|
Cumhurbaşkanı
Rauf Denktaş, Kıbrıs konusunda yine hareketli günlerin başladığı şu
günlerde Türk tarafının hangi noktada olduğunu ve beklentilerini ‘Kıbrıs’
gazetesine değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı,
6 Eylül’de Paris’te BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile yapacağı görüşmede
Annan’ın bir plan sunmasını beklemediğini kaydederek, “Bizi,
‘acele ediniz, birleşiniz, bu işi hallediniz’ diye davet edebilir, görevi
budur. Ben bir plan, bir program beklemiyorum. Kendi prestijini ortaya koyup
reddedilmesini beklemez ve istemez diye düşünüyorum” diye konuştu.
Rumların beklediği ve onların da korktuğu olacak olursa, ortaya bir kağıt
çıkaracak olursa bunu getirip halkımızla görüşeceğini belirten
Denktaş, “Önümüze bizim kabul edemeyeceğimiz bir uzlaşma konursa,
ben onu alıp getireceğim burada tahlilini yapacağım, Meclis’im karar
verecek, ona gore kararımızı verecegiz” dedi.
Cumhurbaşkanı
Denktaş, Paris’teki zirve öncesinde İngiltere’nin Kıbrıs Özel
Temsilcisi Lord David Hannay, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel
Koordinatörü Thomas Weston ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel
Temsilcisi Alvaro De Soto ile görüşeceğini de hatırlatarak, söz konusu
görüşmeler sonucunda verilecek mesajların Annan’ın yaklaşımını
etkilemesi açısından önemli olduğunu kaydetti. Denktaş, “Biz her
yaklaşıma karşı cevabını vermeğe hazırız” dedi.
Cumhurbaşkanı
Denktaş, şu anda bulunduğumuz noktayla ilgili olarak “İki zemin var.
Herkes artık bunu söylüyor. Her Kıbrıs meselesine bakan tarafsız insan
‘Kıbrıs’ta iki halk var, iki idare var, iki coğrafya var, iki self
determinasyon var, iki demokrasi var’ diyebiliyor. O halde bizim uğraşımız
iki zemine dayalı bir birleşmeye gitmektir. Ve bu zeminin tapusu cebimizde
olsun, yine hissedar olmayalım” dedi.
Rum tarafının isteklerinin ise Hristofyas’ın ‘Egemenlik
pazarlık edilemez. Egemen Kıbrıs Cumhuriyeti vardır’ yönündeki
beyanatından da anlaşılacağını belirten Cumhurbaşkanı Denktaş
“Rum’un bütün dünyaya hak ve hukuk tanımaksızın ‘Kıbrıs’ın
meşru hükümeti benim’ demek süretiyle elde ettiği bir ünvan arkasına
saklanıp ‘Zemin tektir. Anayasa değiştireceğiz, size hak vereceğiz’
demesi hakkımıdır? O anayasayı yeniden yırtıp atacağı şüphesiyle
ben rahat edebilirmiyim?” diye konuştu.
Rum
tarafının bu çerçeveyi görüşme masasında da aynen sürdürdüğünü
vurgulayan Cumhurbaşkanı “Açıkça bana dediler ki ‘Denktaş bey bizi
dünya tanıyor, egemenlik tektir, anayasasını değiştireceğiz. 1960
Anayasası’nı değiştireceğiz.’ Sanki 39 yıldır kullanmadıkları,
uygulamadıkları anayasa varmış gibi, Makarios’un ‘ölmüştür, gömülmüştür’
dediği anayasa varmış gibi, bunu lav edeceğiz, bunu ortadan kaldıracağız’
diyorlar. Zaten ortada yok.” dedi. Cumhurbaşkanı Denktaş ayrıca,
Rumların AB normlarına uygun olması için ve BM kararlarına uygun hale
gelmesi için anayasayı değiştirmek
istediklerini ve bunun için de bizi kullanmaya çalıştıklarını
vurguladı.
Türkiye
ile tayin ettiğimiz yolda ilerlediğimizi belirten Cumhurbaşkanı bu yolu
Türkiye’nin şu şekilde ifade ettiğini belirtti: “Rumlar adada, iki
egemen, siyasi eşit, kurucu ortak devlet arasında yeni bir ortaklığı
Kabul ediyorlar mı, etmiyorlar mı? Anlaşma olmanın cevabını bu soruya
verilecek cevap teşkil edecektir. Bu konuda biz Türkiye olarak çok hassasız.
Türk halkının kendine ait, egemen toprağı olmalıdır. İki taraf arasında
sınır belirlenmesi, mal mülk meselesinin takas ve tazminatla halledilmesi,
ambargoların kaldırılması, 1960 Anayasası’nın 1963 yılında
Makarios tarafından geçersiz ilan edildiği Kabul edilerek temin
edilmelidir. Rumların gelip mallarını mülklerini istemeleri felaket için
davetiyedir. İki ortak devlet arasında yeni bir ortaklık esastır. Bir
nevi anayasal egzersiz ile Rum tarafının yönetimindeki bir devlete Türklerin
yamanması çözüm değildir. Kıbrıs Türkleri hiçbir zaman adada Rum
tahakkümü altında yaşamış değildir. Eğer tüm konular adil bir
diyalog ile çözüme kavuşturulur, Kıbrıs’ta iki devlet, iki demokrasi
ve iki sistem gerçeği teyit edilirse sorun halledilmiş olur. Kimse Türk
halkının egemenlik haklarından feragat etmesini beklememelidir.”
Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum tarafının buna gelebilmesi için Lord Hannay
gibi birçoklarının, özellikle Amerikanların, Rumlara bu teze yakın şeyler
söylemesi gerektiğini vurguladı.
KKTC’nin
Washington Temsilcisi Osman Ertuğ, KKTC’nin siyasi eşitliğini
vurgulayarak, adada herhangi bir değişimin, Rum tarafının, bugün
tüm dünyanın da bildiği bu gerçeği kabul etmesiyle mümkün
olabileceğini kaydetti.
Ertuğ, Erato Kozakou Marcoullis adlı bir Rum diplomatın “Kıbrıs’ta
değişim zamanı” yönündeki sözlerine verdiği yanıtta Kıbrıs gerçeklerini
bir kez daha vurguladı.
Ertuğ’un
“Bölünmüş bir Adanın Tartışmalı
Tarihi” başlıklı yazısı “The Washington Post” Gazetesi’nin 18 Ağustos
tarihli sayısında yayımlandı.
Yazısında
Rum diplomatın “büyük beklentiler içinde olduğunu” ifade eden Ertuğ,
tarihi gerçekleri; Rumların Türk düşmanlıklarını ve bu yöndeki
silahlanma yarışlarını, gelinen aşamada değişimin ön koşulunun Kıbrıslı Türklerin
siyasi eşitliği, egemenliği ve haklarının kabul edilmesi olduğunu hatırlattı
ve bu gerçeği bugün tüm dünyanın da doğru kabul ettiğini söyledi.
Ertuğ,
Kıbrıs’ın iki eşit devlete bölünmesinin sorumlusunun ne Türkiye ne
de Kıbrıs Türkleri olduğu; bunu provoke edenin Rum-Yunan ikilisi olduğunu
vurguladığı yazısında, KKTC’deki
Türk askeri varlığının ahlaki ve hukuki olduğunu bildirdi.
Rumların
adadaki silahlanma faaliyetlerine de değinen Ertuğ, Kıbrıs’ta yaklaşık
30 yıldır barış olmasına rağmen Rumların teknolojik silahlara büyük
yatırımlar yapmakta olduklarını anlattı.
Ertuğ,
Rum yönetiminin gençlere küçük yaşlardan itibaren Türk düşmanlığı
aşılamasını ve uzlaşmaz tutumlarından vazgeçmemelerini de eleştirerek
Rumların adadaki gerçekleri kabullenmesinin gerekliliği üzerinde durdu.
Ertuğ, taraflar arasındaki ilişkilerin sağlam temellere oturtulacağı
tek çözüm yolunun konfederasyon modeli olduğunu kaydetti.
Kıbrıs
Türk Hava Yolları (KTHY) bugünden itibaren Ercan-Milano-Ercan arasında
tarifeli seferlerine başladı. İtalya’nın Milano kenti, KTHY’nin 12.
uçuş noktası oldu.
Ercan
Havaalanı’ndan dün sabah 08.00’de kalkan 153 yolcu taşıyan Boeing
737 tipi KTHY uçağı, İstanbul’a indikten sonra İtalya’nın Milano
kentine gitmek üzere havalandı.
KTHY
Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu İnanç Karagözlü’den alınan
bilgiye göre, Ercan-Milano-Ercan seferleri 22 Ekim’e dek salı günleri düzenlenecek.
Seferler, kış sezonunda da sürecek.
Bazı
turizm acenteleriyle işbirliği içinde başlatılan Ercan-Milano uçuşları,
İstanbul’daki bekleme süresi hariç toplam 4.5 saat sürüyor. |