, Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides`in, "net güvenceler aldıktan sonra doğrudan diyaloğu kabul ettiğini" söylemiş ve "bu güvencelerin, diyaloğun BM gözetiminde ve BM kararları çerçevesinde yapılacağı şeklinde olduğunu" ifade etmişti. Kasulides ayrıca, bu güvencelerin "Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ile özellikle, Kıbrıs`ın toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve birliğinin garantörü durumunda olan İngiltere tarafından verildiğini" ifade etti.

Doğrudan görüşmelerin ilk tur sonuçları hakkında bilgi veren Kasulides, Türk tarafının adada iki ayrı bağımsız devlet istediğini, bu talebin çözüme yol açmayacağını iddia etti. Kasulides, "BM karar ve parametrelerinin, tek egemenliği, tek uluslararası kişiliği ve tek vatandaşlığı olacak bir devlet öngördüğünü" söyledi.

Kasulides, "Bu devlet, BM Genel Sekreteri`nin 1990`daki raporunda tarif edildiği gibi iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çerçevesinde siyasi açıdan eşit olacak iki toplumdan oluşacak" dedi.

DENKTAŞ: “KIBRIS TÜRKLERİ DİRİ, AYAKTA VE GELECEĞE GÜVENLE BAKMAKTADIR”

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 1963-1974 yılları arasında adanın %3’üne mahkum edilmiş, etrafı Rum-Yunan silahlarıyla sarılı vaziyetteyken ayakta durmasını bilen, bugün devletini kurmuş Kıbrıslı Türkler’in, içinde bulunduğu ekonomik zorlukların aşılmasında Türkiyeli kardeşlerinin işbirliğiyle yine diri ve ayakta olduğunu, geleceğe güvenle baktığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, “KKTC Ekonomisinin Üretime Dayalı Büyümesi İçin Kredilendirme Süreci ve İlkeleri” toplantısı için KKTC’ye gelen Kıbrıs İşlerinden Sorumlu TC Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel ve beraberindeki işadamları onuruna önceki akşam Dome’da yemek verdi.

Yemekte kısa bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, toplantı için Kuzey Kıbrıs’a gelen Bakan Gürel’in basına yaptığı açıklamalarda söylemek istediğini en veciz şekilde dile getirdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs Türkü’ne ümit veren bu mesajların “65 milyon Anadolu arkamızdadır; hürriyetiniz, egemenliğiniz, devletiniz ve barış için” dediğini kaydetti.

Kıbrıs Türkü’nün Gürel’in vermiş olduğu mesajı aldığını, memnuniyetinin sonsuz olduğunu ifade eden Denktaş, verilen güven ve desteğe teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı konuşmasında işadamlarına seslenip temaslarının yararlı geçip geçmediğini sorarak, işadamlarının ticaret insanı olarak bir ulusal müzakerede müzakerecinin nelere dayandığı bildiklerini söyledi. Denktaş işadamlarına, müzakerecinin ayakta mı durduğunu sordu.

Rum Yönetimi’nin, Türk tarafını temsil eden müzakereci “dimdik ayakta bir halkı mı yoksa çökmek üzere bir halkı mı temsil ediyor” gibi devamlı surette bu sorunun cevabını aradığını kaydeden Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rumların karşılarında çöken veya çökmek üzere olan bir halkın temsilcisini görmek istediklerini söyledi.

Devlet Bakanı Şükrü Gürel de yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Denktaş’a olan sarsılmaz güvenini ifade etti.

Gürel, Kıbrıs Türkü’nün bugüne kadar verdiği özverili mücadelede kimliğinden ve Türk ulusundan kopmadığını, bundan taviz vermediğini vurgulayarak halka sevgi ve saygılarını ifade etti.

TC DEVLET BAKANI GÜREL: "DENKTAŞ VE KLERİDES SINIRLAMA OLMADAN GÖRÜŞEBİLMELİ”

Türkiye'nin Kıbrıs işlerinden de sorumlu Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel, Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla sürdürülen görüşmelere zaman sınırlaması yapılmasına karşı olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides`in hiçbir zaman sınırlamasına tabi olmadan görüşmeleri sürdürmeleri gerektiğini söyledi.

Gürel, Bayrak Televizyonu`nda yayınlanan Akis programında yaptığı açıklamada, “Kıbrıs görüşmelerinin geleceğinin belirlenmesi açısından haziran ayının önemli olacağı” yönünde yapılan açıklamalarla yaratılan yapay zaman sınırlamasına fazla itibar edilmemesi gerektiğini kaydetti.

Kıbrıs konusunun kendi dinamiği olan ve öncelikle adadaki iki halkı ilgilendiren bir konu olduğunu ifade eden Gürel, “Burada iki halkın lideri oturmuşlar doğrudan görüşmeler yapıyorlar ve onlara da birileri, ‘aman bakın şu zamana kadar şu sonucu alın, yoksa filan’ diyecekler. Bu olmaz. Kıbrıs doğrudan görüşmelerini, sayın Denktaş ve muhatabı, başkasının hiçbir zaman sınırlamasına tabi olmadan yürütebilmelidir. Başka türlü de yürütülmez zaten” dedi.

Türkiye`nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini geliştirmek istediğini, Türkiye`de hiçbir siyasi parti ve kurumun AB`ye karşı olmadığını, herkesin AB üyeliğinden yana olduğunu ifade eden Gürel, şöyle konuştu:

"Ama nasıl, hangi koşullarda üye olmak gerekir dendiğinde farklılaşmalar ortaya çıkıyor. Türk halkının ezici bir çoğunluğu, ‘her ne pahasına olursa olsun, hangi biçimde olursa olsun’ üye olmaktan yana değil. Yani bize, eğer AB üyeliğiyle ilgili ve ilgili olmayan bedeller ödetilerek, AB`ye kişiliğimiz törpülenerek, tarihimizden, kimliğimizden ödün vererek, Kıbrıs`tan ödün vererek gireceksek eğer o zaman girmeyelim diye düşünür Türk halkının büyük bir çoğunluğu.”

Gürel, Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Türkleri`nin egemen eşitliğini kabul etmezse, bir çözüm bulunamayacağının altını çizerek, Türkiye ile KKTC arasındaki sarsılmaz bağlara zarar verecek herhangi sözde bir çözümün de Türkiye ve KKTC açısından kabul edilmeyeceğini vurguladı. Türkiye ile KKTC`nin Kıbrıs konusundaki tavrının açık ve net olduğunu belirten Gürel, “Oyun bozanlık yaptığımızı öne sürmek de mümkün değil, bunlar olursa olur, olmazsa da olmaz. O zaman da biz yolumuza devam ederiz ve bizim Kıbrıs Türkü ile beraber yolumuz aydınlıktır” dedi.

Devlet Bakanı Gürel, AB`nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Gunter Verheugen ve bazı AB yetkililerinin, “sorun çözümlenmese de Güney Kıbrıs`ı üyeliğe alacakları” yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, “Verheugen ve diğerlerinin, konuya katkı yapmak için başka şeyler söylemesini” istedi.

Gürel, AB ve ilgili üçüncü taraflardan beklentinin, olumlu adımlar atması ve KKTC`ye uygulanan ambargoların kaldırılması yönünde adım atmaları olduğunu söyledi.

Türkiye`nin, kendi geleceğini KKTC`den ayrı düşünmediğinin altını çizen Gürel, “Başkaları hangi adımları atarlarsa atsınlar, biz Kıbrıs Türküyle birlikte gönencimiz için, güvenliğimiz için, esenliğimiz için bütün gerekli adımları atmaya devam ederiz, yolumuza devam ederiz” dedi.

Devlet Bakanı Gürel, Kıbrıs görüşmelerinin tamamlanan ilk turuyla ilgili bir şey söylemenin mümkün olmadığını belirterek, ikinci turda asıl müzakerelerin başlayacağını, görüşmelerle ilgili şimdiye kadar Türkiye ve KKTC`den olumsuz açıklama yapılmadığını, asıl olumsuz açıklamaların Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi tarafından yapıldığını kaydetti.

RUM YÖNETİMİ`NİN SALDIRI HELİKOPTERİ ALIMI...

TC DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “RUM YÖNETİMİNİN BU HAREKETİ, BM`NİN GÖZETMEKTE OLDUĞU ASKERİ STATÜKOYA VE DEVAM ETMEKTE OLAN GÖRÜŞME SÜRECİNE İLİŞKİN GENEL ANLAYIŞA AYKIRIDIR”

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Rum Yönetimi`nin saldırı helikopteri alımı konusunda bir açıklama yaptı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Kıbrıs Rum Yönetimi`nin bu hareketinin BM`nin gözetmekte olduğu askeri statükoya ve devam etmekte olan görüşme sürecine ilişkin genel anlayışa aykırı bulunduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada şöyle denildi:

"Yıllardır ağır bir silahlanma faaliyeti yürütmekte olduğu bilinen Kıbrıs Rum Yönetimi`nin son dönemde satın aldığı saldırı helikopterleri Rum Yönetimi`nin bu çabalarına yeni bir boyut katmıştır. Rum Yönetimi`nin maceraperest heves ve niyetlerle bu saldırı helikopterlerine sahip olması, gerek Kıbrıs, gerek Doğu Akdeniz`de barış ve istikrarı tehdit edebilecek riskler taşımaktadır.

Ayrıca, Kıbrıs Rum Yönetimi`nin bu hareketi, BM`nin gözetmekte olduğu askeri statükoya ve halihazırda devam etmekte olan görüşme sürecine ilişkin genel anlayışa aykırı bulunmaktadır. Bu gelişme, ülkemizin ve KKTC`nin Kıbrıs ve Doğu Akdeniz bağlamındaki güvenlik endişelerini haklı kılmaktadır. Türkiye buna karşılık gereken tedbirleri alacaktır.”

2008 AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASINA "KKTC`NİN DE KATILMASI TALEBİ" ATİNA`YI KARIŞTIRDI

Yunanistan ile birlikte düzenlenmesi planlanan 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası`nda KKTC`nin de yer alması gerektiğine ilişkin Türk basınında yer alan haberler, Atina`yı karıştırdı.

Yunan basınına göre, Yunanistan Futbol Federasyonu Başkanı Vasilis Gagacis, “Eğer Türkiye Futbol Federasyonu, Başbakan Ecevit`in yaklaşımı doğrultusunda hareket ederse, Yunanistan organizasyondan çekilecektir” dedi.

Yunanistan ile Türkiye Futbol Federasyonlarının 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerini ortak düzenlenmesi kararının, “2 ülkenin arasında varolan siyasal sorunlardan uzak durulması” çerçevesinde alındığını vurgulayan Gagacis, “Bu çok önemli organizasyonun vermesi gereken, barış, karşılıklı anlayış ve işbirliği mesajı olmalıdır” dedi.

KKTC`nin şampiyonaya katılması konusunun hiç ele alınmadığını belirten Gagacis, “Bundan sonra da ele alınması mümkün değildir” ifadesini kullandı.

2 ülke federasyonlarının organizasyon için harcadıkları çabaların “Politize edilecek bir konu” olmadığını vurgulayan Gagacis, “Türkiye Futbol Federasyonu ile her konuda çok başarılı bir işbirliği içerisindeyiz. Ancak, organizasyonu aldığımız takdirde şampiyonanın yapılacağı 2008 yılına kadar Başbakan Ecevit`in yaklaşımına benzer önerilerle karşılaşırsak, bu, işbirliğimizin bitmesi anlamına gelir. Bunun da sorumlusu biz olmayız” dedi.


[ Webmaster]