www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Haber 21 Ağustos 2002

 

BM ORTAYA BELGE KOYARSA HALKIMIZLA GÖRÜŞECEĞİZ

KKTC WASHİNGTON TEMSİLCİSİ ERTUĞ RUM DİPLOMATI YANITLADI
“KKTC’NİN SİYASİ EŞİTLİĞİNİN KABULÜ ŞART “

KTHY ERCAN-MİLANO SEFERLERİNE BAŞLADI
 

BM ORTAYA BELGE KOYARSA HALKIMIZLA GÖRÜŞECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs konusunda yine hareketli günlerin başladığı şu günlerde Türk tarafının hangi noktada olduğunu ve beklentilerini ‘Kıbrıs’ gazetesine değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı, 6 Eylül’de Paris’te BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile yapacağı görüşmede Annan’ın bir plan sunmasını beklemediğini kaydederek, “Bizi, ‘acele ediniz, birleşiniz, bu işi hallediniz’ diye davet edebilir, görevi budur. Ben bir plan, bir program beklemiyorum. Kendi prestijini ortaya koyup reddedilmesini beklemez ve istemez diye düşünüyorum” diye konuştu. Rumların beklediği ve onların da korktuğu olacak olursa, ortaya bir kağıt çıkaracak olursa bunu getirip halkımızla görüşeceğini belirten Denktaş, “Önümüze bizim kabul edemeyeceğimiz bir uzlaşma konursa, ben onu alıp getireceğim burada tahlilini yapacağım, Meclis’im karar verecek, ona gore kararımızı verecegiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Denktaş, Paris’teki zirve öncesinde İngiltere’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lord David Hannay, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ile görüşeceğini de hatırlatarak, söz konusu görüşmeler sonucunda verilecek mesajların Annan’ın yaklaşımını etkilemesi açısından önemli olduğunu kaydetti. Denktaş, “Biz her yaklaşıma karşı cevabını vermeğe hazırız” dedi.

Cumhurbaşkanı Denktaş, şu anda bulunduğumuz noktayla ilgili olarak “İki zemin var. Herkes artık bunu söylüyor. Her Kıbrıs meselesine bakan tarafsız insan ‘Kıbrıs’ta iki halk var, iki idare var, iki coğrafya var, iki self determinasyon var, iki demokrasi var’ diyebiliyor. O halde bizim uğraşımız iki zemine dayalı bir birleşmeye gitmektir. Ve bu zeminin tapusu cebimizde olsun, yine hissedar olmayalım” dedi.

 Rum tarafının isteklerinin ise Hristofyas’ın ‘Egemenlik pazarlık edilemez. Egemen Kıbrıs Cumhuriyeti vardır’ yönündeki beyanatından da anlaşılacağını belirten Cumhurbaşkanı Denktaş “Rum’un bütün dünyaya hak ve hukuk tanımaksızın ‘Kıbrıs’ın meşru hükümeti benim’ demek süretiyle elde ettiği bir ünvan arkasına saklanıp ‘Zemin tektir. Anayasa değiştireceğiz, size hak vereceğiz’ demesi hakkımıdır? O anayasayı yeniden yırtıp atacağı şüphesiyle ben rahat edebilirmiyim?” diye konuştu.

Rum tarafının bu çerçeveyi görüşme masasında da aynen sürdürdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı “Açıkça bana dediler ki ‘Denktaş bey bizi dünya tanıyor, egemenlik tektir, anayasasını değiştireceğiz. 1960 Anayasası’nı değiştireceğiz.’ Sanki 39 yıldır kullanmadıkları, uygulamadıkları anayasa varmış gibi, Makarios’un ‘ölmüştür, gömülmüştür’ dediği anayasa varmış gibi, bunu lav edeceğiz, bunu ortadan kaldıracağız’ diyorlar. Zaten ortada yok.” dedi. Cumhurbaşkanı Denktaş ayrıca, Rumların AB normlarına uygun olması için ve BM kararlarına uygun hale gelmesi için  anayasayı değiştirmek istediklerini ve bunun için de bizi kullanmaya çalıştıklarını vurguladı.

Türkiye ile tayin ettiğimiz yolda ilerlediğimizi belirten Cumhurbaşkanı bu yolu Türkiye’nin şu şekilde ifade ettiğini belirtti: “Rumlar adada, iki egemen, siyasi eşit, kurucu ortak devlet arasında yeni bir ortaklığı Kabul ediyorlar mı, etmiyorlar mı? Anlaşma olmanın cevabını bu soruya verilecek cevap teşkil edecektir. Bu konuda biz Türkiye olarak çok hassasız. Türk halkının kendine ait, egemen toprağı olmalıdır. İki taraf arasında sınır belirlenmesi, mal mülk meselesinin takas ve tazminatla halledilmesi, ambargoların kaldırılması, 1960 Anayasası’nın 1963 yılında Makarios tarafından geçersiz ilan edildiği Kabul edilerek temin edilmelidir. Rumların gelip mallarını mülklerini istemeleri felaket için davetiyedir. İki ortak devlet arasında yeni bir ortaklık esastır. Bir nevi anayasal egzersiz ile Rum tarafının yönetimindeki bir devlete Türklerin yamanması çözüm değildir. Kıbrıs Türkleri hiçbir zaman adada Rum tahakkümü altında yaşamış değildir. Eğer tüm konular adil bir diyalog ile çözüme kavuşturulur, Kıbrıs’ta iki devlet, iki demokrasi ve iki sistem gerçeği teyit edilirse sorun halledilmiş olur. Kimse Türk halkının egemenlik haklarından feragat etmesini beklememelidir.” Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum tarafının buna gelebilmesi için Lord Hannay gibi birçoklarının, özellikle Amerikanların, Rumlara bu teze yakın şeyler söylemesi gerektiğini vurguladı.

 

KKTC WASHİNGTON TEMSİLCİSİ ERTUĞ RUM DİPLOMATI YANITLADI
“KKTC’NİN SİYASİ EŞİTLİĞİNİN KABULÜ ŞART “

KKTC’nin Washington Temsilcisi Osman Ertuğ, KKTC’nin siyasi eşitliğini vurgulayarak, adada herhangi bir değişimin, Rum tarafının, bugün  tüm dünyanın da bildiği bu gerçeği kabul etmesiyle mümkün olabileceğini kaydetti.

Ertuğ,  Erato Kozakou Marcoullis adlı bir Rum diplomatın “Kıbrıs’ta değişim zamanı” yönündeki sözlerine verdiği yanıtta Kıbrıs gerçeklerini bir kez daha vurguladı.

Ertuğ’un “Bölünmüş bir Adanın  Tartışmalı Tarihi” başlıklı yazısı “The Washington Post” Gazetesi’nin 18 Ağustos tarihli sayısında yayımlandı.

Yazısında Rum diplomatın “büyük beklentiler içinde olduğunu” ifade eden Ertuğ, tarihi gerçekleri; Rumların Türk düşmanlıklarını ve bu yöndeki silahlanma yarışlarını,  gelinen aşamada değişimin ön koşulunun Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliği, egemenliği ve haklarının kabul edilmesi olduğunu hatırlattı ve bu gerçeği bugün tüm dünyanın da doğru kabul ettiğini söyledi.

Ertuğ, Kıbrıs’ın iki eşit devlete bölünmesinin sorumlusunun ne Türkiye ne de Kıbrıs Türkleri olduğu; bunu provoke edenin Rum-Yunan ikilisi olduğunu vurguladığı yazısında, KKTC’deki  Türk askeri varlığının ahlaki ve hukuki olduğunu bildirdi.

Rumların adadaki silahlanma faaliyetlerine de değinen Ertuğ, Kıbrıs’ta yaklaşık 30 yıldır barış olmasına rağmen Rumların teknolojik silahlara büyük yatırımlar yapmakta olduklarını anlattı.

Ertuğ, Rum yönetiminin gençlere küçük yaşlardan itibaren Türk düşmanlığı aşılamasını ve uzlaşmaz tutumlarından vazgeçmemelerini de eleştirerek Rumların adadaki gerçekleri kabullenmesinin gerekliliği üzerinde durdu. Ertuğ, taraflar arasındaki ilişkilerin sağlam temellere oturtulacağı tek çözüm yolunun konfederasyon modeli olduğunu kaydetti.

 

KTHY ERCAN-MİLANO SEFERLERİNE BAŞLADI

Kıbrıs Türk Hava Yolları (KTHY) bugünden itibaren Ercan-Milano-Ercan arasında tarifeli seferlerine başladı. İtalya’nın Milano kenti, KTHY’nin 12. uçuş noktası oldu.

Ercan Havaalanı’ndan dün sabah 08.00’de kalkan 153 yolcu taşıyan Boeing 737 tipi KTHY uçağı, İstanbul’a indikten sonra İtalya’nın Milano kentine gitmek üzere havalandı.

KTHY Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu İnanç Karagözlü’den alınan bilgiye göre, Ercan-Milano-Ercan seferleri 22 Ekim’e dek salı günleri düzenlenecek. Seferler, kış sezonunda da sürecek.

Bazı turizm acenteleriyle işbirliği içinde başlatılan Ercan-Milano uçuşları, İstanbul’daki bekleme süresi hariç toplam 4.5 saat sürüyor.


[ Webmaster]